38. İstanbul Film Festivali’nde Yer Alan Tüm Filmler!

Yazan: Ayşe Ebru

GENÇ USTALAR

İlk veya ikinci filmlerini çekerken dünya sinemasına farklı bir soluk getiren, özgün yaklaşımlarıyla beğeni toplayan genç yönetmenlerin uluslararası festivallerde dikkat çeken, geleceğin klasikleri olmaya aday yapıtları bu bölümde yer alıyor. Genç Ustalar NESCAFÉ Gold sponsorluğunda seyirciyle buluşacak.

Sevgili Oğlum / Dear Son – Mohamed Ben Attia

Dear Son

Yapımcılığını Dardenne kardeşlerin üstlendiği ve ilk gösterimini Cannes’da Yönetmenlerin On Beş Günü bölümünde yapan Sevgili Oğlum, Hedi filmiyle büyük başarı kazanan Tunuslu yönetmen Mohamed Ben Attia’nin ikinci uzun metrajlı filmi. Gerçek olaylardan esinlenen Sevgili Oğlum, geride kalan gözü yaşlı aile fertlerinin yaşadığı duygusal travmayı yalın bir dille ele alıyor. Migren ataklarından müzdarip 19 yaşındaki 19 yaşındaki oğulları Sami için her fedakârlığı yapmaya hazır anne ve babası Sami’nin DAEŞ’e katılma niyetiyle Suriye’ye kaçtığını öğrenir. Baba Riyad oğlunun izini sürmek için Tunus’tan Türkiye’nin Suriye sınırına doğru yola çıkar. Filmde belgeselci Taylan Mintaş da küçük bir rol üstleniyor.

Yanardağ / Volcano – Roman Bondarchuk

Volcano

Ukraynalı belgeselci Roman Bondarchuk çektiği ilk kurmaca filmi Yanardağ, gerçekliğin sınırlarını fanteziye doğru genişleten Kırım sınırında, insanların çaresizlikten güldükleri ıssız ve çorak Kherson bölgesinde geçen bir kara komedi. Gidecek bir yeri olmadığı için Vova adında çılgın bir adamın evine sığınan AGİT çevirmeni Lukas, kısa sürede bu uzak köyün akıldışı evrenine alışır, Vova’nın kızı Maruşka’yla yakınlaşır hem de taşrada yaşama fikrine ısınır.

Gerçek Aşk / Real Life – Claire Burger

Real Life

Gerçek Aşk, alışılageldik düzenlerinin bozulmasıyla bocalayan bir aileyi duygusal ve tarafsız bir bakışla gözlemliyor. Venedik Günleri’nde Yönetmen Ödülü alan film gücünü kırılgan aile dinamiklerinin duygusal dengesini çok iyi yansıtan incelikli performanslarından alıyor. Eşi evi terk ettikten sonra Mario iki ergen kızıyla bir başa çıkmak zorunda kalır. 14 yaşındaki Frida, annesinin gidişi için babasını suçlarken, ablası Niki ise yakında evden ayrılma planları kurmaktadır. Aile krizinin ortasındaki sevgi bağımlısı Mario, sevdiği herkesi bir bir kaybettiğini hissederken bir yandan da kendilerini bulmaları için onların gitmesine göz yumması gerektiğinin farkındadır.

ORAY – Mehmet Akif Büyükatalay

Oray

Berlin’de En İyi İlk Film ödülü alan Oray, uluslararası prömiyerini ilk kez İstanbul Film Festivali’nde yapacak. Yönetmenliğini Mehmet Akif Büyükatalay’ın yaptığı film uyum sorunları yaşayan genç bir erkeğin hayata tutunma çabasını gerçekçi bir sinema diliyle anlatıyor. Filmde gençlik yıllarında suça bulaşan ve hapse giren Oray, “dışarı”da kurduğu yeni hayatta eski alışkanlıklarından uzak durmaya çalışmaktadır. Öfkesini kontrol altına almak ve daha iyi bir insan olmak için İslam’a tutunur. İnancı ve karısı Burcu’ya aşkı onun için en önemli şeyleri olan Oray, bir kavga sırasında öfkesine hâkim olamaz ve karısına “boş ol” der. Danıştığı imama göre karısından bir süre uzak kalması gerekmektedir. Bu zorunlu ayrılık Oray’ın hayatta durduğu yeri ve inancını sorgulamasına yol açar.

Çiçekli Vadi / Blossom Valley – László Csuja

Blossom Valley

Macar yönetmen László Csuja’nın türler arasında gezinen ilk uzun metrajlı filmi Çiçekli Vadi prömiyerini Karlovy Vary Festivali’nde yaptı. Serseri ruhlu, umursamaz ve başına buyruk genç kız Bianca ve olabildiğince iyi yürekli, zihinsel engelli genç adam Laci birbirlerinin eksikliklerini hiç düşünmeden kaçırdıkları bir bebekle tamamlamaya çalışırlar. Bebekle kendilerince bir aile kuran, bir karavan çalıp yollara düşen Bianca ile Laci’nin hızlı, kaygısız, şiirsel mutlulukları, peşlerinde polis varken ne kadar sürecek? Filmin başrollerinde Özel Olimpiyatlar’da paten şampiyonu olan László Réti, Laci’yi; Macar Instagram fenomeni ve şarkıcı bbiankaa ise Bianca’yı yetkinlikle canlandırıyor.

