Ana sayfa Özel Dosyalar Pudovkin: “Şimdiye Kadar Yaratılan Sanatların Tümünü İçinde Barındırıyor”

Pudovkin: “Şimdiye Kadar Yaratılan Sanatların Tümünü İçinde Barındırıyor”

Кинорежиссер Всеволод Пудовкин во время съемки фильма "Минин и Пожарский".

“Stanley Kubrick, aslına bakılırsa Pudovkin’in Film Tekniği’ni okuduktan sonra fotoğraftan filme geçiş yaptı.” (Stanley Kubrick actually made the transition from photography to film after reading Vsevolod Pudovkin’s Film Technique.)

Bu cümleyle birkaç yerde karşılaştım. Karşılaştığım yerlerden birisi de severek takip ettiğim Cinephilia & Beyond online dergisi oldu. Cümlenin üzerine biraz daha gidince Kubrick’in Look Dergisi’nde fotoğraf sanatçısı olduğu yıllardan bahsettiği konuşmasına denk geldim. Şöyle diyordu:

“O zamanlar okuduğum en etkileyici kitap Pudovkin’in Film Tekniği’ydi. Oyalamaktan ziyade aydınlatan, çok basit, mütevazı bir kitap. Film montajının, filmlerin başka sanat biçimleriyle ilgisiz ve benzersiz yegâne yönü olduğunu kesinlikle açıklığa kavuşturuyor. Bu kitabı, Ayzenştayn’ın karmaşık yazılarından çok daha önemli buldum.” (The most influential book I read at that time was Pudovkin’s Film Technique. It is a very simple unpretentious book that illuminates rather than embroiders. It certainly makes it clear that film cutting is the one and only aspect of films that is unique and unrelated to any other art form. I found this book much more important than the complex writings of Eisenstein.)

Stanley Kubrick, gerçekten Pudovkin’in Film Tekniği’ni okuduktan sonra mı fotoğraftan filme geçti, eldeki verilere rağmen kesin bir şey söylemek mümkün değil. Ancak anlaşılan o ki Pudovkin’in Kubrick’i de sinemasını da etkilemiş olduğu bariz bir gerçek. Bana kalırsa salt Kubrick’i etkilemiş olduğu referansı bile Pudovkin’i ve sinemaya kattıklarını incelemek için geçerli, güzel bir sebep.

(Kitabın ingilizcesine erişmek için:
https://archive.org/details/filmtechniqueand010615mbp/page/9 )

Penza’dan Moskova’ya, Moskova Devlet Üniversitesi’nden Cepheye

1893 yılında Penza’da doğdum. Büyüme çağımda ayırıcı özelliğim, genellikle “dağınıklık” olarak adlandırılan şeydi. Resim, keman çalma, astronomi ve çok tuhaf, felsefi diyaloglara benzeyen piyeslerin yazımı gibi tutkulu ancak dağınık meraklar, fizik-matematik bilimlerine oldukça sağlam (şimdiye kadar da benimle kalan) bir eğilim ve ebeveynlerimin kararına göre gelecekteki çalışmalarımın temeli olması gereken tıbba karşı olağanüstü bir tiksintiyle birleşti.

Üniversiteye tıpta değil fizik-matematik fakültesinde gitmek için ayak diredim. Uzmanlığımı, o yıllarda ilk kez maddenin yapısı meselesini çözmeye çalışan ve şimdi atomik yapının güçlü bir sahasına dönüşen bir disiplin olan fiziksel kimyayı seçtim.

Resim, müzik ve edebiyat uğraşlarımı bırakmadım. Bu uğraşlar, üniversitedeki tahsilimle bir şekilde iyi geçindi. Şimdi anlıyorum ki bu kadar değişik cinsten meraklar, yeni, beklenmedik olayların bilgisi için dindirilemeyen bir açlıkla birleştirildi. Ne zaman yenilik ve heyecan vadeden bir şeyle karşılaşsam, hala o her seferinde beni ele geçiren sevinçli heyecanı hissederim.

