18. Filmekimi’nde Yer Alan Tüm Filmler!

Yazan: Gaye Taşkan

Liberté / Özgürlük
2019 Cannes Jüri Özel Ödülü–Belirli Bir Bakış

Günümüzün en radikal sinemacılarından, tarzından hiç ödün vermeyen Albert Serra 18. yüzyıl Fransa’sına ve devrim öncesi dönemin toplumsal karşıtlıklarına hayranlığını yeni filminde de alışılmadık bir yolla ele alıyor. Liberté, Fransa Kralı 16. Louis’nin katı ahlakçı hükümranlığından kaçan Madame de Dumeval, Tesis Dükü ve Wand Dükü’nü izliyor. Ahlaki kural ve baskıların tümünü reddederek Almanya ormanlarına, hür düşüncenin savunucusu meşhur çapkın Walchen Dükü’ne sığınan asilzadeler, hazzın ve tensel arzuların peşine düşüyor. Kışkırtıcı, cesur, şok edici, cüretkâr sahneleriyle Cannes’da büyük tepki gören filmi hakkında Katalan yönetmen, “asilzadeleri günümüz gençliğiyle karşılaştırıyorum; benzerine rastlanmamış imgeler yaratmaya çalışıyorum” diyor.

Nuestras madres / Our Mothers / Annelerimiz
2019 Cannes En İyi İlk Film, En İyi Film–Eleştirmenler Haftası

Belçika’nın Oscar adayı seçilen Our Mothers, Guatemala’da 200.000’den fazla kişinin ölümüyle sonuçlanan ve günümüzde bile çok iyi bilinmeyen iç savaşın acılarını ve karanlıkta kalan alanlarını sinemaya aktarıyor. Askeri cunta sırasında militan olan babasının kayboluşundan esinlenen yönetmen César Díaz, 2018’de cuntacıların yargılanmasıyla başlayan filminde kendi aile geçmişini araştıran bir antropoloğun hikâyesini anlatıyor. Filmde görülen “anlatıcı anneler”, Guatemala kültüründe hâlâ geçerliliğini ve etkilerini yitirmeyen sözlü tarih anlatıcıları, ülkenin gerçek hafızaları.

The Invisible Life Of Euridice Gusmão / Görünmez Yaşam
2019 Cannes En İyi Film–Belirli Bir Bakış 2019 Münih CineCoPro Ödülü

Brezilya’nın Oscar adayı olarak ilan edilen bu duygusal melodram maço kültürün baskın olduğu 1950’lerde, Rio de Janeiro’da baskılar ve önyargıyla mücadele etmek zorunda kalan iki dirayetli kadının hikâyesini anlatıyor: Piyanist olmak isteyen Eurídice ve hakiki aşkı arayan kız kardeşi Guida. Madame Satã, Gümüş Uçurum, Futuro Beach, Tempelhof Havaalanı filmleriyle tanıdığımız Karim Aïnouz’un Cannes’da prömiyerini yapan son filmi, The Hollywood Reporter’a göre “renk, ses ve müziğe boğulmuş bir gündüz rüyası”. Marta Batalha’nın aynı adlı romanından uyarladığı senaryosunun yazımında Aïnouz annesinin yalnız bir ebeveyn olarak nasıl zorlandığına dair kendi anılarından da esinleniyor.

Vivarium
2019 Cannes Dağıtım Ödülü–Eleştirmenler Haftası

Without Name ile 2016’da sinemada adını duyuran reklam filmi yönetmeni Lorcan Finnegan, tüyler ürpertici bir hikâyeyle beyazperdeye dönüyor. Filmin bahtsız kahramanları Gemma ve Tom, ilk kez ev sahibi olmak için bir emlakçıyla görüşürler. Ancak ilk baktıkları evde mahsur kalırlar, üstüne üstlük büyütmeleri için kendilerine sevimli fakat tuhaf bir bebek teslim edilir. Aşırı normal görünen ama istemeden kabullenilen banliyö hayatına dair acımasız bir taşlama olan, Alacakaranlık Kuşağı ile Black Mirror arasında bir yerde duran filmini Lorcan Finnegan “gizemli, komik, üzücü ve ürkütücü bir kâbus” olarak tanımlıyor. Filmde başrolleri üstlenen Imogen Poots ile Jesse Eisenberg, The Art of Self Defense filminin de başrollerindeler.

Monos
2019 Sundance Jüri Özel Ödülü–Dünya Sineması Dramatik, 2019 Transilvanya En İyi Film, 2019 Odesa En İyi Yönetmen

“Masal dünyasında geçen bir kâbus”, “Kolombiya usulü Sineklerin Tanrısı” denilen Monos’u, Guillermo del Toro da “güçlü, yeni bir yönetmenden büyüleyici bir film” sözleriyle övüyor. Geçit vermeyen cangılın tehditkâr gölgeleri arasında, savaşçı lakapları takınmış sekiz çocuk asker, yaz kampını andıran bir yerde Amerikalı bir kadını rehin tutmaktadır. Sürpriz bir baskına uğrayınca çocukların görece huzurlu günleri sona erer ve birbirlerine duydukları güvenle bağlılıkları sarsılan grup, üslerinden ayrılarak cangılın derinliklerine sığınmak zorunda kalır. Kolombiya’nın Oscar adayı Monos, merkezine ideolojiden çok hormonlarının etkisi altındaki ergen kahramanları yerleştiren, her yönüyle alışılmadık, fantastik bir savaş ve hayatta kalma hikâyesi anlatıyor.

