Ana sayfa Bağımsız+ İzleyebileceğiniz 15 Felsefi Film!

İzleyebileceğiniz 15 Felsefi Film!

Felsefe bazı yönetmenler için derdini anlatmada bir aracı olmuştur her zaman. Özellikle sinema ile harmanlandığında gerçekten değerli alt metinler ortaya konmuştur. Evde kaldığımız şu zor süreçli günlerde bir nebze olsun kafamızı dağıtabileceğimiz, sorgulatan, felsefi yönden ağır basan 15 adet filmi sizler için derledim. İyi seyirler 🙂

The Seventh Seal / Yedinci Mühür (Ingmar Bergman)

Felsefi Film – The Seventh Seal / Yedinci Mühür

Persona,Wild Strawberries gibi filmlerden tanıdığımız yönetmen Bergman’ın en varlığımızı sorgulatan filmlerinden biridir. Yedinci Mühür, kıyamet tehdidi altında yaşamın anlamını çözmeye çalışan yalnız bir adamın çarpıcı bir portresidir.On yıl süren bir Haçlı seferinden vebanın kol gezdiği ülkesine dönerken yolu ölüm tarafından kesilen bir şövalyenin öyküsüdür.

Ölümü bir satranç oyununa davet eden şövalye eğer onu yenebilirse yaşamına kaldığı yerden devam edecektir. Film o dönemde insanların hangi değerlere sığınması gerektiğini sunmuştur bize ve yer yer inançlarımızı sorgulatmıştır Bergman.Böylece varoluşcu sinemaya büyük bir katkı sağlamış,ikon haline gelmiştir.

A Torinói ló / Torino Atı (Bela Tarr)

Felsefi Film – A Torinói ló / Torino Atı

İlk zamanlarda sinemanın kendisi için bir hobi olduğunu ve asıl derdinin felsefe olduğunu söyleyen, varoluşun peşinden giden en değerli yönetmenlerden biridir Bela Tarr. Düşüncelerini insanlara aktarmak için sinema yolunu tercih etmiş ve çok başarılı olmuştur. Film, Nietzsche’nin suskunluğa geçiş dönemi olarak bilinen içe kapanışının ardındaki hikaye ile başlıyor.

Ünlü hikayeye göre; Friedrich Nietzsche, 1889’da Torino’da yürürken bir fayton sürücüsü ile karşılaşır. Faytoncunun, tüm baskılarına rağmen hareket etmeyi reddeden atını öfkeyle kırbaçlaması sonucunda, Nietzsche bir anda faytona atlar ve hüzünle atın boynuna sarılarak ağlamaya başlar. Bu olayın sonrasında evine kapanır ve ardından ölümüne dek devam eden suskunluğu başlar.

Picnic at Hanging Rock / Hanging Rock’ta Piknik (Peter Weir)

Felsefi Film – Picnic at Hanging Rock / Hanging Rock’ta Piknik

Filmin konusu oldukça basit. Elit bir kız okulu,“Hanging Rock” adlı dağlık bir bölgeye Sevgililer Günü’nde bir gezi düzenler.Gezi sırasında üç kız öğrenci ve bir öğretmen bu gizemli yerde kaybolur. Herkes onları bulmak için seferber olur, kimse kızları bulamaz;fakat kızlar bir süre sonra ortaya çıktıklarında ise hiçbir şey hatırlamıyorlardır. Kaybolmalarının sebebinin bir insan mı, yada doğaüstü bir şeyler mi olduğu anlaşılamaz. Cevap izleyiciye bırakılmıştır.

