Hatırlamak, Yüzleşmek ve Aile Olmak Üzerine: The Meyerowitz Stories

Yazan: Eylül Başkaya

Prolog

Anlatılan hikaye şekil değiştiredursun, Noah Baumbach sinemasının sacayağı olan karşıtlıklar yönetmenin her filminde kendini tekrarlıyor: ölüm ve yaşam, sevgi ve nefret, geçmiş ve gelecek, New York ve Los Angeles. Yönetmenin 2017 yapımı aile draması The Meyerowitz Stories (New and Selected) de tüm bu ikilikler üzerinden bir yüzleşme hikayesi anlatıyor: eski bir heykeltıraş olan Harold Meyerowitz’in ani rahatsızlığı ardından, her biri ihmalkar ve huysuz babalarıyla bir başka şeyin kavgasını veren üç kardeş yıllar sonra bir araya geliyor. Film, adının da gönderme yaptığı gibi bir öykü kitabıymışçasına episotlara ayrılarak anlatılıyor. Açılış sekansının hemen öncesinde karşımıza gelen ekranda “Danny” yazısı beliriyor ve The Meyerowitz Stories kardeşlerden en büyüğünün perspektifinden açılıyor.

The Meyerowitz Stories

I. Danny

Danny Meyerowitz park etmeye çalışıyordu.

Film, kendi temposunun üzerinde bir ritimle, panikle yüklü bir sahneyle ve Danny ve babası arasındaki duygusal mesafeyi alışılmadık şekilde aynalayarak başlıyor: Danny bir yandan kızını dinlerken diğer yandan babasının evinin olduğu sokakta arabasının sığacağı bir park yeri bulmaya uğraşıyor. Danny ellilerinde, kızı Eliza doğduğunda çalışmayı bırakmış ve eşiyle ayrılmak üzere olan eski bir müzisyen. Gençliğinde çaldığı ve bir süre özel ders verdiği piyanoya çoktandır veda etmiş; boşanmanın ardından kalacak yeri olmayacağı için bir süre babası ve onun dördüncü eşi Maureen ile yaşamak zorunda.

Babası Harold Meyerowitz, bir türlü parlayamamış olmasının sancılarını ve unutulmaya yüz tutmanın endişesini taşıyan eski bir heykeltıraş. Danny ve Eliza’nın ziyaretleri ardından akşam yemeklerinde her ailenin gündemi olan belli başlı şeyler, Maureen’in pişmemiş köpek balığı çorbası eşliğinde tartışılıyor: Eliza’nın eskiden Harold’un ders verdiği güzel sanatlar üniversitesine başlaması, Danny’nin yeni bir eve çıkacak parayı bulma sıkıntısı ve uzun süredir görüşmedikleri kardeşleri Matthew’un yakın zamanda Los Angeles’tan dönüyor oluşu.

The Meyerowitz Stories

Yemeğin ardından Danny, kızı ile birlikte dokuz yıl önce besteledikleri bir parçayı piyanoda çalıp söylüyor. Film boyunca anlaşılıyor ki kızıyla olan sıkı iletişiminin motivasyon kaynaklarından biri kendi babası gibi ihmalkar ve mesafeli bir ebeveyn olmaya beslediği çekince ve korku. Buna karşın Eliza’nın Harold ile olan ilişkisi Danny’ninkinden epey farklı. Kendi çocukları arasından seçemediği varisinin kendisi gibi sanatçı olmayı planlayan torunu olabileceğine inanan Harold ile aşırılıktan kaçınmayan, heyecanlı bir yönetmen adayı Eliza, sanatçılara özgü yaratı tutkusunu paylaştıkları paydada birleşiyor.

İlerleyen dakikalarda anlaşılıyor ki Danny’nin büyürken babasını hayatında bulamayışından ileri gelen yoksunluk, şimdi babasının hayatında yer alamayışıyla şekil değiştirmiş. Harold yıllardır yaşadığı evini içindeki sanat eserleriyle birlikte satma kararı aldığında, ders verdiği salonda kendi ailesinden bahsettiğinde ya da bodrumdaki kolilerden ayrılacak eşyaları seçerken aklına gelen ilk isim Danny yerine ikinci evliliğinden olan oğlu Matthew oluyor. İkinci plana atılmak ve varlığını hissettirememek, Danny’nin çocukluğundan beri onu kovalayan tüm güvensizliklerini yeniden gün ışığına çıkarıyor. Bir sürenin ardından Danny, babasıyla yaşamak yerine kız kardeşinin evine taşınmayı tercih ediyor. Bu noktada kendine adanmış bölümün kapanış sahnesi, açılışa bir göndermeyle bu sefer Danny’nin sokaktan çıkışına çevriliyor; sokaktan çıkmaya çalışırken herkesten uzakta arabasının içinde Danny küçük çaplı bir öfke nöbeti geçirdiğinde bölümün başında inşa edilen gerilim kapanışta çözümleniyor.