NASIL YÖNETMEN OLDUM, VSEVELOD PUDOVKİN (КАК Я СТАЛ РЕЖИССЕРОМ, ВСЕВОЛОД ПУДОВКИН)
Пудовкин в монтажной.
Pudovkin montajda.

Pudovkin ailesi Penza’dan Moskova’ya taşındığında Vsevelod İllarionoviç henüz dört yaşındaydı. Moskova’da büyüdü, burada gimnazyuma gitti ve Moskova Devlet Üniversitesi’nde eğitimini tamamladı. Fakat mezuniyetten kısa bir süre önce, I. Dünya Savaşı’nın başlamasıyla cepheye gitti. 1915 kışında yaralandı ve esir düştü. Pomeranya’daki bir kampta kimyager olarak çalışmasının yanı sıra İngilizce, Almanca ve Lehçe dersleri verdi. Üç yıl sonra Rusya’ya kaçmayı başardı. Moskova’ya dönmesinin ardından kimyager olarak çalışmaya başladı. 1920 yılında sınavla ilk devlet sinematografi okuluna girdi ve o saatten sonra sinema, hayatından hiç çıkmadı.

“Hiçbir Sanat Sinemayla Karşılaştırılamaz”

Sinemayla ilk karşılaştığımda, amaçlarının bu denli kendine özgü oluşu beni hayrete düşürdü. Hiçbir sanat onunla karşılaştırılamazdı. Bunu muhtemelen içgüdüsel olarak hissettim, zira yeni merakım ani ve çok güçlüydü.

Kimyager olarak çalıştığım fabrikayı bırakmamın ardından çalışmaları sonra sonra Sovyet sinematografisini başlatacak olan genç yönetmen L. V. Kuleşov’un öğrencisi oldum. Beş yıl Kuleşov’un grubunda çalıştım, film yapımında olası tüm görevleri harfi harfine yerine getirdim. Senaryolar yazdım, eskizler çizdim, sahneler kurdum, küçük-büyük roller oynadım, idari işler yaptım, sahne bölümleri hazırladım ve sonunda montaj yaptım.

NASIL YÖNETMEN OLDUM, VSEVELOD PUDOVKİN (КАК Я СТАЛ РЕЖИССЕРОМ, ВСЕВОЛОД ПУДОВКИН)

Pudovkin, sinemaya kolektif yaratıcılık ve emek olarak da derinden ilgi duymaya başlamıştı. L. V. Kuleşov’un yanı sıra Rus sinemasının sanatsal seviyesini yükseltmeye çalışan öncü yönetmenlerden Vladimir Gardin’in de öğrencisiydi. Gardin’in yönetmenliğini yaptığı 1921 yapımlı “Orak Çekiç (Серп и молот)” filminin yönetmen yardımcısı Vsevelod Pudovkin’di. Filmde yönetmen yardımcılığının yanı sıra Andrey Krasnov rolünü oynamış, aynı zamanda senaryo yazımına da katkı sağlamıştı.

Режиссер Всеволод Пудовкин за монтажным столом, 01.08.1935
Yönetmen Vsevelod Pudovkin montaj masasında, 01.08.1935

Pudovkin, Kuleşov grubunda yönetmenlikten oyunculuğa, senaristlikten kurama kadar pek çok eğitim aldı. Ustası Kuleşov ve okuldaki atölyeler bir sinema öğrencisi için hazine değerindeydi. Birlikte çalışmalar sürdürdüler, Kuleşov’un teorilerinden çok şey öğrendi. Keza Pudovkin de bu kollektif yaratıcığa çok şey kattı ve ne kadar Kuleşov teorilerinin sıkı takipçisi de olsa yaknızca bunlarla sınırlı kalmak yerine teorileri geliştirme yolunu seçti. Konuyla ilgili kaynaklara bakıldığında “Kuleşov Efekti”nin Pudovkin sayesinde tanındığına dair verilerle karşılaşmak mümkün.

