İşlevsiz Aileleri Anlatan 10 Bağımsız Film

Yazan: Gökçe Erdoğan

Ailevi ilişkiler pek çok farklı açılardan incelenerek filmlere konu olmuştur. Aileler arası sıcak bağları anlatan filmler kadar karmaşık bağları anlatan filmler de yapılmıştır ve yapılmaktadır. Her biri birbirinden farklı olan bu karmaşık, dağınık ve işlevsiz ailelerin o duruma gelmelerinin altında yatan sebepler de her filmde farklıdır. Bazı filmlerde her şeye rağmen bir arada kalan aileler bazılarında ise zaman zaman dağılmayı seçerler. Tolstoy’un Anna Karenina kitabında yazdığı gibi “Bütün mutlu aileler birbirine benzer, her mutsuz aileninse kendine özgü bir mutsuzluğu vardır.” Bu listedeki filmlerdeki ailelerinin de kendilerine özgü mutsuzlukları ve sorunları var.

Festen (The Celebration)

1998 yapımı Festen, Dogme 95 akımının kurucularından Thomas Vinterberg’in yönettiği bir Danimarka filmi. Çekilen filmlere dışarıdan herhangi dekor getirilmemesi, ışıklandırma ve özel efektlerin kullanılmaması akımın bazı kurallarından. Film, ailenin babasının altmışıncı doğum günü partisinde geçiyor. Ailenin en büyük oğlu Christian yaptığı konuşmada yakın zamanda intihar eden ikizinden bahsediyor ve babasına yönelik suçlamalarda bulunuyor. İlk başlarda kimse Christian’ın konuşmasına inanmazken film onun sürekli dediklerinin arkasında durmasıyla ve insanların fikirlerini değiştirmesiyle ilerliyor. Dogme 95 akımının da etkileriyle filmin karışık ve rahatsız edici hikayesi daha da karışık ve sinir bozucu bir hal alıyor.

Kynodontas (Dogtooth)

Yunan Tuhaf Dalga’sı akımından Yorgos Lanthimos’un filmi Dogtooth, çocuklarını dışarıdaki dünyadan uzak tutmaya çalışan ve bunun için fazlasıyla çaba sarf eden bir anne ve babayı, ve onların çocuklarını anlatıyor. Aile, çocuklarına ancak köpek dişleri düştüğünde evden ayrılabileceklerini söylüyor. Dışarıdaki dünyadan bir şey gördüklerinde de bunlara uygun yalanlara uyduruyorlar. Yaşları büyüdükçe aile çocuklarının bazı deneyimleri edinmesi için çeşitli ayarlamalar yapıyor. Ancak bu, büyük kızlarının film CD’lerine ulaşmasına ve oradan dışarıdaki dünyayı görmesine yol açıyor. 2010’da Yabancı Dilde En İyi Film kategorisinde Oscar’a aday olan film, genel olarak biraz rahatsız edici bir izleme deneyimi sunuyor.

Little Miss Sunshine

Kadrosunda Steve Carrell, Toni Collette ve Paul Dano gibi isimleri bulunduran Little Miss Sunshine aynı zamanda bir yol filmi. Evin küçük kızı Olive bir çocuk güzellik yarışmasına katılma hakkı kazandığına dair bir telefon alıyor. Böylece, evin annesi ve babası, Olive’i yarışmaya hazırlayan dedesi, sessizlik yemini etmiş abisi ve yakın zamanda intihar etmeye çalışmış amcası sarı bir minibüse doluşuyorlar. Yolculuk boyunca hem pek çok teknik sorun yaşıyorlar hem de aralarındaki gerilimler giderek kötüleşiyor. Ancak bir şekilde yarışmaya varmayı başarıyorlar. Öncesinde birbirlerinden çok ayrı hayatlar yaşayan aile filmin sonunda küçük bir bağ kurmayı başarıyorlar.

The Meyerowitz Stories

Noah Baumbach’ın yazıp yönettiği The Meyerowitz Stories, bir ailedeki üç kardeşin babalarıyla ve kendi aralarında olan ilişkilerine odaklanıyor. Oyuncuları arasında Dustin Hoffman, Adam Sandler, Ben Stiller gibi isimleri barındıran film isminden de belli olduğu gibi çeşitli hikaye başlıkları üzerinden bölünerek anlatılıyor. İlk başta eşinden yeni ayrılan ve kızı üniversiteye gidecek Danny babasını ziyaret ediyor. Daha sonra Matthew babası ile onu evini satmaya ikna etmek için konuşuyor. Bu sırada babaları artık eskide kalan başarılı heykelcilik kariyerinin bittiğini kabullenmekte zorlanıyor. Film boyunca kardeşler birbirlerine daha da yakınlaşırken babalarından belki daha da uzaklaşmaları gerektiğini fark ediyorlar.

The Royal Tenenbaums

Wes Anderson’ın 2001 yapımı filmi The Royal Tenenbaums oyuncuları arasında tanınmış kişileri barındırıyor. Royal Tennenbaum’un yıllar önce ayrıldığı eşini yeniden kazanmak için hasta olduğu yalanını söylemesiyle bütün aile küçüklük evlerinde toplanıyor. Çocukken çeşitli yetenekleri olan ancak şu an başarısız olan üç kardeşin hayatlarındaki problemleri ve sorunlu ilişkileriyse ortaya çıkmaya başlıyor. Kardeşlerden eski tenisçi olan Richie evlatlık olan kardeşi Margot’yu çocukluklarından beri seviyor ve diğer kardeş Cash çocuklarına karşı aşırı korumacı davranıyor. Kardeşlerin çocukluklarından gelen ve anne babalarıyla olan problemlerini de inceleyen film bunu Wes Anderson’a özgün bir tarz ile yapıyor.