Senaryo basit gibi görünse de yönetmenin aktarış biçimi oldukça etkileyicidir. Filmin ana amacı bilinmeyeni tahmin ettirmeye çalışmak. Cevabı olmayan bir son ve tüm cevaplar izleyiciye bırakılmış.Film tam anlamıyla bir bilmece gibi. Peter Weir yönetmenlik alanında oldukça yüksek bir beceri sergilemiş.Bu film için önemli bir iddia da Slavoj Zizek’ten gelmiştir:”Bu film adeta Tarkovski’nin Stalker’ının başka bir versiyonu gibi”

Stalker / İz Sürücü (Andrey Tarkovski)

Felsefi Film
Felsefi Film – Stalker / İz Sürücü

Stalker demişken Tarkovski önermeden olmazdı.Felsefi alt metinleri oldukça güçlü olan adeta kitap gibi bir filmdir. Bir nevi kıyamet sonrası gelecekte, isimsiz bir ülkedeyiz. Düşen dev bir meteor açıklanması güç olaylara sebep olmuştur. Yarattığı etki Zone adı verilen bir alanda etkili olmaktadır. Bu alanın ortasında yer alan bir odada insanlığın en derin tutkularını gerçek yapacağı söylenen bir güç vardır. Buraya sadece Stalker’lar girebilmekte ve eşlik ettikleri insanları odadaki güçle yüzleşmeye götürmektedirler.

Kahramanımız da böyle bir Stalker’dır. Karısının itirazlarına rağmen bir bilim adamı bir de yazarı yanına alarak hayatının yolculuğuna çıkar. Filmde diyaloglar, yer yer monologlar çok güçlüdür. Neye inandığınızı,bazen inanmasanız bile nelere boyun eğdiğinizi görmeniz açısından da alt metinler içeren güçlü bir filmdir.

Naked / Çıplak (Mike Leigh)

Felsefi Film
Felsefi Film – Naked

Johnny çalıntı bir arabayla geldiği Londra’da ilk önce eski sevgilisi Louise’in evine gider. Bir müddet burada kalsa da, hiçbir yere ait olmayan bu adamı bağlayan hiçbir şey yoktur. Johnny bavulunu alır ve Londra sokaklarında dolaşmaya başlar. Canının istediği yerde canının istediği gibi davranmakta, köşe başlarında kitap okumakta ve yeni insanlarla tanışmaktadır ama istisnasız şehirde tanıştığı herkes mutsuzdur.İnsanın evrimini,kendine yabancılaşmasını konu alan etkili bir kült filmdir.

Dogville (Lars Von Trier)

Felsefi Film
Felsefi Film – Dogville

Filmin konusu kısaca Amerika’nın Dogville köyü sakinlerinin köye sonradan gelen Grace’e karşı tutumlarının zaman içerisindeki değişimi. Tabii Lars von Trier bu tutum değişikliği sürecinde seyirciye birçok ahlaki-felsefi soruyu da yöneltiyor ve izleyicinin bu problemlerle yüzleşmesini istiyor;Kötülük yapma imkanı olmadığı için suç işlemeyen insan iyi insan mıdır?Toplumsal ahlakın temeli nedir? Trier’in mutlaka izlenmesi gereken ahlak-felsefe teması yoğun olan bir filmidir.

Caché  / Hidden / Saklı (Michael Haneke)

Felsefi Film – Caché / Hidden / Saklı

Karısıyla birlikte mutlu ve huzurlu bir hayat süren Georges, bir televizyon kanalında çalışmaktadır. Bu sıradan yaşamı bir gün kim tarafından gönderildiği belli olmayan bir paketle kabusa dönmek üzeredir. Paketten çıkan kaset Georges ve ailesinin gizlice çekilen
görüntülerinden oluşmaktadır.

Ardı arkası kesilmeyen bu paketler zamanla daha da gizemli hale gelmeye başlar, Georges’u geçmişiyle yüzleşmek zorunda bırakırlar.İnsanın kurtulmaya çalıştığı geçmiş ve belirsiz geleceği,merak,önyargı unsurlarınında bulunduğu tokat niteliğinde bir film.

Eternity And A Day / Sonsuzluk ve Bir Gün (Theodoros Angelopoulos)

Felsefi Film
Felsefi Film – Eternity And A Day / Sonsuzluk ve Bir Gün

Alexander, edebiyat çevrelerince tanınan, bilinen ve sevilen usta bir yazardır. Aniden yakalandığı kurtuluşu olmayan bir hastalık, tüm hayatını gözden geçirmesine sebebiyet verecektir. Artık Alexander içine gömüldüğü bu sahil kenarındaki evi bir kenara bırakarak yeniden hayata atılmak durumundadır.

