Hak Ettiği İlgiyi Görmeyen Diziler: Bölüm 1

Yazan: Gamze Çakan

Kötü pazarlandığı için varlığından  haberdar bile olmadığımız,  sayıları günden güne artan dijital platformlarda her gün karşımıza çıkan onlarca dizi arasında kolayca dikkatimizden kaçan ya da konusunu ya eleştirisini okuyup es geçtiğimiz dizilerden oluşan listelere yer vereceğimiz bir yazı dizisi hazırladık. Yazı dizimizin ilk bölümünde bulunan diziler aşağıdaki gibidir.  İyi okumalar ve seyiler dileriz. (Diziler alfabetik olarak sıralanmıştır.)

Atlanta

“Fakir insanların yatırım için vakti yoktur. Çünkü fakir insanlar fakirlikten kurtulmaya çalışmakla meşguldürler.”

Donald Glover’ın yaratıcılığını, yapımcılığını üstlendiği ve başrolünde yer aldığı Atlanta, “Paper Boi” takma isimli rap şarkıcısı kuzeninin Atlanta rap piyasasında isim yapacağını farkeden Earn adlı gencin, kuzeninin menajerliğini yapmaya başlamasından sonra yaşadıklarını konu alıyor. Princeton Üniversitesi’ni bırakan Earn, ailesi ile kızının annesi ve eski sevgilisi Lottie’nin güvenini yeniden kazanmak için hayatını düzene sokmaya çalışır. Kendi de Childish Gambino takma adıyla rap müzik yapan Donald Glover, Atlanta ile ırkçılık ve sınıf ayrımı gibi kavramların yarattığı çaresizlik ve kayıtsızlık hissini mizahın ve ironinin gücünü kullarak tasvir ediyor.

Barry

Barry Berkman: Sizce ben kötü bir insan mıyım, Bay Cousineau?
Gene Cousineau: Bence sen fazlasıyla insansın.

Saturday Night Live’dan tandığımız Bill Hader’ın, Alec Berg ile birlikte yarattığı ve rol aldığı Barry,  depresif bir kiralık katilin, varoluşsal bir krizin ardından Los Angeles’a taşınarak bir oyunculuk kursuna katılmasını ve sonrasında başına gelenleri anlatıyor. Afganistan’da görev yapmış Clevelandlı bir denizci olan Barry, babasının arkadaşının önerisiyle kiralık katil olur. İşinde çok iyi olan ancak hayatından keyif almayan Barry, Los Angeles’da aldığı bir işte kendini bulmayı umduğu yeni bir dünyaya adım atacaktır. Kara mizah tonu ve muazzam oyunculuklarıyla unutulmaz bir karakter gelişimi sunan Barry, Bill Hader’ın bir komedi oyuncusundan çok daha fazlası olduğunu kanıtladı.

BoJack Horseman

“Berbat ebeveynlere sahip biri olarak söylüyorum, aile bir kara deliktir ve kaçmakta haklıydın.”

1990’lı yıllarda Horisng Around isimli ünlü bir televizyon dizisinde rol almış ancak zaman ilerledikçe popülaritesini kaybetmeye başlamış bir atın tekrar ünlü olma girişimlerini konu alan diziinin yaratıcısı Raphael Bob-Waksberg. Dizi, derinlikli ve empatik karakterleri, mizah ve dramın iç içe geçtiği yapısı, ve kimlik arayışı, bağımlılık, depresyon gibi kavramlara getirdiği eşsiz bakış açısıyla diğer animasyon dizilerinden ayrılıyor. Will Arnett, Amy Sedaris, Alison Brie ve Aaron Paul’ün seslendirdiği karakterleriyke BoJack Horseman’ı Netflix’ten izleyebilirsiniz.

Cobra Kai

Johnny: Hazır olduğuna emin misin? Bir kere bu yola girersen, geri dönüşü yoktur.
Miguel: Karate Hocam mı olacaksın?
Johnny: Hayır, Sensei’n olacağım. Sana bana öğretilen Karate stilini öğreteceğim.

