Beyazperdenin Sosyal Direnişçisi: Gian Maria Volontè

Yazan: Emirhan Coşkun

Gian Maria Volontè, sanatın sadece perde arkasında değil, aynı zamanda toplumun kalbinde de var olabileceğini kanıtlayan, sosyal yaşamıyla da iz bırakan bir aktördü. Sinemanın derinliklerine inen bu tutkulu sanatçı, karakterlerine sadece bir yüz ve beden değil, aynı zamanda kalp ve ruh katmayı başaran nadir yeteneklerden biriydi. O, sadece bir aktör değil, aynı zamanda bir aktivist ve sosyalistti, sahnedeki performanslarıyla sadece izleyiciyi değil, aynı zamanda toplumu da derinden etkilemeyi amaçlamış bir sanatçıydı. 61 yıllık yaşamına onlarca film, ödül ve fırtınalı hikâyeler sığdıran Volontè, sanatın gücünü ve bir bireyin toplumsal değişime olan etkisini ölümsüzleştirirken, ardında bıraktığı miras ile de sinema dünyasındaki varlığını kanıtlamıştır. 

Faşist Bir Baba ve Burjuva Bir Anne… 

9 Nisan 1933’de İtalya’nın en kalabalık ikinci şehrinde doğan Volontè, Kara Gömlekliler olarak bilinen Brigata Nera’nın faşist subaylarından birinin oğluydu. Annesi Carolina Bianchi, Milanolu, zengin, sanayici aileye mensup bir burjuvaydı. Küçük kardeşi Claudio Camaso ise tıpkı onun gibi bir oyuncu olmak istiyordu; ancak buraya bir not düşelim; Camasso’nun hayatı, görüşleri ve film kariyeri asla abisi ile aynı çizgide gitmedi. Zaten kısa yaşamı, bir sokak kavgasında bıçaklayarak öldürdüğü bir cinayet sonucunda teslim olduğu Regina Coeli hapishanesinin bir hücresinde intihar etmesiyle son buldu.  

Babasının tutuklanması nedeni ile oldukça zor bir çocukluk geçirdi. Babasının ağır suçlamalarla suçlanması, ekonomik olarak zor günlerin habercisiydi. Annesi, evlerinin boş odalarını kiralayarak ve eşyaları satarak bu zor dönemi geçirmeye çalışmıştı. Bu sıkıntılı süreçte annesine yardım edecek bir iş bulmaya karar verdi. Elma bahçelerinde işçilik yaparak aile ekonomisine katkılar yaptı. Gönlünde hep oyunculuk vardı ve bu yüzden sıklıkla kitap okuyordu. En sevdiği yazarlar ise Camus ve Sartre’dı.  

Gian Maria Volontè

Tiyatro ile Başlayan Serüven 

1951 yılında henüz 17 yaşındayken Torino’da Edoardo Maltese’nin “I Nomadi” şirketinde tiyatro oyuncusu olarak işe başladı. Daha sonra aynı şirketin gezici tiyatrosu olan I carro di Tespi’ye katıldı. 1954 yılında kalıcı olarak Roma’ya taşındı çünkü buradaki Accademia Nazionale di Arte Drammatica Silvio D’Amico’da oyunculuk dersleri almak istiyordu. Bu hayalini de kısa sürede gerçekleştirdi ve 1957 yılında başarılı bir şekilde okuldan mezun oldu.  

Öğretmenlerinden Orazio Costa, Volontè’den “çok yetenekli bir genç adam” olarak bahsediyordu. 1950’li yılların sonunda çeşitli TV dizilerinde rol aldı. Kariyerindeki en önemli basamaklardan biri ise 1960 yılında Giancarlo Sbragia, Enrico Maria Salerno ve Ivo Garrani gibi önemli tiyatrocuların yer aldığı “Attori Associati” tiyatro topluluğuna katılmasıydı. Onlarla birlikte William Shakespeare’in Romeo ve Juliet’inde, Carlo Goldoni’nin The Good Wife’ında ve Mino Roli ve Luciano Vincenzoni’nin Sacco e Vanzetti’sinde aynı sahneyi paylaşmıştı.  

1964 yılında oldukça cesaret isteyen bir hamle ile Alman yazar Rolf Hochhuth’un Berlin’de skandala yol açan “The Vicar” adlı eserini Roma’da Via Belsiana’daki küçük bir tiyatroda sahnelemeye çalıştı. Bu oyun, Papa Pius XII ve Nazi rejimi arasındaki ilişkiyi anlatıyordu. Gösteri, kamu düzeniyle ilgili yanıltıcı nedenlerden dolayı polis tarafından engellendi, ancak Volontè’nin pes etmek gibi bir düşüncesi yoktu. Teatral olarak sahneleyemediği oyunu, Feltrinelli kitabevinin binasında dramatik bir okuma biçiminde izleyiciye sundu.  