II. Matthew

Matthew, Los Angeles’tan gece uçuşuyla yeni gelmişti.

Danny babası gibi olmaktan kaçınırken Matthew, babasının takdir etmediği özelliklerini farkında olmadan kendi hayatında yineliyor. Boşanma eşiğinde olduğu eşinden olan çocuğundan farkında olmadan uzaklaşıyor, çevresindeki herkesten daha iyi olmaya karşı önüne geçemediği bir istek besliyor. Onun babasıyla olan iletişiminin zayıf halkası, Danny’ninkinin aksine görmezden gelinmekten çok olduğundan fazlaca görülmekte yatıyor. Profilinin çizildiği bu kendine adanmış sekansta Matthew, büyürken babasında gördüğü dünyaya karşı olan öfkenin nasıl kendi öfkesine dönüştüğünden söz ediyor.

The Meyerowitz Stories’in anlatımının en güçlü kaynağı olan yüksek ritimli ve doğal diyaloglar, Matthew ve Harold arasındaki iletişimsizliği seyirciye geçirmenin de başat aracına dönüşmüş. Ev satışını konuşmak için Matthew’ın bir buçuk saatlik kısıtlı zamanında (değiştirdikleri iki diğer mekanın ardından) karar kıldıkları restoranda aralarında geçen diyalog, birbirlerini dinlemeye nasıl zahmet etmediklerini gözler önüne seriyor. Matthew yeni kurduğu şirketten bahsederken Harold The Times’ın kendisini kabul etmemesinden yakınıyor, Matthew’un telefonundan oğlunun fotoğrafını gösterdiği anda ise anlaşılıyor ki Harold ne torununu ne de Matthew’in eşini daha önce görmüş.

Danny ve Jean’in aksine Matthew, onu babasına yakınlaştıracak her şeyle arasına bir mesafe koyarak kendi güvenli alanını çiziyor. Onu babasına yakınlaştıran nokta Harold’un geç fark edilen beyin kanamasındansa yıllar sonra Danny ile olan ilişkisinde huzuru sağlayabilmesi oluyor. Meyerowitz hikayelerinin sonuna yaklaşırken Matthew, kendisi ardından isimlendirilmiş küçük bir heykelin yanında babasının katılamadığı serginin açılış konuşmasını üstleniyor. (İronik olan, Matthew isimli bu heykelcik Harold’un sandığı gibi Matthew’le değil, Danny ile birlikte yapılmış. Bunun ayırdınaysa çok sonra varılıyor). Bu açılış konuşması, Matthew’un babasıyla barışmaya doğru attığı beceriksiz bir adım; bu çabanın acemiliği de Matthew’ın gerginlikten kanayan burnu ve eliyle suratına bulaştırdığı kan izlerinden okunuyor. (Bu sahne şüphesiz akıllara bir başka Baumbach filminden bir parçayı, Marriage Story’de Charlie’nin sosyal hizmet görevlisine ideal bir baba profili çizmeye çalışırken yanlışlıkla kestiği kolu yüzünden her yerin kana bulandığı trajikomik sekansı getiriyor). Bu noktada sanki film yaptığı konuşma tamamiyle yanlış hatırlanan bir anıya dayanan Matthew’ı alaya alıyor. Asıl kırılma noktası ise konuşmanın sonunda gerçekleşiyor; yetişkin hayatının büyük bir kısmını nasıl babasıyla yarışmaya ve onu geçmeye adandığını itiraf ederken ağlamaya başlayan Matthew, içindeki zehri alışılmadık bir yoldan dışa vuruyor.

III. Jean

Bir sahnede “hiçbir zaman bu ailede ben olmanın ne demek olduğunu anlayamayacaksınız” diyor Jean kardeşlerine. O, üç erkeğin kendi aralarında hakimiyet savaşı verdikleri bu çatı altındaki tek kız çocuğu olarak yıllardan olan biteni dışarıdan izlemeye mahkum kalmış. Howard’ın ona karşı olan tavrı Danny’e olan ilgisizliğinden de öte bir kayıtsızlığa daha yakın. Filmin episotlara ayrılmış anlatımı da bunu destekleyecek şekilde Jean’e ayrı bir bölüm olarak yer vermiyor, onun hikayesi (Jeanie’s Story) başlığı altında bir parantez arasında aktarılıyor.