Tarihteki en başarılıı spin-off dizilerinden biri olan Cobra Kai, 1984 tarihli Karate Kid filminde yer alan Johnny Lawrence ve Daniel LaRusso karakterlerinin 30 yıl sonraki yaşamlarına odaklanıyor. Otuz yıl önceki All Valley Karate Turnuvası’nı kaybeden Johnny Lawrence’ın hayatı kötüye giderken, Daniel LaRusso ise başarılı bir aile ve iş yaşamına sahip olmuştur. Johnny, hayatına Miguel Diaz isimli bir gencin girmesiyle Cobra Kai isimli dövüş okulunu yeniden açar ve bu gelişme Daniel LaRusso ile aralarındaki rekabetin yeniden canlanmasına neden olur. Ralph Macchio ve William Zabka’nın rollerini yeniden canlandırdığı Cobra Kai, nostalji severleri mest edecek bir yapım.

Firefly

“İşim yasadışı olabilir, ama en azından dürüst.”

Televizyon tarihinde belki de en sadık izleyici kitlesine sahip olan Firefly, kıymeti zamanında bilinmemiş yapımların başında geliyor. Yaratıcılığını Joss Whedon’ın üstlendiği dizi, FOX’un yöneticileri tarafından riskli bir yapım olarak görülerek ilk sezonun ardından iptal edildi. Dizinin hayranlarını öfkelendiren bu iptal kararı, FOX’un yıllar boyunca yürüttüğü başarısız yayın politikalarının tipik ve hazin bir örneğidir. Ancak bu başka bir yazının konusu. Gelelim dizinin konusuna… İnsanlığın onlarca gezegen ve yüzlerce aydan oluşan yeni bir güneş sistemi bulduğu 2517 yılında geçen Firefly, satın aldıkları Serenity adlı uzay gemisiyle gezegenler arası taşımacılık yapan Malcolm Reynolds ve Zoe Alleyne’in zamanla genişleyen tayfasıyla birlikte yaşadıkları maceraları konu alıyor. Başarılı karakterizasyonu, karakterler arası dinamikleri ve tabii etkili Joss Whedon mizahıyla öne çıkan dizi, izlenmesi gereken yapımlardan.

Halt and Catch Fire

“İnsanlara liderlik etmek istiyorsanız, onlara gerçekte kim olduğunuzu göstermelisiniz.”

Christopher Cantwell ve Christopher C. Rogers’ın yaratıcılığını üstlendiği Halt and Catch Fire, 1980’lerde IBM’in hakim olduğu teknoloji sektöründe yer alan Cardiff Electric isimli küçük bir şirketin eski bir IBM çalışanını işe aldıktan sonra yaşananları konu alıyor. Başrollerde yer alan Lee Pace, Scott McNairy, Mackenzie Davis ve Kerry Bishé’nin harika oyunculukları ve çarpıcı olay örgüsüyle akılda kalan Halt and Catch Fire; başarı, hırs gibi her dönem hayatımızda olan kavramlara gerçekçi ve klişeden uzak bir bakış açısı getiriyor. Silikon Vadisi’nin köklerini ortaya çıkaran dizinin, en büyük hayranlarından birinin Gme of Thrones serisinin yazarı George R. R. Martin olduğunu da ekleyelim.

Kidding

“Sen gerçek bir insan değilsin, kutunun içinde bir adamsın. İnsanlar güvenilir bir marka görür. Adamı kimse görmez.”

Eternal Sunshine of the Spotless Mind filminde işbirliği yapan Jim Carrey ve Michel Gondry’nin 14 yıl sonra yine bir araya geldiği Kidding, 30 yıl boyunca çocuklar için Bay Pickles ismiyle yaptığı televizyon programıyla bir ikon haline gelen Jeff Piccirillo’nun, yaşadığı kişisel bir trajedinin ardından alt üst olan hayatını konu alıyor. Yüklendiği sorumluluk duygusunun altında ezilen ve doğru olanı yapmak için çırpınan bir karakteri izlediğimiz dizi; yas, kimlik arayışı, aile gibi kavramları cesurca ele alan bir kara komedi. Jim Carrey’yi uzun zamandan sonra televizyonda izleme keyfinden hiç bahsetmiyoruz bile. Kidding’in iki başarılı sezona rağmen Showtime tarafından iptal edilmesi ise bir trajedi olarak televizyon tarihine geçti.