Gian Maria Volontè
Gian Maria Volonte ve Carla Gravina, Juliet And Romeo adlı tiyatro oyununda.

1960’lı Yıllar: Spagetti Western ile Yükselişe Geçen Kariyeri 

Artık eğitimli bir aktör olan Volontè, ilk çıkışını Duilio Coletti’nin yönettiği “Sotto dieci bandiere” (Under Ten Flags) ile yaptı. Filmde küçük bir rolde olsa bile görünen Volontè, yaklaşık dört yıllık süre içinde “Journey Beneath the Desert”, “On the Tiger’s Back”, “The Four Days of Naples” gibi filmlerde rol aldı. İlk başrolü, Valentino Orsini’nin yönettiği “A Man to Burn” filmindeki sendikacı Salvatore Carnevale rolüydü.  

Asıl çıkışını ise 1964 yılında rol aldığı ve Dolar Üçlemesi olarak bilinen serinin ilk filmi “A Fistful of Dollars” ile yaptı. Türkiye’de “Bir Avuç Dolar” ismi ile gösterime giren film, “Spagetti Western” efsanesinin ortaya çıktığı bir Sergio Leone filmidir. Volontè, filmde kaçakçı ailelerden biri olan Rojo kardeşlerin lideri Ramón Rojo’yu canlandırmıştı. Floransa’da gösterime giren filmin afişinde Amerikan sinemasına gönderme yapan isimler kullanıldı. Her ne kadar isteksiz olsa da bu afişlerde Gian Maria Volontè ismi John Wells olarak değiştirildi. Film, gösterimin ilk birkaç gününün ardından hem kulaktan kulağa hem de en kanlı sahnelerden yararlanan akıllı bir tanıtım kampanyası sayesinde izleyici çekmeye başladı. Üç ayda hasılatını katbekat aşmayı başardı. Dağıtım üç milyara ulaştı ve spagetti-western türünün atası oldu. 

Buradaki performansı hem izleyici hem de Sergio Leone tarafından çok beğenilince, bir yıl sonra çekilen For a Few Dollars More’da da kendi yer buldu. Bu filmde soyguncu çetesinin lideri olan “El Indio”yu canlandırdı ki birçok sinema eleştirmenine göre bu karakter, sinema tarihindeki en ikonik karakterlerden biridir. Volontè bu filmde; Lee Van Cleef, Clint Eastwood, Mario Brega, Klaus Kinski, Aldo Sambrell, Luigi Pistilli gibi uluslararası arenada tanınmış olan isimlerle kamera karşısına geçti.  

Dolar Üçlemesi’ndeki filmlerden elde ettiği ün Volontè’nin pek hoşuna gitmemişti; çünkü ona göre bu filmler genel sömürü eğlencesinden başka bir şey değildi. Bu yüzden daha sonraki kariyerini daha çok siyasi mesaj içeren projelerle şekillendirdi. Amerikan seyircisinin ilgisi de çok hoşuna gitmemişti. Volontè kolaylıkla kariyerini Hollywood’da sürdürebilirdi, ancak bunu hiç istememişti.  

For a Few Dollars More

Ülkesinde kalan Volontè, 1966’da Mario Monicelli’nin yönettiği “L’armata Brancaleone”de rol aldı. Bu filmin en büyük özelliği İtalyan komedisinin en bilinen filmleri arasında yer almasıdır. Daha sonra Florestano Vancini’nin yönettiği “Le stagioni del nostro amore” filminde Enrico Maria Salerno ve Anouk Aimée ile kamera karşısına geçti. 1967 yılında Leonardo Sciascia’nın aynı isimli romanından uyarlanan “A ciascuno il suo” filmi ile 1967 Cannes Film Festivali’nde boy göstermişti.  

1968 yılında Gian Maria Volontè bir kez daha direnişçi bir karakter temsili ile geçti izleyici karşısına. “I sette fratelli Cervi” filminde Aldo Cervi karakterine hayat verdi. Film, gerek yapım sırasında gerekse dağıtım aşamasında birçok sorunla karşılaşmıştı. Hazırlık süresinin çok kısa olmasından dolayı anlık değişimler tüm oyuncuları zorlamıştı. Hatta filmin senaryosu bile çekimler sırasında sürekli olarak değişmişti. Bu filmle birlikte yaşayan ve yakın zamanda güncel olan bir karakterin gerçekçi yorumunu ilk kez deneyen Gian Maria Volonté, Yabancı Basın Derneği’nden Altın Küre de dâhil olmak üzere çok sayıda ödül aldı. Artık o kadar istenen bir oyuncu olmuştu ki 1968 yılında tam altı filmde başrolü oynamıştı.  

