Amelie – (Le Fabuleux destin d’Amélie Poulain)

Yazan: Ayşe Ebru
fransız sineması - Le Fabuleux destin d'Amélie Poulain (Amelie)

fransız sineması - Amelie (Le Fabuleux destin d'Amélie Poulain) / 2001

Amelie
Yönetmen: Jean-Pierre Jeunet
Senaryo: Guillaume Laurant
Oyuncular: Audrey Tautou (Amélie Poulain), Mathieu Kassovitz (Nino Quincampoix) , Rufus (Raphaël Poulain), Lorella Cravotta (Amandine Poulain), Serge Merlin (Raymond Dufayel), Flora Guiet (Küçük Amelie)
Türü: Komedi, Dram, Romantik
Yapımcı Firma: Claudie Ossard Productions, Union Générale Cinématographique (UGC), Victoires Productions, Tapioca Films, France 3 Cinéma, MMC Independent, Sofica Sofinergie 5, Filmstiftung Nordrhein-Westfalen, Canal+
Yapım Yılı: 2001
Ülkesi: Fransa, Almanya
Süresi: 122 dakika

Amelie Filmin Konusu:

Askeri hastanede doktorluk yapan babası tarafından ,kalp hastası olduğu sanılarak yetiştirilmiş Amélie Poulain, dış hayattan izole olmuş ve hatta okula dahi gitmemiş bir çocuktur. Bundan dolayı tek bir arkadaşı bile yoktur. Babasıyla sadece sağlık kontrollerinde yakınlaşan Amélie heyecanlanır ve kalp atışlarının normalden hızlı atmasına engel olamaz. Bunun sonucunda babası Amélie’ye kalp hastası teşhisi koyar.

Amelie’nin annesi öğretmenlik yapmaktadır ve kızının eğitimini evde kendisi üstlenmiştir. Ne yazıktır ki bir gün annesi Notre Dame Kilisesi’nden atlayarak intihar eden bir kadının üzerine düşmesi sonucu ilginç bir şekilde hayatını kaybeder. Bunun sonucunda babası da kendini iç dünyasına kapatır. Bu olaydan sonra daha yalnız kalan Amelie kendi kendini eğlendirebilmek adına ilginç ve çok geniş bir hayal gücü geliştirerek kendi dünyasını kurar.

fransız sineması - Amelie (Le Fabuleux destin d'Amélie Poulain)

Fransız Sineması – Amelie (Le Fabuleux destin d’Amélie Poulain) / 2001 (küçük doktor sahnesi)

“İyiliğe adanmış bir hayat”

Beklediği tek şey evden ayrılma yaşının gelmesidir. Zamanı geldiğinde Montmart’e taşınırak Çift Değirmen adında birçok ilginç kişinin bulunduğu bir kafede çalışmaya başlar. Henüz o yaşlarda Amelie için hayat basittir. Kendini elini çekirdek çuvalına daldırmak, tatlının üzerindeki kabuğu kaşıkla kırmak, Saint Martin kanalında taş sektirmek, gibi küçük ve mutlu edici zevklere adamıştır. Yaşadığı ufak tefek flört deneyimlerinde de mutluluğu yakalamayınca, hayal gücünü tamamen serbest bırakıp sadece kendi dünyasında yaşamaya başlamıştır.

Amelie (Le Fabuleux destin d'Amélie Poulain) / 2001 Amélie Poulain

Amelie (Le Fabuleux destin d’Amélie Poulain) / 2001 Amélie Poulain

Amelie herşeyin rutin devam ettiği bir gün, televizyonda Prenses Diana’nın öldüğü haberini görür ve bu haber hayatının dönüm noktası olur. Yaşadığı şokla ufak bir raslantı sonucu banyoda gevşemiş bir fayans keşfeder ve o fayansın içinde sihirli bir kutu bulur. Kutu bir çocuk tarafından yıllar önce saklanmıştır ve Amelie bu kutunun sahibini bulmaya karar verir. Bu çabasından başarılı çıkarsa, hayatını iyiliğe adamak için kendi kendine bir anlaşma yapar. Bir kaç yanlış kapı denemesinin ardından aynı apartmanda yaşayan ve “Cam Adam” lakaplı ressam Raymond Dufayel’in yardımı ile karşılaşır. Sonunda kutunun sahibini bulur ve kendi yöntemleriyle kutuyu adama teslim eder. Bu sırada Amilie’nin hayatını etkileyecek olaylar çoktan gelişmeye başlamıştır bile.