And Then We Danced / Ve Sonra Dans Ettik
2019 Odessa Büyük Ödül (İzleyici Ödülü); En İyi Film, En İyi Erkek Oyuncu

Bachi Valishvili (Irakli), Levan Gelbakhiani (Merab)

Yetenekli dansçı Merab, yıllarını verdiği Gürcü devlet halk dansları ekibinde partneri ve kız arkadaşı Mary ile birlikte kendini kanıtlamaya çalışmaktadır. Süreç hem sert eğitmenleri hem de geleneksel dansın gerekleri yüzünden katı ve sıkıdır. Merab, ekibe yeni katılan yakışıklı ve karizmatik bir gence kapılınca önce çok zorlansa da sonrasında aşkı keşfeder, kimliğini ve cinselliğini bulur. 1980’lerin dans filmlerinden esinlenen Gürcü asıllı İsveçli Levan Akin’in yönettiği ve başrolünü Levan Gelbakhiani’nin üstlendiği film dünya prömiyerini Cannes’da Yönetmenlerin On Beş Günü bölümünde yaptı. İsveç’in Oscar adayı seçilen Ve Sonra Dans Ettik, ABBA’dan Robyn’e ve Gürcü halk melodilerine bolca müzik ve dans sahneleriyle dolu hareketli, duygusal ve dokunaklı bir büyüme hikâyesi anlatıyor.

Swallow / Saplantı
2019 Fantasia (Montreal) En İyi Yönetmen, En İyi Senaryo 2019 Tribeca En İyi Kadın Oyuncu (H. Bennett) 2019 Neuchâtel Fantastic Uluslararası Eleştirmenler Ödülü, En İyi Performans (H. Bennett)

Hamileliğinin ilk aylarındaki Hunter, tehlikeli nesneleri yutma arzusunun gitgide yükseldiğini ve buna karşı koyamadığını fark eder. Hunter bir yandan eşi ve ailesinin gitgide artan denetim ve baskılarını göğüslemeye çalışırken bir yandan da onların desteğiyle takıntısının ardındaki karanlık sırrı açığa çıkarmaya çabalar. Özellikle Hunter’ı canlandıran Haley Bennett’in performansıyla öne çıkan, Carlo Mirabella-Davis’in yönettiği Saplantı, modern dünyanın baskılarına ve beden fetişizmine feminist bir bakış açısı ve gerilim öğeleriyle yaklaşıyor.

The Peanut Butter Falcon / Hayallerin Peşinde
2019 SXSW İzleyici Ödülü–Kurmaca, 2019 Nantucket En İyi Film, İzleyici Ödülü

The Peanut Butter Falcon, klasik Amerikan edebiyatının en tanınmış yapıtlarından Hucklebery Finn’in çağdaş ve duygusal bir uyarlaması sayılabilir. Filmin çıkış noktası ise, başrolü Shia LaBeouf ile paylaşan ve kendini canlandıran Down sendromlu Zack Gottsagen. Filmin kahramanı Zak, özel bir bakımevinden kaçar. Amacı, profesyonel Amerikan güreşçisi eğitimi almaktır. Karşılaştığı kanun kaçağı Tyler’la yol boyu balık tutar, içki içer, sohbet eder, yakınlaşır ve peşlerindekilerden uzak kalmaya çalışırlar. Bu duygusal yol filmi yüreğinizi ısıtacak; ne kahkahalarınıza ne de gözyaşlarınıza hâkim olamayacaksınız. Filmde Dakota Johnson, John Hawkes, Bruce Dern, Thomas Haden Church de rol alıyor.

Bashtata / The Father / Baba
2019 Karlovy Vary En İyi Film, 2019 Sakhalin İzleyici Ödülü, En İyi Yönetmen

Ders ve Kol Saati filmlerini İstanbul Film Festivali’nde izlediğimiz yönetmen ikili Kristina Grozeva ile Petar Valchanov, son filmlerinde kayıp ve aile bağları olgularına absürd bir anlayışla göz atıyorlar. Filmin sürekli birbirleriyle didişen iki kahramanı var: Vassil ve oğlu Pavel. Pavel’in annesi hayatını kaybeder, buna rağmen öte dünyadan komşularını sürekli telefonla aradığı ortaya çıkar. Doğaüstü olaylara zaafı olan Vassil, çok meşhur bir medyumla randevu ayarlayınca ayakları yere basan Pavel’in, babasına bu yolculukta eşlik etmekten başka şansı kalmaz.

Gloria Mundi
2019 Venedik En İyi Kadın Oyuncu

2017’de La Villa / Deniz Kıyısındaki Ev ile izlediğimiz Robert Guédiguian, yine değişmez oyuncuları eşi Ariane Ascaride ile Gérard Meylan ve Jean-Pierre Darroussin’i oyuncu kadrosuna katarak bir aile dramına imza atıyor. Gloria Mundi Marsilya’da, yeni doğan bebekleri Gloria’nın getirdiği sevinçle bir araya gelen bir aileyi izliyor. Geçim sıkıntısıyla ayakta durmaya çalışan çekirdek aile, bebeğin hapisten henüz çıkan ve kaybedecek hiçbir şeyi olmayan büyükbabasının gelişiyle beklenmedik olaylarla karşılaşıyor. Son Venedik Film Festivali’nde Altın Aslan için yarışan ve Ariane Ascaride’e en iyi kadın oyuncu ödülünü kazandıran filmini, yönetmen Guédigian “karanlık bir toplumsal masal” olarak tanımlıyor.

Bunlar da ilginizi çekebilir

Yorum Bırakın