Ana sayfa Sinema Film Eleştirileri Kelebeğin Kısa Hayatı, Uzun Yolculuğu | Kelebekler Film Eleştirisi

Kelebeğin Kısa Hayatı, Uzun Yolculuğu | Kelebekler Film Eleştirisi

Kelebekler

No: 4 Kelebek Dönemi

Tolga Karaçelik’in Gişe Memuru (2010) Sarmaşık (2015) filmlerinden sonra çektiği son filmi olan Kelebekler (2018) filmi 34. Sundance Film Festivalinde, Dünya Sineması Bölümünde, Büyük Jüri Ödülü aldı. Ayrıca film Toronto Film Festivalinde de yarışmıştır. Buradaki önemli husus Kelebekler filminin, bu iki büyük festivalde yarışmasından ziyade dünya prömiyeri yapmamış bir film olarak bu iki büyük festivalde yarışmış olmasıdır. Kelebekler filmi son dönem Türk sinemasının en çok ses getiren Bağımsız Sinema filmi örneklerinden biridir. Kelebekler filmi bu başarısını gerek aldığı ödüllerle gerek izleyici nezdinde aldığı övgülerle ispatlamıştır.

No: 1 Yumurta Dönemi

Ölmek üzere olan baba en büyük oğlunu (Cemal) arar ve ondan diğer iki kardeşlerini de alıp yanına gelmesini ister. Bu isteğin üzerine Cemal, ortanca kardeş Kenan’ı ve en küçük kardeş Suzan’ı ikna eder ve babalarının köyüne bir şekilde varır bu üç kardeş. Ancak zamansal tutarsızlık bu üç kardeşin babalarını son kez sağ halde görmelerini engellemiştir. Cemal, (Tolga Tekin) Kenan, (Bartu Küçükçağlayan) Suzan (Tuğçe Altuğ) babalarının köyüne geldiklerinde artık annesizliğin yanında birde babasızdırlar. Açılışı oldukça dramatik olan film yer yer melodramı andırın sekanslarla devam eder, film bazense kara mizah türünde bir havaya bürünür. Kelebekler filmi bu türsel geçişleri o kadar hızlı ancak bir o kadarda benzersiz şekilde filmde işler ki, izleyicide, adeta duygu travmaları yaratır.

No: 2 Tırtıl Dönemi

Cemal en büyük abi Almanya’da yaşayan bir astronottur. Ancak işleri pek yolunda gitmemektedir. Çünkü henüz uzaya gidememiştir. Bu durumu protesto etmek için türlü komik girişimleri filmin başında Cemal’i epey sevimli halde görmemizi sağlamıştır. Filmin ilerleyen ve son bölümlerine doğru aslında Cemal’in ne o kadar sevimli nede o kadar güçlü biri olmadığını anlarız. Ortanca kardeş Kenan ise İstanbul hayatı içinde seslendirme sanatçısı olarak hayatını idame ettirmektedir. Ancak ne var ki Kenan’nın iş hayatındaki başarısı film boyunca sürekli sorgulanır, özellikle abisi Cemal tarafından. En küçük kardeş olan Suzan anaokulu öğretmenidir. Ve son zamanlarda eşi ile ilgili ciddi problemler yaşamaktadır.

Bu üç kardeş, hayatlarının en kritik ve en zorlu dönemlerinde, zamanında evlatlarına arkasını dönmüş bir baba için tekrar bir araya gelirler. Bu üç kardeşin bir araya gelişi hem babaları özelinde bir sorgulama yapmalarını; hem de kendi hayatları adına episodik bir sorgulama yapmalarını sağlar. Filmin asıl kritik çözüm arayışı ise annelerinin trajik intiharıdır. Ve annelerinin ardında bıraktığı kelebekler masalıdır. Cemal ve Kenan çocukken, Suzan ise henüz bebekken yaşanan bu trajik olay filmin gösterilmeyen asıl temellerini oluşturur.

Filmde Cemal, Kenan ve Suzan karakterleri tanıtıldıktan ve bir araya gelmelerinden sonra bu üçlü, uzun bir yolculuğa başlarlar. Rotaları sağ olarak umdukları babalarını görmektir… Bu üç kardeşin köye varışlarına kadar olan süreç tipik bir yol filmi gibidir. Ancak asıl film bu üç karakterin köye gelmeleri ile başlar. Köye geldiklerinde ilk karşılaştıkları kişi köyün muhtarıdır. (Serkan Keskin) Muhtar kendine has mizaca sahip, kavraması oldukça güç bir tiptir. Köyün sakinleri dışında filmde direkt göze çarpan ikinci karakter ise filmde yer alan imamdır. (Hasan Karsak) İmam kendi içinde ilim ve bilim sorgulayışında bulunan yer yer deist aforizmalar sunan, semantik, sıra dışı bir karakterdir.

