Distopik Bir Pop Yıldızı Hicvi: Privilege

Yazan: Enes Altınok

Peter Watkins’in Privilege (Ayrıcalık) filmi, bir pop yıldızının siyasilerin kendisini halkı oyalama aracı olarak kullanmalarıyla imtihanını ele alıyor. Anlatılarını bağımsız ve alternatif üretim koşullarıyla yoğuran Watkins, bu filmi Universal Pictures desteğiyle çekse de kendi eleştirel üslubundan ödün vermiyor. Pop yıldızlarının mitleştirilerek kanaat önderleri olarak lanse edilmesini hicveden Watkins, esasında yıldızların egemen siyasi ereklere hizmet ederken aynı zamanda kendilerinin de bu sistemde sömürüldüğüne dikkat çekiyor. Haliyle, Ayrıcalık yıldız kültürünün halkı siyasi aktiflikten ziyade siyasi aktiflik sanrısı içerisinde pasifize etmesini irdeleyen bir film olarak karşımıza çıkıyor.

Pop Yıldızlığına Bir Taşlama

Film, tarihi belirsiz bir İngiltere distopyasında geçiyor. Steve Shorter adlı pop yıldızı İngiltere halkının baş tacı ettiği ve mitleştirdiği bir kanaat önderi haline getirilmiştir. İngiltere’de Muhafazakar Parti ile İşçi Partisi’nin koalisyonu sürecinde halkın siyasi muhalefet veya aktivitede bulunmaması adına hükumet, Shorter’ı halkı oyalama aracı olarak kullanıyor. Shorter, konserlerinde mahkum performansları sergileyerek kitlelerde histeriye neden oluyor. Shorter öylesine şirketleşmiş hale gelir ki kendi adına satılan peruklar, teknolojik alet edevatlar ve yapım şirketleri bulunmaktadır. Shorter, kendisini sermaye bağlamında besleyen düzene yabancılaşır. Ancak yabancılaşmanın ve isyanın bedeliyse müzik sektöründen silinerek medyanın kuvvetiyle ötekileştirilmektir.

Watkins, filmlerinde anaakım medyanın manipülatif etkilerini irdeleyen bir yönetmen olarak medyanın gündem ve kanaat önderi belirleme hususundaki etkisinin altını çizer. Watkins, pop yıldızlarının siyasi kanaat önderi olamayacaklarını; aksine mevcut kapital sistemin uzantıları olduğunu ele alır. Siyasi egemenlerin muhalefeti sönümlendirip kitlelerin edilgenleşmesi adına doğrudan ya da dolaylı olarak pop yıldızlarının etkilerinden faydalandıklarını inceler. Sadece içerik bakımından değil, biçimsel bakımdan da pop yıldız kültürünün manipülatif etkilerini anlatır. Anaakım anlatılarda yakın planlar çoğunlukla seyircinin görmesi gereken ayrıntıları ve/veya gerçekleri gösterirken, Ayrıcalık filminde ise daha ziyade bazen gerçek olmayan ve manipülatif olanı irdeler. Genel planlar ise mesafeli bir gerçekliği imler. Lakin bu planların rolleri yeri geldiğinde yer değiştirirler. Böylece film, izlerkitlenin medya ve anaakım kitle kültürü nedeniyle bozulmuş gerçeklik algısını mercek altına alır. Watkins’in anlatıcı olarak sesini vererek filmin anlatısına doğrudan müdahil olarak filmin verisimilitude unsurunu sorgulatır.

Piyon Öndercikler

Filmde Steve Shorter, konser performanslarını adeta bir tiyatral performansa dönüştürür. Gerçek dünyada David Bowie’nin 1974 Diamond Dogs Turnesi’nde George Orwell’in 1984 eserine öykünen dramaturjisi ve hareket tasarımıyla bezenmiş konserlerini önceler adeta. Shorter, hapis ve polis şiddeti sekanslarını canlandırır. Polisler Shorter’ı döver. Seyirciler galeyana gelir. Film, kapital düzendeki kitlelerin ünlülerden medet ummalarını taşlar. Ancak durumun altında yatan kirli gerçeği de gösterir. Hükumet ve kilise, dinden uzaklaşan İngiltere halkını kendilerine çekmek adına Steve Shorter’ı kullanır. Hatta konseri başlatan kişi bir rahiptir. O sekansın düzenlenişi, kamera açıları, hayranların tepkileri The Beatles’ın 1965 yılındaki Shea Stadyumu Konseri’nin adeta hicvedilmiş bir yeniden canlandırmasıdır. Beatles konserini anons eden zamanının ünlü televizyon sunucularından Ed Sullivan’ın olması da tesadüf değildir. Kendisi, Elvis, Beatles, The Doors gibi nice pop ve rock yıldızlarını programlarında ağırlayarak dünyadaki egemen müzik anlayışının belirleyici unsuru haline gelmiştir. Sullivan’ın yerine bu sefer rahip geçer.

Kitle iletişim ve müzik endüstrisi, egemenlerin çıkarlarına uyacak şekilde serseri, aykırı olarak tanımlanabilecek yer altı kültür veya alternatif unsurları kendi düzenlerini tehdit etmeyip kitleleri siyasi eylemden uzaklaştırmak maksadıyla uyumlaştırır. Shorter kırmızılar içinde kitlelerin ortasında Tanrı’ya yakarır. Günün sonunda Steve Shorter, Elvis ve The Beatles taşlaması niteliğinde mitleştirilmiş bir pop hicvine dönüşür. Lakin, kamera sadece manipülatif bağlamda değil Shorter’ın manipülasyona uğradığını ve yabancılaşmasını göstermek amacıyla da yakın plana geçer. Steve, yabancılaşır fakat bedeli sektörden , müziklerinin radyolarda çalınmaması ve popüler kültür hafızasından silinmek olur. Böylece Watkins, anlatıcı olarak “yarınların daha güzel olacağı”nı sarkastik bir şekilde müjdeler.

Ayrıcalık , bir pop yıldızının anaakım medya ve sermaye egemenlerinin pop yıldızlarını piyon olarak kullanılarak halkı oyalama aracı olma imtihanını işler.

Yorum Yapın

Bunlar da İlginizi Çekebilir