Jean, Baumbach’ın dağılan ailelerin çocuklarının hikayesini deştiği diğer filmleri The Squid and the Whale ve Marriage Story de düşünüldüğünde bu konumda anlatılan tek kadın karakter. Bu Baumbach’ın yarı-otobiyografik üslubunun bir kız çocuğunun perspektifini sunmak için yetersiz kalışından mı ileri geliyor (Eliza’nın da ebeveynlerinin boşanmasına herhangi bir tepki verdiğini görmüyoruz) bilinmez ama Jean için ihmal edilmiş bir çocukluk kendini erkek kardeşlerininkinden farklı bir kılıkta gösteriyor. Dışarıda bırakılışı sebebiyle babasına olan kırgınlığını erkek kardeşlerinin olduğu gibi aktif bir öfkeyle kendini göstermiyor; tarafsız bir teslimiyetle uzaktan olanları izliyor ve orada olması gerektiğine inandığı noktada Harold’un yardımına koşuyor.

Jean’ın babasının kaldığı hastanenin bahçesinde kardeşleriyle yıllar sonra paylaştığı tatsız bir anısı, günün sonunda onun arabulucu rolünü meşrulaştırır şekilde kendisine değil, başkalarına hizmet ediyor; itirafının yarattığı şok ve öfke, Danny ve Matthew’ın arasındaki gerilimi çözmek ve onları birbirine yaklaştırmak adına bir itkiye dönüşüyor. Bununla birlikte bu itiraf Jean’ın geçmişiyle barışma ihtimaline dair soru işaretleri yaratıyor ve onun ihmalkar bir ebeveynle büyüme deneyiminin bir kız çocuğu ve kız kardeş oluşundan bağımsız kalamayarak nasıl diğerlerinden farklı bir yerde konumlandığına dikkat çekiyor. *

Kapanış

Meyerowitz’in çoğu zaman kalp kırıcı öyküsünü takip etmeyi keyifli kılan şey Baumbach’ın kendini küçük detaylar üstünde gösteren anlatım üslubu. Çoğu zaman Baumbach’ın kamerası bu tanıdık hesaplaşma öyküsünü yetişkinlerin duygusal acemiliklerini tiye alan bir üslupla çerçeveliyor. Beklenmedik itiraflar, yerinde yapılamayan şakalar ve küçük öfke nöbetlerinin gülünçlükleri her defasında biraz daha belirginleşiyor. The Meyerowitz Stories’in kapanışı ise Harold’un belki varisi olabileceğine inandığı Eliza’nın bir müze arşivinde yaptığı keşif üzerinden gerçekleşiyor. Son sahnede Whitney Amerikan Sanatı Müzesi’nin arşivinde, üst üste istiflenmiş kutular arasında Eliza’nın adımlarını takip eden kamera raflardan birinin önünde duruyor. Önce Eliza’nın bakışları ekrana geliyor; sonraysa neye baktığı: üzerindeki kağıttan, bakışların hedefi olan tahta kutunun Harold’un heykellerinden birini sakladığı anlaşılıyor. Eliza’nın parmakları kağıdın yukarı kalkmış bir parçasını yavaşça kutuya yeniden yapıştırıyor ve hikaye sonlanıyor.

The Meyerowitz Stories

Böylelikle Meyerowitz Stories de Baumbach’ın diğer işlerindeki gibi kesin cevaplar ve taraflardan kaçınarak kaçınması imkansız bağların kalıcılığını vurgulayarak kapanıyor. Aynı bağlar şekil değiştirerek insanı rahatsız etmeye, merakını kurcalamaya, kimi zaman gülümsetmeye ve hatırda kalmaya devam ediyor. Günün sonunda Harold’un ortak noktalarda kesişen baba ve sanatçı kimliklerinin ikisinin de düğümleri çözülüyor: nasıl bir baba olduğuna dair sorular çocuklarının ilk defa dürüstçe konuşmaya cesaret ettiği anılarda, bir sanatçı olarak hatırlanmak ve anlaşılmaya dair derdi ise Eliza’nın arşivden çekip çıkaracağı eski eserlerinde (neredeyse) cevap buluyor.

* Bu sahnenin cinsel taciz gerçeğine nasıl dikkat çektiği ile ilgili detaylı bir yazı için Decider’ın incelemesine başvurulabilir.

Kaynakça:

The Meyerowitz Stories Shines An Unexpected, Meaningful Light On The Complexity Of Sexual Abuse
https://decider.com/2017/11/03/the-meyerowitz-stories-shines-an-unexpected-meaningful-light-on-the-complexity-of-sexual-abuse/

Bunlar da ilginizi çekebilir

Yorum Bırakın