Oyunbozan / System Crasher – Nora Fingscheidt

System Crasher

İlk filmiyle Berlin’de “yeni bakış acıları sunan” filmlere verilen Alfred Bauer Ödülü’nü kazanan Nora Fingscheidt, çok iyi yazılmış bir senaryo ve müthiş bir çocuk oyuncu performansıyla bizi Benni’nin dünyasına sokmayı başarıyor. Benni tacize uğramış, geçirdiği travmalar nedeniyle öfke kontrolü sorunları yaşayan ve tek isteği koparıldığı annesine geri dönmek olan 9 yaşında bir kız çocuğu. Sosyal hizmet görevlileri içinse sürekliliği sağlanması gereken bir sistemde, altından kalkamadıkları bir “vaka”, daha doğrusu sistem bir arızasıdır. Oyunbozan, kusursuz işlediği varsayılan Almanya sosyal devlet sistemi acaba herkesin derdine çare olabilir mi sorusunu ele alıyor.

Hasatçılar / The Harvesters – Etienne Kallos

The Harvesters

Cannes’ın Belirli Bir Bakış bölümünde dünya prömiyerini yapan Yunan asıllı Güney Afrikalı yönetmen Etienne Kallos’un bu ilk uzun metrajlı filmi Hasatçılar, Kabil ile Habil’den esinlenirken Güney Afrika’nın sancılı tarihine de gönderme yapan yalın ve etkileyici bir büyüme hikâyesi. Güney Afrika’nın Afrikaner beyaz azınlığının çoğunlukta olduğu, ülkenin tam ortasındaki Free State eyaletindeki bir çiftlikte geçen filmde zaman, gelenekler ve erkeklik, hiç değişmeden, olduğu gibi kalmıştır. 15 yaşındaki içine kapanık Janno’nun tek kaygısı, bağnaz ailesinin beklentilerini karşılamaktır. Ailesinin evlerini yetim sokak çocuğu Pieter’e açması Janno için hiç hazırlıklı olmadığı bir durum yaratacaktır.

Garson / The Weiter – Steve Krikris

The Weiter

Yunan yönetmen, oyuncu, senarist, yapımcı, reklamcı, tiyatrocu Steve Krikris’in hazırlık süreci yedi yıl süren ilk uzun metrajlı filmi Garson, varoluşsal sularda gezinen modern bir kara film denemesi. Selanik’te En İyi İlk Yunan Filmi ödülü alan filmde kırklı yaşlarını süren içine kapanık garson Renos’un sakin ve son derece dakikliğe bağlı, rutin hayatı komşusunun ortadan kayboluşuyla alt-üst olur. Esrarengiz havasını hiç yitirmeden sonuna dek sürdüren Garson, duygusallığa prim vermeyen, keskin gözlemciliği ve hikâyesindeki sürprizlerle izleyicinin ilgisini hep canlı tutuyor.

Biz Çakallar / We the Coyotes – Hanna Ladoul & Marco La Via

We the Coyotes

Fransız asıllı yönetmen ikili Hanna Ladoul ve Marco La Via’nın kendi deneyimlerine dayandırdıkları bu ilk filmleri, genç, naif, umut dolu ve âşık olmanın zorluklara karşı getirdiği dirence dair bir güzelleme. Biz Çakallar, hayallerinin peşinde Los Angeles’a taşınan 20’li yaşlarındaki genç çift Amanda ve Jake’in bu şehirdeki ilk günleri, sürprizler ve hayal kırıklıklarıyla dolu bir deneyime dönüşümünü konu alıyor. Jake rolünde American Honey ve Patti Cake$’den tanıdığımız McCaul Lombardi’nin yer aldığı Biz Çakallar ilk kez Cannes Film Festivali’nin ACID bölümünde izleyiciyle buluştu.

Yolluk / The Truck – Sarah Marx

The Truck

Hapisten yeni çıkan genç Ulysse’in kirayı ödemek, depresyondaki annesini tedavi ettirmek ve kız arkadaşı Lena’nın gönlünü almak için acil yoldan para bulmaya ihtiyacı vardır. Aklına müzik festivallerinde yiyecekle beraber el altından uyuşturucu satmak gelir ve arkadaşı David’le beraber bir kamyonete atlayıp yollara düşerler. Prömiyerini Venedik Film Festivali’nin Ufuklar bölümünde yapan video klip yönetmeni Sarah Marx’ın uzun metrajlı ilk kurmaca filminde Mavi En Sıcak Renktir filminden hatırladığımız Sandor Funtek ve Sandrine Bonnaire, anne ve oğul rollerinde başarılı bir oyunculuk sergiliyorlar. Filmin yapımcıları ve ortak senaristleri ise Fransız rap grubu La Rumeur’ün elemanları Hamé ve Ekoué; bu sayede soundtrack’te yer alan şarkılar filme bambaşka bir ivme kazandırıyor.