Edindiği ve ediniyor olduğu tecrübelerin iç içe geçeceği bir serüvene atılır. Geçmişi hatırladıkça kendini yeniler ve kimliğini hatırlamaya başlar. Alexander, kendi ölümünün döşeğinde, yeni bir kimlik kazanmaktadır. Yunanistan’ın çıkardığı en büyük yönetmenlerden biri olan Theodoros Angelopoulos’un bol ödüllü filmidir.

Nietzsche Wept / Nietzsche Ağladığında (Pinchas Perry)

Felsefi Film
Felsefi Film – Nietzsche Wept / Nietzsche Ağladığında

Yönetmen koltuğunda Pinchas Perry’nin bulunduğu Nietzsche Ağladığında, Alman filozof Nietzsche’yi konu alır. Kendisine aşık olan Lou Salome adında oldukça çekici bir kadın, Nietzsche’nin düşüncelerinden rahatsızlık duyup durumu dönemin en meşhur doktoruna anlatmayı düşünür.

Böylece doktor Breuer’e gider ve Nietzsche’nin durumunu anlatır. Breuer’in Nietzsche’nin kitaplarını okuması ve olayı Sigmund Freud ile paylaşmasıyla olaylar ilerler. 1992 yılında Irvin Yalom’un aynı isimde yayınlanmış olan Nietzche Ağladığında, izleyicileri oldukça düşündürecek bir yolculuğa hazırlıyor.

The Fountain / Kaynak (Darren Aronofsky)

Felsefi Film
Felsefi Film – The Fountain / Kaynak

The Fountain, Darren Aronofsky‘in en bilinmez filmidir. Ölümsüzlük arayışında olan farklı zaman dilimlerinden üç farklı kişiyi konu ediniyor. Filmin 21. yüzyıldaki diliminde bir bilim insanı olan Tommy Creo’yla karşılaşıyoruz. Creo, tıbbi deneyler yapan, bu deneyler vasıtasıyla da nörolojik ilerlemeler ve tedaviler bulmayı uman bir kişi.

Hırsıyla ön plana çıkan Creo’nun bu yırtıcı tutumunun sebebi ise eşi Izzie’nin beyninde tümör bulunması ve ölüme her geçen saniye daha da yaklaşması. Creo’nun temel motivasyonu da eşini kurtarmayı başarmak. Eşi İzzie ise kendi benliğinde bir arayışa çıkmış durumda. Felsefi ve mitolojik yoğunluğundan dolayı izleyiciye zor gelebilecek bir film olsa da adeta eşsizdir.

8½ (Federico Fellini)

Felsefi Film
Felsefi Film –

Federico Fellini’nin, otobiyografik ögeler de içeren filmi 8½, bir hite dönüşen son filmi sonrası yeni projeleri merakla beklenen yönetmen konumuna yükselen Guido Anselmi’nin, bu büyük ilginin sonucu yaşadığı baskı ile beraber yeni filmi için bir türlü istediği ilhamı
bulamamasına odaklanır. Bu baskıdan çıkmayı başaramayan Guido’yu, zamanla gerçeklik duygusunu kaybederek geçmiş ve düşler arasında dolaşırken izleriz.

Fellini’nin kendi hayatından izler taşıyan 8½, usta sinemacının yanı sıra Guido’ya can veren Marcello Mastroianni’nin unutulmaz performansı ile akıllara kazınan bir film olmayı da başarmıştır. Fellini’nin 8½’unun alt-metnine baktığımızda Derrida felsefesinin izlerini yoğun biçimde hissediyoruz. Gerçekliği maskelemek için inşa edilmiş yapıları açığa vuran ve onları yıkan yaklaşım Fellini’nin elinde sinematik bir formata dönüşürken Derrida felsefesi de bu maskelenmiş gerçekliğin ardında açığa çıkıyor.

