La Belle Epoque Film Eleştirisi

Yazan: Batuhan Erdoğan

Yeni Baştan (La Belle Epoque) içimizi ısıtan bir romantik komedi olmasının yanında türünün özgün örneklerinden biri olarak karşımızda.Prömiyerini 72. Cannes Film Festivali’nde gerçekleştiren filmin
yönetmenliğini ve senaristliğini tiyatroyla da oldukça ilgilenen, komedyen Nicolas Bedos üstleniyor. Filmin oyuncu kadrosunda Daniel Auteuil, Fanny Ardant, Guillaume Canet, Doria Tillier ve Pierre Arditi gibi güçlü isimler var.

Hepsinden önce filmin konusuna değinelim. Günümüz gelişmelerine vegiderek dijitalleşen hayat tarzına pek ayak uyduramayan, yaşı geçkin Victor, eşiyle bir süredir ciddi sorunlar yaşamaktadır ve nihayetinde
eşinden ayrılmak zorunda kalır. Bunun ardından Victor ayrıldığı eşiyle yeniden tanışma fırsatını bu işi yapan özel bir şirket sayesinde yakalar. Şirket tarihçilerle, kostümcülerle ve profesyonel bir set ekibiyle birlikte
çalışıp her müşteri için özel bir set hazırlayarak geçmişteki istenen günlere geri dönmeyi vaat eder. Hayatının aşkıyla tekrar karşılaşma ve bir şekilde o günleri yeniden yaşama fikri Victor’u umutsuzluğun ellerinden kurtarır. Victor neredeyse tüm mal varlığını oğlunun da desteğiyle bu şirkete verir ve hem yeni hem de tanıdık olmayı başarabilen bir maceraya atılır.

Zamanda geriye dönebilmek birçok filmin konusunu oluşturan ilgi çekici bir fenomen. Bu konu cezbediciliğinin yanında kurmacaya geniş olanaklar yaratıyor. Hatta bu olanaklar bazen yapımın önüne geçip yönetmenin
kolaya kaçmasına ve seyirciye sadece oyalanacak birşeyler vermesine neden olabiliyor. Yeni Baştan (La Belle Epoque) ise bu konuyu daha tatlı ve gerçekçi bir formda işlemeyi tercih etmiş. Bu tercih, filmin kendi evreninde tutarlı, ayakları yere basan bir yapım olmasını sağlamış.

La Belle Epoque

Yapıma daha yakından bakarsak filmin omurgasını oluşturan, hayatının en unutulmaz anlarına geri dönme deneyimi ve bunun bir simülasyon şeklinde olması oldukça yaratıcı bir şekilde yazılmış ve kurgulanmış.
Zamanla oynamanın getirdiği geniş olanaklar ve gerçek-kurmaca döngüsü başarılı bir şekilde kullanılmış. Bunlardan bağımsız olarak bu yapay deneyim ne kadar sahte olursa olsun Victor’un bu deneyime tutunmak
istemesi farklı duygular hissettiren, güçlü bir dram ögesi. Buna karşın insanın inanmak istediği şeylere karşı ne kadar tavizkar olabileceği ve kendini yeniden gerçekleştirmesini sağlayan bir tutkuya ne kadar
kapılabileceği daha çarpıcı bir şekilde gösterilebilirdi. Filmde Victor’un gençliğine kavuşmak için kolayca telafi ettiği maddi zararlar dışında pek bir şey yaptığını göremiyoruz. Yönetmen komedi dram dengesini
sağlayabilmek için bir yandan da iyi bir fırsatı kaçırmış.

Sonraları zaman oyunlarına devam eden film aynı anda aşkın birçok halini işliyor. Aynı sahnede bir ilişkinin neredeyse her evresini görebiliyoruz. İlk öpüşme, kavgalar ve ayrılık. Bu evrelerin tıpkı zamanları gibi karakterleri de farklı olarak veriliyor. İç içe olan kurgu setlerin de yardımıyla şiirsel bir tat bırakıyor. Bunun yanında diğer müşteriler için oluşturulan setleri görüyor olmamız gerçekçiliği arttıran unsurlardan. Farklı müşterilerin tercih ettikleri dönemler ve bu setler için yazılmış hikayeler bazen yüzeysel ve klişe kalmış olsa da kendini izlettirmeyi başaran sahnelerden oluşuyor. Film bu yönleriyle gerçeklik konusunda ısrarcı bir yapıya sahip. Hikayeyi ayrılığa ve zaman mimarlığına getiren olaylar biraz üstünkörü kalmış.

Film ana hatlarıyla karakterlerini eski-yeni, genç-yaşlı, duygusal-umursamaz gibi kavramlar üzerine kurmuş. Bunu abartıp karikatürize kaçtığı noktalar var. Film bu kavramlara dair net söylemleri barındırmamasının yanında bazı yerlerde çatışmaları kör göze parmak şeklinde vermiş. Marianne karakteri Victor’a göre zayıf ve bu durum senaryo ilerlesin diye bu şekilde davrandığını düşündürüyor. Gençlik tutkusu ve monoton hayatından sıkılmışlığı daha güçlü verilebilirdi. Yönetmenin atlamayı tercih ettiği bu detaylar karakter inşasını zayıflatan bir etken olmuş. Buna karşın daha oturaklı yazılan Victor karakterinin karikatüristlik geçmişi ve kendine göre haklı bunalımları karakterin hikayesine biraz daha ruh katmış. Victor’un geçmişe olan özlemi, çocuksu bir duyguyla işlenmiş.

La Belle Epoque

Daha genç olan çiftimize gelirsek temel çatışmaları belki de yaşlı çiftimizin gençliğini resmeden, tahmin edilebilir bir yapıya sahip. İlişkide otorite ve ilgi dengesizliği gündelik hayatta daha sık karşılaştığımız ayna niteliğindeki bir sorun. Bu anlamda hastalıklı bir ilişkinin insanları nasıl yıprattığını görüyoruz. Ayrıca Margot karakteri çok iyi oynanmış ve hissiyatını başarılı bir şekilde geçiriyor.

Türünün ve bağımsız sinemanın yüksek prodüksiyonlu örneklerinden biri olan Yeni Baştan (La Belle Epoque), tamamına baktığımızda sıcacık bir film olmayı başarmış. Ancak bazı yerlerde hissettirmeye oynayan ve duygu mühendisliğine başvuran yapaylığını da üzerinden atamamış. Yönetmenin tiyatrocu kimliği filmin üzerine bolca yansımış. Bu yönüyle bir yandan tiyatro oyunu izliyormuş hissi veren birçok sekans var. Son olarak, ben güzel şeyler hissettireceğim diyen sahnelere izin verirseniz filmle mutlu ayrılabilirsiniz.

Bunlar da ilginizi çekebilir

1 yorum

Mahitab 10 Mayıs 2021 - 02:44

Bence artık profesyonel film yorumcusu olma zamanı gelmiş bile.Tebrikler başarili yorumunuz için.İzlemek vacip oldu 😊

Cevapla

Yorum Bırakın