İlk Makale, Evlilik ve “Beynin Mekaniği”

Актриса Анна Земцова
Aktris Anna Zemtsova

1923’e gelindiğinde Pudovkin, ilk makalesi olan “Sinematografide Zaman (Время в кинематографе)”ı yazdı. Bir yıl sonra, sette tanıştığı Anna Lee takma adıyla bilinen aktris Anna Zemtsova ile evlendi. 1925’te daha sonra Gorki Film Studio olacak “Mezhrabpom-Rus (Межрабпом-Русь)” film stüdyosuna taşınan Pudovkin, Nikolay Şpikovski’yle yönetmenliğini yaptığı “Satranç Ateşi (Шахматная горячка)” filmi için eşi Anna Lee ile çalıştı. Pudovkin sahneleri kurgularken Anna Lee başroldeki kadın karaktere hayat verdi.

Афиша фильма “Шахматная Горячка” (1925)
“Satranç Ateşi” film afişi (1925)
"Satranç Ateşi" filmi (1925)

“Satranç Ateşi” filminden sonra, Kuleşov’un da imkan tanımasıyla ünlü Rus fizyolog ve psikolog İvan Pavloviç Pavlov’un deneylerini konu edinen “Beynin Mekaniği (Механика головного мозга)” belgesel filmini çekti.

"Beynin Mekaniği" filmi (1926)

Film, İvan Pavlov tarafından onaylandı ve İngiliz üniversitelerinde konu üzerine bir çalışma kılavuzu olarak kullanıldı. Pudovkin’in kapasitesini ve becerilerini göstermesi açısından oldukça önemli olan “Beynin Mekaniği” filmi, bugün bile ilk popüler Rus bilim filmi olarak kabul edilir.  

Kuram

Yavaşlatılmış hareketle çalışmanın özünü bütün derinliğiyle değerlendirmek ve bunu bir sinema hilesi olarak değil, istenilen noktalarda hareketi belirli bir dereceye kadar bilerek hızlandırmak ya da yavaşlatmanın aracı olarak kullanmak son derece önemlidir. Alıcının mümkün olan her hızını, perdede hareketin olağanüstü bir yavaşlıkla veren en yükseğinden, perdede inanılmaz bir hız sağlayan en yavaşına kadar kullanabilmek zorunludur. Bazen bir insanın yürüyüşündeki en küçük bir yavaşlatma, buna oyunla sağlanamayacak bir ağırlık ve anlam kazandırabilir. Değişik hızdaki çekimlerin kurgusuyla bir top mermisinin patlayışını vermeyi denemiştim: Önce yavaş, sonra çok hızlı bir uçuş; hafifçe yavaşlatılmış gelişme; toprak yavaş yavaş göçer, sonra birden bire toprak parçaları büyük bir hızla doğruca seyirciden yana uçmaya başlar; saniyenin küsuru içinde ani bir değişme olur ve toprak parçaları ağır ağır, ezici, korkunç bir şekilde uçar, sonra yine ani bir değişiklikle toprak parçaları yeniden hızla uçar. Sonuç son derece mükemmeldi.

“Yavaşlatılmış hareket”le alınmış kısa bir çekim, bir an için seyircinin dikkatini istenilen noktaya çekmek üzere, normal hızla alınmış iki daha uzun çekim arasına yerleştirilebilir. Kurgudaki “yavaşlatılmış hareket”, gerçek bir harekete uygulanmış bir biçim bozumu değildir. Yavaşlatılmış hareket, seyircinin dikkatinin daha derin ve kesin bilinçli yönetimi’dir.

SİNEMANIN TEMEL İLKELERİ, V. I. PUDOVKİN
NİJAT ÖZÖN – BİLGİ YAYINLARI SİNEMA DİZİSİ, HAZİRAN 1966

1923’te ilk makalesi yayınlanan Pudovkin, bir taraftan kuramsal çalışmalarını sürdürmeye devam ediyordu. Yönetmen, yurtdışında ilk kez 1904’te Avusturya’da gösterilen, Rusya’daki ilklerden biri olan “hızlandırılmış hareket” ve “yavaşlatılmış hareket (zeitlupe /slow-motion)” in kullanımdan bahsetti. Bu teknolojiyi sadece bir hile olarak değil, aynı zamanda ifadeyi güçlendirmek için de kullanmaya davet etti. Yine “yavaşlatılmış hareket (zeitlupe /slow-motion)” in Sovyet sinemasındaki ilk örneklerini Ayzenştayn ve Pudovkin filmlerinde bulmak mümkün.