Misfits

Kelly: Peki ya şehirde bizim gibi bir sürü insan varsa?
Nathan: Hayır, böyle şeyler yalnızca Amerika’da olur.

İngiliz menşeli bir bilimkurgu komedisi olan Misfits, 2009 yılında yayına başladı ve beş sezon boyunca devam ederek 2013’te ekranlara veda etti. 2010’da en iyi dizi dalında BAFTA kazanan dizi, toplum hizmeti yapan bir grup uyumsuz gencin doğaüstü bir yıldırım çarpması sonucu çeşitli güçler kazanmalarıyla birlikte, başlarından geçenleri konu alıyor. Süper kahraman hikayelerine eşsiz bir bakış açısı getiren Misfit, “Büyük güç büyük sorumluluk getirir.” mottosunu bir kenara atarak, süper güce sahip olmanın gerçekten neyi gerektirdiğini ve neye malolduğunu gerçekçi bir biçimde ortaya koyuyor. İnsanları kurtarılmaya muhtaç karınca sürüleri olarak gören Hollywood süper kahraman yapımlarının aksine, onları “gerçek” birer özne haline getiren dizide, anti-kahramanlarımız dünyayı kurtarmak gibi kibirli meşgaleler yerine, en fazla birbirlerini kurtarıyorlar.

Ozark

“Para, gönül rahatlığı vermez. Para, mutluluk getirmez. Para esasında yaptığımız seçimlerin ölçüsüdür.”

Jason Bateman’ın yönettiği, yapımcılığını üstlendiği ve başrolünde yer aldığı Ozark, Chicago’da finans danışmanlığı yapan Martin Byrde’ün kontrolünün ve bilgisinin dışında gelişen talihsizlikler sonucunda Meksikalı bir uyuşturucu kartelinin 500 milyon dolarını aklamak zorunda kalması sonrasında yaşadıklarını konu alıyor. Ailesiyle birlikte Ozark adında bir ilçeye taşınan Marty, ailesiyle birlikte hayatta kalmak için yaşadığı sıradışı olayları anlatıyor. Her sezonu bir öncekinden daha başarılı olduğu nadir dizilerden olan Ozark, bunca zaman yalnızca komedi rollerinde izlediğimiz Jason Bateman’ın ne kadar nitelikli ve vizyon sahibi olduğunu gözler önüne seriyor. Son sezonu yedişer bölümlük iki segment halinde yayınlanacak dizinin önceki sezonlarını Netflix üzerinden izleyebilirsiniz.

Sharp Objects

“Bu yetişkinlik işinde hiçbir zaman iyi olamadım sanırım.”

Gillian Flynn’in 2006 tarihli aynı adlı romanından uyarlanan Sharp Objects 8 bölümlük bir mini dizi. Yönetmenliğini C.R.A.Z.Y, Demolition filmleriyle tanıdığımız ve daha önce de Little Big Lies dizisini yöneten Jean-Marc Vallée’nin üstlendiği Sharp Objects’in zengin kadrosunda ise  Amy Adams, Patricia Clarkson, Chris Messina ve Eliza Scanlen gibi isimler yer alıyor. Görselliği, karanlık ve etkili atmosfer yaratmaktaki başarısı, güçlü oyunculukları ile öne çıkan Sharp Objects, geçmişi travmalarla dolu ve alkolizmden muzdarip bir suç muhabiri olan Camille Preaker’ın, iki genç kızın cinayetlerini araştırmak için memleketi Missouri, Wind Gap’e dönmesi sonrasında özellikle annesiyle olan sorunlarının su yüzüne çıkmasının da etkisiyle yer yer bocaladığı, katili bulma serüvenine izleyiciyi ortak ediyor.

Hak ettiği ilgiyi görmeyen dizilerden oluşturduğumuz listelerin ikinci bölümünde görüşmek üzere…

Bunlar da ilginizi çekebilir

Yorum Bırakın