Amelie (Le Fabuleux destin d'Amélie Poulain) / (telefon sahnesi)

Amelie (Le Fabuleux destin d’Amélie Poulain) / 2001 (telefon sahnesi)

Yönetmen sıradan ve önemsiz görünen detayları çok iyi ortaya çıkarmış ve bunları çok güzel ifade etmiştir. Sanatsal ve ticari açıdan büyük başarı kazanmış ve dünya çapında geniş bir gösterime sahip olan film beş ayrı Akademi Ödülü için aday gösterilmiştir. Ancak o yıl “En İyi Yabancı Film” dalındaki ödülü “No Man’s Land”e kaptırmıştır. Ayrıca filmin müziklerini Yann Tiersen yapmıştır.

Amelie (Le Fabuleux destin d’Amélie Poulain) / 2001 aldığı ödüller:

  • 2002 BAFTA Ödülleri – “En İyi Sanat Yönetmeni”, “En İyi Özgün Senaryo”
  • 2001 Canberra Uluslararası Film Festivali – “İzleyici Ödülü”
  • 2002 Cesar Ödülleri – “En İyi Yönetmen”, “En İyi Film”, “En İyi Film Müziği”, “En İyi Sanat Yönetmeni”
  • 2001 Avrupa Film Ödülleri – “En İyi Yönetmen”, “En İyi Görüntü Yönetmeni”, “En İyi Film”
  • 2002 Goya Ödülleri – “En İyi Avrupa Filmi”
  • 2001 Karlovy Vary Ödülleri – “Kristal Küre Ödülü”
  • 2002 Bağımsız Ruh Ödülleri – “En İyi Yabancı Film”
  • 2002 Sant Jordi Ödülleri – “En İyi Yabancı Aktris”
  • 2001 Toronto Uluslararası Film Festivali – “Halk Ödülü”
Amelie Filmin Fragmanı: 

Amelie original trailer diye aradığınızda aşağıdaki video geliyor fakat ikincisi fransız sinemasında olan versiyonudur, bu güzel fransız flimini izlediyseniz bir daha izlemenizde faydanız var. Eğer sizde sıkı bir amelie hayranı iseniz fanpop adresine bir bakın derim.

Bunlar da ilginizi çekebilir

3 yorumlar

gurkan 08 Şubat 2009 - 22:03

Öncelikle Audrey Tautou çok hoş biri ancak kısa saç yakışmıyor. :)

Yann Tiersen’in film müziklerinden birisini tesadüfen nette bulmuştum ancak süperdi, tavsiye ederim. Les Jours Tristes idi şarkının adı.

Cevapla
amelie 01 Haziran 2009 - 10:56

İşte benim hayatımın filmi dedğim baş yapıt.İzlediğim günden bu yana karekterle bütünleşip her yerde nickimi ameli yapmaya başladım.Güzel,sevimli,yaramaz,masum,ve romantik bir kız amelie.Başklarına iyilik yapmayı seviyor ama bunu direk yapma yerine içine biraz muzurluk katıp küçük oyunlar oynayarak gerçekleştiriyor.Hayat dolu rutin bir yaşamın içinde kendine eğlenecek meşgaleler yaratmayı iyi biliyor.Aksiliklere rağmen yüzünden tebessümü eksilmeyen hayalperest oyuncumuz en nihayetinde aradığı aşkıda buluyor:)

Cevapla
benay 26 Haziran 2009 - 14:34

Hayranlığımı doğallığı,komikliği ve absürtlüğü ile kazanmış bir fransız klasiği.Paris mekan olduğu hemen hemen her filmde aşkın şehri olarak tarif edilmiştir ancak Jean Pierre Jeunet’in Amelie’sinde kırmızı,yeşil ve sarının tonlarında resmedilmiş modern bir masal diyarı mekanımız ‘Montmartre’.23 yaşına geldiğinde dahi kendi yarattığı hayal dünyasında yaşamaya devam eden ve hayalgücüyle her şeyi görünenin dışında açıklayan Amelie kendisini düşkünlerin rahibesi ve manavın korkulu rüyası zorro olarak görüyor ve bir dizi insanın hayatına küçük dokunuşlarda bulunuyor film boyunca.Kaynak olarak çocukluğunun hayal dünyasını kullanan Jean Pierre Jeunet’in farklı ve masalımsı bu filmini mutlaka görmelisiniz.

Cevapla

Yorum Bırakın