1926’da yönetmenin, senaryo becerileri, montaj sanatı ve planlar gibi sinemanın temellerini anlattığı “Senaryo Tekniği İlkesi (Принцип сценарной техники)” makalesi ve “Film Senaryosu (Senaryo Teorisi)” kitabı yayınlandı. O dönem için yeni olan, bugün sinemada sıkça kullanılan “flashback (geriye dönüş)” ten bahsetti. Pudovkin’in pek çok yayını, sinema öğrencileri için ders kitabı haline geldi. Bu anlamda Sovyetler Birliği’nden İngilizceye çevirisi yapılan ilk yönetmen olma özelliğini taşır.

Sanatsal Üçleme ve Uzun Metrajlı İlk Film: ANA

Афиша фильма “Мать” (1926)
“Ana” film afişi (1926)

Üç yıl içinde Pudovkin, görüntü yönetmeni Anatoli Golovnya’yla beraber 20’li yılların devrim olayları hakkında sanatsal bir üçleme çekti: “Ana (Мать)”, “Petersburg’un Sonu (Конец Санкт-Петербурга)” ve dilimize uyarlandığı eserden kaynaklı “Asya Üzerindeki Fırtına” olarak çevrilen “Cengiz Han’ın Soyu (Потомок Чингис-хана)”. 1926 yapımı, üçlemenin ilk filmi olan “Ana (Мать)” aynı zamanda Pudovkin’in ilk uzun metrajlı filmiydi. Filme büyük katkı sağlayanlardan biri de filmin senaristi Nathan Zarhi’ydi. Özellikle senarist tarafından Gorki’nin eserinde uygulanan değişiklikler, yalnızca Zarhi’nin kişisel zevk ve eğilimlerinin değil, aynı zamanda dönemin Sovyet sinema sanatının gelişimindeki genel eğilimlerin ifadesiydi. Bu ortak çalışma, yönetmen, senarist ve görüntü yönetmenin sanatsal birliğinin de başlangıcıydı. Nitekim bu kolektif çalışma büyük yankı uyandırdı. 1927’de Paris’teki bir gösterimde film, inanılmaz bir ilgiyle karşılandı. Sovyet sinemasının en büyük başarısı olarak kabul edildi.

(“Ana” filminin) gösteriminde “Comédie des Champs-Élysées” tiyatrosundaydım… Ardı arkası gelmeyen alkışlarla karşılandı. Bu filmde bana en çok, kahramanın psikolojik evrimi ve onun devrim bilinci dokundu. Pudovkin ve Zarhi beni bir insanın “tek ve bölünmez”, “beyaz ya da siyah” olmadığına ikna etti.

George Sadoul, Fransız gazeteci ve sinema yazarı / l’Histoire générale du cinéma (Evrensel Sinema Tarihi) kitabından
"Ana" filmi (1926)

1958’de Brüksel Dünya Fuarı’nda “Ana”, tüm zamanların en iyi altı filminden biri seçildi. Yine aynı fuarda yapılan bir ankete göre Pudovkin, sinema tarihinin en iyi on yönetmeni arasında yerini aldı. Pudovkin, Anatoli Golovnya, Nathan Zarhi, üçlemenin ikinci filmi “Petersburg’un Sonu” için de beraber çalıştılar. Ancak üçüncü film “Asya Üzerindeki Fırtına” ya gelindiğinde Zarhi, çeşitli sebeplerden dolayı senaryo üzerinde çalışmayı reddetti ve harika bir ittifak bozulmuş oldu. 1938’de de Zarhi, hayatını kaybetti.