Kelebekler

Kelebekler

Uzun süredir görüşmeyen üç kardeşin babalarının isteği üzerine babalarının köylerine doğru yaptıkları yolculuğu anlatan Kelebekler listedeki bir diğer yol filmi. Tolga Karaçelik’in yazıp yönettiği film, Sundance Film Festivali’nde kazandığı ödülden sonra çokça konuşulmuştu. Absürt komedi ve kara komedi arasında gidip gelen Kelebekler, kardeşlerin hem babalarına karşı hisleriyle yüzleşmelerini hem de kendi aralarındaki ilişkinin gelişme sürecini gösteriyor. Kardeşler, yıllardır görüşmemiş olmalarının bir sonucu olarak birbirlerini tanımıyorlar ve biraz da bu yüzden yol boyunca çeşitli maceralar yaşıyorlar. Köye vardıklarında öğrendikleri gerçekle birlikte geçmişten içlerinde kalan bazı şeyler de ortaya çıkıyor.

Sorry We Missed You

Ünlü yönetmen Ken Loach’un 2019 yapımı filmi Sorry We Missed You, geçinmekte zorlanan bir İngiliz ailesine odaklanıyor. Bir kargo elemanı olarak çalışmaya başlayan Ricky’nin yaşadığı zorluklar ve siparişleri yetiştirmek konusunda yaşadığı stres aile içinde gerginliklere neden oluyor. Hastabakıcılık yapan Abbie ise Ricky’nin yeni işine başlamasıyla kendi düzeninde yaşanan değişiklikler sebebiyle zorlanıyor. Bir yandan da oğullarının başını belaya sokması evin içinde zaten para ve iş yüzünden yaşanan kavgaların artmasına sebep oluyor. Olaylar iş konusundaki sıkıntıların ve aile içi sıkıntıların üst üste gelip kötüleşmesiyle devam ediyor. Aslında film, ekonomik durumun ve çalışma sisteminin bir aileyi nasıl etkilediğini de göstermiş oluyor.

Wildlife

Paul Dano’nun ilk yönetmenlik denemesi olan Wildlife, kadrosunda Carey Mulligan ve Jake Gyllenhaal’u bulunduruyor. Film, 1960’larda geçiyor ve çekirdek bir ailenin iş sıkıntılarını, anlaşmazlıklarını, ve bunların evin çocuğunu nasıl etkilediğini anlatıyor. İşinden kovulan Jerry, uzun bir süre iş aramadıktan sonra gönüllü itfaiyeci olarak çalışmaya karar veriyor. Jeannette ise bu karara sinirleniyor çünkü iş, hem az kazandırıyor hem de Jerry’nin aylarca evden uzak kalmasını gerektiriyor. Jerry gittikten sonra Jeannette yeni biriyle tanışıyor ve kendine daha farklı bir hayat kurgulamaya başlıyor. Oğlları Joe ise, annesi ve babasının ayrı ayrı dertlerini dinliyor ve sürekli iki tarafa çekiliyor.

It’s Only The End of the World

Xavier Dolan’ın Fransız oyun yazarı Jean-Luc Lagarce’ın aynı adlı oyunundan uyarladığı film, ölümcül bir hastalığa yakalanan Louis’in yıllardır görmediği ailesine olan ziyaretini anlatıyor. Küçük kız kardeşi Louis’i pek hatırlamıyordur ve Louis ağabeyinin eşi ile hiç tanışmamıştır. Bütün bu uzaklık ve soğukluktan ötürü birlikte geçirdikleri günün ortamı sürekli geriliyor ve rahatsız bir hal alıyor. Özellikle ağabeyi Antoine, Louis’e fazlasıyla sinirleniyor çünkü Louis’in ailelerine, Antoine’ın hayatına ve çocuklarına ilgisiz olduğunu düşünüyor. Bu sinir giderek artıyor ve günün sonu çok da güzel bitmiyor. Filmin oyuncuları arasında ise Vincent Cassel, Morian Cotillard ve Léa Seydoux bulunuyor.

Secrets & Lies

Mike Leigh’in 1996 yapımı filmi Secrets & Lies Londra’da yaşayan Hortense’nin biyolojik ailesini bulma çabasını ve biyolojik annesinin de kendi ailesi ile olan karışık ilişkilerini anlatıyor. Hortense’nin biyolojik annesi Cynthia’nın hem kızıyla sürekli gergin bir ilişkisi var hem de erkek kardeşi Maurice ve onun eşi Monica ile. Birbirlerinden hiç haz etmeyen Monica ve Cynthia’nın ilişkisi film boyunca daha da kötüleşerek patlama noktasına geliyor. Cynthia’nın hayatına Hortense’nin girmesiyle kızı Roxanne ile olan ilişkisi de daha fazla çıkmaza giriyor. Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye ödülü kazanan film aile içindeki bütün ilişkilerde bir işlevsizlik barındırıyor.

Bunlar da ilginizi çekebilir

Yorum Bırakın