Ve üç kardeşin babaları hakkında alacakları bilgiler ve babaları için yapmaları gerekenler imam ve muhtarın ellerindedir. Yani üç kardeşin zorlu serüvenleri daha devam edecektir. Ayrıca bu üç kardeşin aynı zamanda köy ahalisin bir sınavı daha vardır; patlayan tavuklar. Kısa bir zaman önce köyün yakınlarında bir kamyon devrilmiştir. Etrafa saçılan barutları ise tahıl diye tavuklar yemiştir. Ve bu tavuklar artık köyde olur olmadık yerde bir anda patlıyorlardır. Bu gerçek dışı olay, yönetmen tarafında ustaca kullanılarak filmde, dram-komedi, komedi-dram geçişleri sağlanmıştır. Kardeşler arasında ara ara yükselen gerilim, köy içinde çözüm arayan birçok konu ve ayrıca bir de ortada cenaze vardır.

No: 3 Krizalit Dönemi (Pupa)

Babalarının ölüm haberini almalarının üzerine üç kardeş kısa bir zaman sonra babalarının vasiyeti ile karşılaşırlar. Babalarının çocuklarından iki talebi vardır. Kelebekler öldüğünde defnedilmek. Ve çocukların kör çoban ile görüşmesidir. Kelebekler filminin isim kaynağı olan kelebeklerin ölümü imgelemi patlayan tavuklar gibi gerçek dışı bir metafordur. Yine bu üç kardeş sonunda yine ortak bir noktada birleşirler ve babaların vasiyetlerini gerçekleştirmek için çabalarlar. Cenaze düzenlenir tüm ahali toplanır ve arttık tek beklenen kelebeklerdir. Beklenmeyen şey ise Cemal’in astronot kıyafetleri ile cenazeye katılmasıdır. Bu Cemal tarafından sergilenen davranışın manası, babası gözünde geldiği konumu ve gücünü göstermek olarak okunabilir.

Tam bu sırada yani cenaze sırasında imamda beklenmedik dini sorgulamaya başlar, artık hüzünlü bir cenaze sahnesi yerine trajik komik bir sahne izlemeye başlarız. Artık cenaze sahnesinin sonuna doğru, cenazede üç kardeş ve babalarının naaşı öylece kalakalmışlardır. Derken bir aile tartışması daha başlar, kıyan kıyana… Tüm bu tartışmayı nihayetlendiren olay ise kelebeklerin ölümüdür. Bu sahne adeta annelerinin ardında bıraktığı masalın gerçekleşmiş halidir. Babalarının naaşı kelebeklerle örtülü hale gelmiştir. Tıpkı masalda olduğu gibi…

Üç kardeş son kez bir araya gelirler, babalarının son vasiyetlerini gerçekleştirmek için. Üç kardeşin amacı kör çobanı bulmaktır. Ancak buldukları kör çoban ve sözleri yani filminde son sözleri en başından beri söylediğimiz gibi bizi bir anda bambaşka bir duygu durumuna sürükler.

Terapi Filmi Kelebek

Kelebekler filmi pek çok sahne ve diyalog açısından yönetmenin diğer iki filmi arasında paralellikler gösterir. Yönetmenin ilk filmi olan Gişe Memuru’nda bir yolcunun amansız yere sorduğu köy, Kelebekler filminin geçtiği köy yani o meşhur Hasanlar köyüdür. Hatta Kelebekler filminin motel bulma sahnesinde Cemal birine adres sorar, Hasanlar köyüne nasıl gidilir diye. Cemal’in soru sorduğu kişi Gişe Memuru filmdeki ana karakterdir. Ve Gişe Memuru aynı filmde olduğu gibi susar ve arkasını döner gider.

Gişe Memuru ve Kelebekler filmi arasında diğer büyük bağlantı ise kaybedilmiş bir anne ve anlaması güç bir babanın çırpınışlarıdır. Yine bu baba karakteri yönetmenin ikinci filmi Sarmaşık filminde, gemi kaptanı olarak kendini net bir şekilde gösterir. Üç filmde de gerçekten uzak imgelemler yönetmenin adeta bir imzası haline gelmiştir. Gişe Memuru filminde bahsedilen meteor ve gökyüzünden düşen araba, Sarmaşık filmindeki salyangoz istilası ve bir anda yükselen sarmaşıklar gibi Kelebekler filminin taşıdığı yönetmen imzaları ise ölen kelebek sürüleri ve patlayan tavuklardır.

BİR CEVAP BIRAK

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen adınızı yazın