Groundhog Day / Bugün Aslında Dündü (Harold Ramis)

Felsefi Film
Felsefi Film – Groundhog Day / Bugün Aslında Dündü

Nefret ettiği bir günü tekrar tekrar yaşamak zorunda kalan bir adamın maceralarını konu ediyor. Phil Connors, ekranlardaki samimi kişiliği ve eğlenceli yüzüyle kendine has bir şöhrete sahip olan, ancak kameralardan kurtulduğu an kendini beğenmiş ve kibirli kişiliğine geri dönen bir hava durumu spikeridir. Bu huysuz adam, hiç sevmediği kırsal yaşamın hüküm sürdüğü Pensilvanya’nın kırsal kasabalarından birine, Groundhog Day etkinlikleri için gönderilir.

Burada yaşanan hayat ve mütevazi insanlardan iğrense debu hayata bir günlüğüne, görevi için katlanmak zorundadır;ancak ansızın çıkan bir kar fırtınası tüm ulaşım yollarını kapattığında Phil, talihsiz kaderiyle başbaşa kalır. Ertesi sabah uyandığında ise daha büyük bir sürpriz kapıdadır: Phil, zaman döngüsüne yakalanmıştır; nefret ettiği o günü tekrar tekrar yaşamak zorundadır.

Ma nuit chez Maud / My Night at Maud’s / Maud’la Bir Gece (Eric Rohmer)

Felsefi Film
Felsefi Film – Ma nuit chez Maud / My Night at Maud’s / Maud’la Bir Gece

Éric Rohmer’in Altı Ahlak Hikayesi serisinden olan filmde orta yaşlarına gelmiş Katolik ve bazı prensipleri olan; bir yandan da aydın bir adamın ahlak, din, ilişki, aşk, evlilik gibi konular üzerinde durulan bir şekilde hayatının bir bölümüne konuk oluyoruz. Sinema ve felsefenin birçok kere yan yana ilerlediği düşündürücü bir film.

Giordano Bruno (Giuliano Montaldo)

Felsefi Film
Felsefi Film – Giordano Bruno

Giuliano Montaldo’nun yönettiği 1973 İtalyan biyografik-dram filmi. Film, Sonsuz evren fikrini savunduğu ve kilisenin doğmalarına karşı gelmesi nedeniyle, 1600 yılında Roma Katolik Kilisesi Engisizyon Mahkemesi tarafından, din sapkınlığı ile suçlanıp, diri diri yakılarak idam edilen büyük İtalyan filozof Giordano Bruno’nun hikayesini konu alır.

“Ne gördüğüm hakikati gizlemekten hoşlanırım, ne de bunu açıkça ifade etmekten korkarım. Aydınlık ve karanlık arasındaki, bilim ve cehalet arasındaki savaşa her yerde katıldım. Bundan dolayı her yerde zorlukla karşılaştım ve cehaletin babaları olan resmi akademisyenlerin yanı sıra kalın kafalı çoğunluğun öfkesinde hedef olarak yaşadım.”

The Illusionist / İllüzyonist (Neil Burger)

Felsefi Film
Felsefi Film – The Illusionist / İllüzyonist

Film farklı dünyalardan gelen insanların arasında doğan bir aşkın, kolaylıkla onaylanmaması ile başlıyor. Sophia aristokrat bir ailenin kızı olarak, marangoz bir ailenin oğlu olan Eisenheim’a aşık olur. Üstelik aşkı karşılıklıdır. Bu ikili, birbirlerine hissettiklerinden ötürü tepki alırlar. Öyle ki aşkına yasak bile getirilen Eisenheim, ülkeyi terk eder. Dünyayı dolaşacaktır.

Aradan on beş yıl geçtikten sonra ülkesine bir illüzyonist olarak geri döner. Bu sırada Sophia, nişanlanmak üzeredir. Onca zaman sonra yeniden karşı karşıya gelen aşıkların hisleri yeniden alevlenir. Bu durumu hisseden Sophia’nın nişanlısı Prens Leopold ile Eisenheim hesapta olmayan bir mücadeleye girmek zorunda kalacaklardır.

1 YORUM

  1. Uykusuz geceler için yeni görevler belli oldu. Birini bitiremeden yeni şaheserler çıkıyor karşıma 🙄

BİR CEVAP BIRAK

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen adınızı yazın