Herkesin Şaşırtan Adam / The Man Who Surprised Everyone – Natasha Merkulova & Aleksey Chupov

The Man Who Surprised Everyone

Bir Sibirya masalından yola çıkan yönetmen ikili Natasha Merkulova ve Aleksey Chupov son derece düşündürücü ve sorgulayıcı, toplumsal cinsiyet kalıplarını ters yüz eden bir hikâye anlattığı Herkesi Şaşırtan Adam filminde karakterlerin ruhlarının derinliklerine inerek cinsellikle ilgili önyargılara ve ölüme dair kanılara esaslı bir bakış atıyor. Doktorların iki ay ömür biçtiği orman bekçisi İgor son çare olarak bir şaman şifacıyı ziyaret eder. Şifacı, ona Azrail’i aldatmak için kılık değiştiren erkek ördek Jamba’nın hikâyesini anlatır. Duyduklarından etkilenen İgor, büyük bedeller ödemek pahasına herkesi şaşırtan bir plan yapar. Herkesi Şaşırtan Adam’ın başrolündeki oyuncu Natalya Kudryashova Venedik’te En İyi Kadın Oyuncu ödülüne layık görüldü.

Canavarlar. / Monsters. – Marius Olteanu

Monsters.

Berlin Film Festivali’nde Forum bölümünde ilk gösterimini yapan Canavarlar., yönetmen Marius Olteanu’nun sözleriyle “toplumsal değerlerle bireysel seçimlerin çatışmasını biseksüellik ve anneliğin reddi üzerinden, geleneksel sevgi anlayışına meydan okuyarak inceliyor. Evli bir çifti 24 saat boyunca izleyen film, üç bölümden oluşuyor. (…) Farklı insanlara karşı hoşgörüsüzlüğün gitgide çoğaldığı bir iklimde Canavarlar., göründüğümüzle gerçekte olduğumuz arasındaki boşluğu sorgulayarak izleyicinin algısına meydan okuyor.” Canavarlar., Sieranaveda filminde Cristi Puiu’nun asistanlığını yürüten yönetmen, fotoğrafçı ve ödüllü kısa filmci Marius Olteanu’nun ilk uzun metrajlı filmi.

Doktorlar / Breath Of Life – David Roux

Breath Of Life

İlk gösterimini Locarno’da yapan Doktorlar, konusunu bir doktorun gerçek yaşamda düştüğü ikilemden alan, duygusal olduğu kadar gerçekçi bir hastane dramı. Filmin başkahramanı, bir hastanede göğüs hastalıkları departmanında çalışan uzman doktor Simon. Yıllarca ölümle burun buruna gelmesine rağmen işini profesyonelce sürdüren, işiyle özel hayatını ayıran Simon, günün birinde annesinin kritik durumda çalıştığı hastaneye getirilmesiyle dünyasının ve inançlarının sarsıldığını hissedecektir. 15 yıl boyunca tiyatro muhabirliği, ardından da sinema yapımlarında edebi menajerlik yapan yönetmen David Roux’nun bu ilk filminin esin kaynakları göğüs hastalıkları uzmanı olan ağabeyi ve yakın zamanda rahatsızlanan annesi. Ozon’un Tutku Oyun’nda izlediğimiz Jérémie Renier, Simon rolüyle harika bir performans sergiliyor.

Ölüler ve Diğerleri / The Dead and the Others – João Salaviza, Renée Nader Messora

The Dead and the Others

Portekiz- Brezilyalı yönetmen ikili Salaviza ve Messora’nın yerli halktan amatör oyuncularla Ölüler ve Diğerleri’ni, modernlikle geleneksellik arasındaki zıtlıkları yer yer Gaugin’in tablolarını anımsatan bir görsellikle perdeye yansıtıyor. Geleneğe göre on beş yaşındaki Ihjãc, babasının ölümüyle yeni şaman olacaktır. Kaderinden kaçmak için köyü terk eder “beyaz adamın” şehri onun sandığı vaha olmaktan çok uzaktır. Brezilya’nın kuzeyinde yaşayan, Ihjãc’ın mensubu olduğu Kraho kabilesinin günlük yaşamlarını, ritüellerini ve etnik-yerli azınlık olmanın sıkıntılarını anlatan film, gerçeküstünün sınırlarını zorlayan, şiirsel atmosferiyle çarpıcı ve etkileyici. Ölüler ve Diğerleri, Cannes’da Belirli Bir Bakış Jüri Özel Ödülü, Rio’da En İyi Yönetmen, En İyi Görüntü, Lima’da En İyi Film, En İyi Görüntü ve Mar Del Plata’da Jüri Özel Ödülü sahibi.

Bunlar da ilginizi çekebilir

Yorum Bırakın