1969 yılında, Euro International Films’in sahibi yapımcı Marina Cicogna, Volonté‘ye “Metti, una sera a cena” filmi için döneme göre oldukça yüksek sayılabilecek bir fiyat teklif etti; ancak bu rol ve beraberinde getireceği kariyer planlaması pek de Gian Maria Volonté’nin isteyeceği türden değildi. Çünkü sözleşmeye göre Volonté’nin “partizan” temalı filmlerde oynamaması gerekiyordu. Volonté, okuma provalarının ilk gününde rolden vazgeçip avansını iade etti. Yapım şirketi çekimlerin aksadığını iddia ederek oyuncuya dava açtı. Başta, Ulusal Sinematografik, Görsel-İşitsel ve Dijital Endüstriler Birliği (ANICA) olmak üzere, basının da hedefi haline gelen Volonté, sadece çıkarı peşinde koşan insanların aksine, işçi sınıfının sesini duyurabilmek için oldukça kazançlı bir sözleşmeden feragat etmişti.  

1970’li Yıllar: İşçi Sınıfı Cennete Gider 

70’li yıllarda Marina Cicogna ile olan anlaşmazlıklar kısmen çözülebilmişti. Bu dönemde Jean-Pierre Melville tarafından yönetilen kara mizah türündeki birkaç filmde rol aldı. Özellikle “I senza nome” filmi, türünün en başarılı filmlerinden biri sayılmaktadır. Volonté bu filmde Alain Delon, Andre Bourvil, François Périer ve Yves Montand gibi oyuncularla çalışma fırsatı yakalamıştır. Filmdeki yarım saatlik diyalogsuz soygun sahnesi, bugün bile nefessiz seyredilecek kadar hayret vericidir. 

70’li yıllar ünlü aktörün şöhretinin zirve yaptığı yıllardı. İtalyan yazar ve yapımcı Felice Laudadio,  onu “zamanının en büyük İtalyan aktörü” olarak tanımladı. Bu yıllarda “Il caso Mattei”, “Giordano Bruno” gibi otobiyografik roman uyarlamalarında rol aldı; ancak asıl büyük etkiyi “İşçi Sınıfı Cennete Gider” filmi ile yaptı.  Elio Petri’nin yönettiği 1971 yapımı film, bir fabrika işçisinin, üretim sürecinde basit bir araç olarak kendi durumunun farkına varmasını ve dolaylı olarak sendikalarla mücadelesini konu edinir.  

La classe operaia va in paradiso / The Working Class Goes to Heaven

Volonté bu filmdeki rolü ile 1972 Cannes Film Festivali’nde mansiyon ödülüne layık görülmüştür. İşçi Sınıfı Cennete Gider filmi, ünlü aktörün külliyatında sinematografik olarak incelenmesi gereken filmlerin başında gelir. Gian Maria Volontè’nin performansı, karakterin karmaşıklığını ve içsel çatışmalarını izleyiciye yansıtabilme konusunda oldukça başarılı olmuştu. 

70’li yılların sonu oyuncu için pek de iyi geçmemişti. Yine Elio Petri ile birlikte çalıştığı, Hıristiyan Demokratların entrikalarını kınayan grotesk bir film olan “Todo modo” pek de başarılı bir gişe performansı yakalayamadı. Bu film, Elio Petri ve Gian Maria Volontè ortaklığının da son ürünü olmuştu.  

1979 yılında “Christ Stopped at Eboli” filmi oyuncunun kariyerini bir nebze daha yukarı taşıdı. Bu film, 1979’da Moskova Film Festivali ve 1983’te İngilizce olmayan en iyi film dalında BAFTA ödülü kazanmıştır. 70’li yıllar oyuncunun oynadığı kadar oynayamadığı filmlerle de ilgi çekmiştir. Francis Ford Coppola’nın The Godfather’ı, Bernardo Bertolucci’nin Novecento’su ve Taviani kardeşlerin Father Master’ı oyuncunun düşünüldüğü ya da teklif aldığı ancak oynayamadığı projelerdir.  