Афиши фильми “Конец Санкт-Петербурга” (1927) и “Потомок Чингис-хана” (1928)
“Peterburg’un Sonu” (1927) ve “Cengiz Han’ın Soyu” (1928) film afişleri

“Ancak Sadece Birimiz Dahi”

Burada Sovyet sinema tarihinin en iyi filmlerinden olan “Ana” ve “Potempkin Zırhlısı” hakkında ve tabii Pudovkin ve Ayzenştayn hakkında da bir başlığa yer vermek gerektiği düşüncesindeyim. Ayzenştayn ve Pudovkin birbirlerinin çağdaşı yönetmenler olmalarının yanı sıra aynı zamanda iki iyi arkadaşlardır. Ancak sinemada kurgu açısından aralarında görüş ayrılığı mevcuttur. Ayzenştayn için kurgunun temeli çatışmadır, Pudovkin ise kurgunun birbirini tamamlayan parçalar olduğu görüşündedir. Ayzenştayn, konusunu toplumsal kolektif ruh üzerinden seçerken Pudovkin, bireysel karakterler üzerinden ilerlemiştir. Bu farkın en net görüldüğü iki film “Ana” ve “Potempkin Zırhlısı”dır. Şklovski’ye göre “Ana” filmi, sinemada “şiir” ve “nesir”in bir arada bulunduğu “sentor” olarak tanımlanmıştır. İki büyük yönetmenin de sinemayla ilgili görüş ayrılıkları arkadaşlıklarını etkilememiş, hayatları boyunca da birbirlerinden beslenmişlerdir. Zaman zaman Ayzenştayn’ın filmlerinde rol alan Pudovkin, 1937’de Ayzenştayn’ın “Bejin Çayırı” filmi reddedildiğinde ve yönetmen yasaklanmak istediği dönemde onun için şu sözleri sarf etmiştir: “Çoğumuz sinema işinde bilirkişiyiz, ancak sadece birimiz dahi ve bu da Ayzenştayn.”

Sol başta hafif oturmuş olan Pudovkin, ortada koltuğunun altında çantasıyla oturan Ayzenştayn, sağ başta oturan Dovjenko.

Ödüller ve Son Yıllar

Yönetmen, sinema kariyeri boyunca yeni araçlar aradı ve yeni yöntemler denedi. Bir süre çeşitli sağlık sebepleriyle sinemadan uzak kaldıysa da 1930’ların sonuna doğru tekrar sinemaya döndü. 1932’de çektiği film başarısızlıkla sonuçlandı ve bu kadar başarı göstermiş bir yönetmenin başarısızlığı eleştirmenlerce pek de yumuşak karşılanmadı. 1933’te ilk sesli filmi olan “Asker Kaçağı (Дезертир)”nı çekti. 1935’te Lenin Nişanı’na layık görülen yönetmen, aynı yıl yapılan bir toplantıda Gorki’yle bir araya geldi.

Mavi okla belirttiğim Maksim Gorki, kırmızı okla belirttiğim Vsevelod Pudovkin.

Tekrar sağlık problemleri yaşadığı bir süreç başladı ve bir süre daha sinemadan uzak kaldı. 1938’ de “Zafer (Победа)” filmini çekmesinin ardından Mosfilm’de tarihi karakterleri işlediği bir dizi film çekimine başladı. 1939’da çektiği “Minin ve Pojarski (Минин и Пожарский)” ve 1940’ta çektiği “Suvorov (Суворов)” yönetmene Stalin Ödülü’nü getirdi.
1942’de Brecht’in “III. Reich’in Korku ve Sefaleti” oyunundan uyarladığı “Katiller Yola Çıkıyor (Убийцы выходят на дорогу)” filmi sansürlendi ve filmin gösterilmesi yasaklandı.
Büyük Anayurt Savaşı sırasında “Mosfilm” ve “Lenfilm” ekipleriyle Almatı’ya tahliye edilen yönetmen burada da birçok film çekti. Savaştan sonra Pudovkin, Sivastopol savunma kahramanı Amiral Pavel Nakhimov hakkında bir film üzerine çalıştı. Filmin ilk versiyonu Stalin tarafından eleştirildi ve senaryoyu düzeltmesi, gerekli sahneleri tamamlaması için yönetmene altı ay süre verildi.
“Amiral Nakhimov (Адмирал Нахимов)”un son versiyonu Sovyetler Birliği ve yurt dışında takdir edildi. Ülkesinde yine Stalin ödülü ve ikinci bir Lenin nişanı kazanan yönetmen Venedik Uluslararası Film Festivali’nde de “En İyi Kitle Sahneleri” ödülünü kazandı.

“Beynin Mekaniği” filminden sonra ilk kez bilim konusuna dönen Pudovkin, 1950 yılında ilk renkli filmi olan “Jukovski (Жуковский)”yi çekti. Bu film ona üçüncü Stalin Ödülü’nü kazandırdı. Yönetmenin son çalışması 1952’de çektiği “Vasili Bortnikov’un Dönüşü (Возвращение Василия Бортникова)” oldu. 1953’ün haziran ayında, Riga yakınlarında, geçirdiği kalp krizi sonrasında hayata gözlerini yumdu.

"Jukovski" filmi (1950)

Son yıllarında dünyayı çok gezdi, farklı bilim dallarından kitaplarla büyük bir kütüphane oluşturdu. Yönetmenlik, senaristlik ve oyunculuk dışında aynı zamanda bir eğitimci, kuramcı, gazeteci olan Sovyet Barışı Koruma Komitese üyesi Pudovkin, 1950 itibariyle VGIK’te profesör olarak görev aldı.

Gençliğinin erken dönemlerinde sinemayı küçümseyen ve tiyatronun bir parodisi olarak gören yönetmen, sinema için “Şimdiye kadar yaratılan sanatların tümünü içinde barındırıyor.” sözleriyle eski düşüncelerinin tam zıttı bir yerde olduğunu belirtti.

Aktör ve film yapımcısı Evan Richards, çağdaş filmlerden örnekler ve ayrıntılı açıklamalarla hazırladığı video çalışması “Pudovkin’in 5 Düzenleme Tekniği” 2013’te vimeo üzerinden paylaşmıştı. Sinemaseverlerin beğeneceği bir çalışma olduğu düşüncesindeyim. İyi seyirler.

Vsevelod Pudovkin Kaynakça

  • Film-Philosophy, 11.3 – Vsevolod Pudovkin: Selected Essays – Giuliano Vivaldi, December 2007
  • Sinemanın Temel İlkeleri, V. I. Pudovkin / Nijat Özön – Bilgi Yayınları, Haziran 1966
  • Stanley Kubrick, Director by Alexander Walker – W. W. Norton & Company New York . London
  • Rusça – Türkçe Sözlük, Vedat Gültek (Bilim ve Sanat Yayınları, 2004)
  • История советского кино 1917-1967 В четырех томах. Том 1. 1969 (Sovyet Sinema Tarihi 1917-1967 Dört ciltte. Cilt 1. 1969)
  • Пудовкин В.И. – Собрание сочинений в 3 томах – 1974-1976 / Пудовкин В.И. – Том 2 -1975 (Pudovkin V.I. – 3 Ciltte Bütün Eserleri – 1974-1976 / Pudovkin V.I. – Cilt 2 – 1975)
  • https://cinephiliabeyond.org/best-education-film-make-one-advise-neophyte-director-try-make-film-three-minute-short-will-teach-lot/
  • https://chapaev.media/articles/3480
  • https://csdfmuseum.ru/
  • https://dic.academic.ru/
  • https://filmschoolthrucommentaries.wordpress.com/2013/01/06/pudovkin-and-real-life/
  • https://tvkinoradio.ru/article/article16096-kratkaya-istoriya-otechestvennogo-kino-ot-1896-do-1953
  • https://ru.wikipedia.org/
  • https://www.culture.ru/persons/1474/vsevolod-pudovkin
  • https://www.gazeta.ru/culture/2018/02/27/a_11664823.shtml

1 YORUM

  1. Merve yine olağanüstü titiz çalışmış, Pudovkin’i ve dönem sanatını çok detaylı anlatmış.
    Teşekkür ediyorum. Büyük bir keyifle okudum.

BİR CEVAP BIRAK

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen adınızı yazın