Cristo si è fermato a Eboli / Christ Stopped at Eboli

80’li ve 90’lı Yıllar: Perdenin Kapanışı 

80’li yıllarda ön plana çıkan filmlerin başında İsviçreli yönetmen Claude Goretta’nın “The Death of Mario Ricci”, Giuseppe Ferrara’nın “The Moro Case” ve yine aynı yönetmenin “Chronicle of a Death Foretold” filmleri gelir. 90’lı yıllarda Gianni Amelio’nun “Porte aperte” ve Emidio Greco’nun Una storia semplice filmlerinde rol almıştır. Bu filmlerden sonra İtalyan sinemasını bırakan Volonté, Venedik Film Festivali’nde Yaşam Boyu Başarı dalında Altın Aslan ödülüne layık görüldü. 

Bu dönem, ruhsal açıdan zor zamanlar geçirdiği için çok fazla projede yer almayı kabul etmedi. 1994 yılında Yunan yönetmen Theo Angelopoulos’un Ulysses’ Gaze (Ulis’in Bakışı) adlı filminde Ivo Levy karakterine hayat vermek için gittiği film çekimlerinde 6 Aralık 1994’de geçirdiği kalp krizi sonucu vefat etti. Filmde Volonté’nin rolü Erland Josephson’a verilmiş, film de Volonté’nin anısına ithaf edilmiştir.  

Theo Angelopoulos, Gian Maria Volonté, Harvey Keitel

Hararetli Siyasi Hayatı 

Kariyerinden de anlaşılacağı üzere siyaset Gian Maria Volontè’nin hayatının hep önemli bir parçası olmuştu. 1977 yılına kadar İtalyan Komünist Partisi üyesiydi. 16 Haziran 1975’te Lazio’dan bölgesel meclis üyesi seçildi; ancak bu görevden yalnızca 6 ay sonra istifa etti. Nedenini ise şu gerekçe ile açıklıyordu: 

“Komünizme olan ihtiyacım ve bana önerdikleri siyasi kariyer arasında derin bir uçurum vardı. Beni resmi bir görevli, parti politikalarına saplanmış siyasi bir figür haline getirmek istediler. Ancak ben, araştırmaya, eleştiriye ve demokrasiye olan ihtiyacımı hissediyordum. Kimliğimi kaybettiğimi anladım ve bu nedenle kendi benliğimle olan ilişkiyi tercih ettim.” 

1981 yılında parlamento dışı sol hareketlerden olan Autonomia Operaia militanlarından arkadaşı Oreste Scalzone’yi teknesiyle Korsika’ya kadar gizlice götürüp sözde 7 Nisan Davası ile ilgili olarak kendisine karşı çıkarılan tutuklama emrinden kaçmasına yardım etti. 1992 seçimlerinde Sol Demokrat Parti tarafından aday gösterildi ancak seçilemedi.  

Gian Maria Volontè
Gian Maria Volontè, 17 Mayıs 1975 tarihinde Roma’da Komünist seçim zaferinin ardından yaptığı konuşma sırasında.

Sanat, Aktivizm ve İnsanlığın Derinliklerine Yolculuk 

Gian Maria Volontè, sahne ve perde arkasında iz bırakan bir sanatçıydı; sadece kamera önünde değil, aynı zamanda gerçek yaşamında da bir aktivist ve sosyalistti. O, rollerini canlandırırken sadece karakterleri değil, aynı zamanda insan doğasının derinliklerini ve toplumsal adaletin önemini de keşfetmeye çabaladı. Bizlere bıraktığı sinematik miras, sadece izleyiciyi etkilemekle kalmayıp, aynı zamanda insanlığın kolektif hafızasında önemli bir yer edindi. Gian Maria Volontè’nin yaratmış olduğu tutku, cesaret ve sanatsal özgünlük, bugün onun izinden gidenleri düşünmeye ve hissetmeye davet ediyor. 

1 yorum

Gürsel Şamiloğlu 27 Haziran 2024 - 18:30

Merhabalar. Sinema sanatı adına çok değerli ve harika bir iş yapıyorsunuz. Öncelikle sayfanızda yer alan ve emeği gecen tüm arkadaşları kutluyorum. Sinema dünyasının – ki bence görsel sanatın en önemli ve en kıymetli alanlarından birisidir sinema- gerçek değerleri ile anlatılması çok anlamlı ve aydınlatıcı bir çabadır. Sinema dünyasının unutulmaz yıldızlarından olan Gian Maria Volontè gerçek yaşamını ve mücadelesini bir çok yönü ile tanıttığınız için tekrar teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız. Esenkalın. Gürsel Şamiloğlu

Cevapla

Yorum Yapın

Bunlar da İlginizi Çekebilir