8 Femmes: Ve Tanrı Kadını Yarattı

Yazan: Tuğçe Çalışkan

“Bir kış sabahı… Soluk bir güneş ışığı camlara akseder. Şöminede odunlar yakılmıştır. Evin bir yerinde bir saatin on kere çaldığı duyulur.”

Sözleriyle başlar Robert Thomas’ın 8 Femmes isimli oyunu. François Ozon ise her biri filmdeki kadınları temsil edecek güzeller güzeli sekiz çiçek ile açılışı yapar. Ardından bütün zıtlığı ile kış sabahını, güneşin camlardaki aksini ve şöminede yanan odunları tıpkı oyun metninde olduğu gibi gözlerimizin önüne serer. Film adından da anlaşılacağı gibi sekiz kadından oluşan bir kadroya sahiptir. Ozon 8 Kadın filminde Fransız Sineması’nın hemen hepsi tiyatro kökenli en iyi kadın oyuncularıyla çalışmıştır. Filmde her biri kendine has özelliklere sahip, kişilikleri birbirinden çok farklı ve hepsinin kendince kocaman sorunları olan kadınları tek tek işlemiştir.

Sonsuz Arayış: Fransız Yeni Dalga Sineması

8 Femmes tek bir mekanda geçmektedir. Ozon’un malikanenin derinliğini diğer odalara açılan kapılar ile sağlaması tiyatro sahnesi havasından uzaklaşmamamız açısından oldukça bilinçli bir seçimdir. Bu sinema için her ne kadar tercih edilmesi kolay, ritmi yüksek tutması zor sahne yapılarından olsa da Ozon elips düzeltmeler kullanarak gerçeklikten uzaklaşmadan tek mekanı olabildiğince değerlendirmiş diyebiliriz. Ozon 8 Femmes ile, Fransız Yeni Dalgacıların hemen hepsinde hissettiğimiz kendine ait sinema dili yaratma sancısına bizi de dahil etmiştir.

“Beş yıldır bu sütunlarda ana akım Fransız yönetmenlerin yanlış tekniklerine saldırırken söylemek istediğimiz şuydu: kamera hareketleriniz çirkin, çünkü konularınız kötü; oyuncularınız berbat oynuyor, çünkü diyaloglarınız beş para etmez; sinemayı nasıl yaratacağınızı bilmiyorsunuz, çünkü daha sinemanın ne olduğunu bilmiyorsunuz.”

Jean-Luc Godard (Cahiers du cinema, 1959)
8 Femmes

Büyük Hikayeler Ya Bir Gelenle Başlar Ya Da Gidenle

Evin büyük kızı Suzon Noel için ailesinin kışlık malikanesine gelir. Sonradan farkına varacak olsak da o sırada evde yaşayan herkes kendi çapında derin planlar içerisindedir. Aslında aynı evde yaşamaları bile başlı başına gerilim kaynağı olan bu kadınların planları pek de düşündükleri gibi ilerlemeyecektir. Suzon’un gelişiyle karakterlerimizle tek tek tanışma fırsatımız olur. Gözünü para hırsı bürümüş bir eş, damadı ile arasında hisse sorunları olan kötürüm bir kayınvalide, tüm hayatını ablası ve eniştesini kıskanarak geçirmiş, evde kalmış depresif bir kız kardeş, işe yeni başlamış genç, hırslı ve güzel hizmetçi… Henüz kafamızda bir şeyler yerine oturmamışken üst kattan büyük bir çığlık yükselir

“Madam! Mösyö Marcel yatağında sırtına saplanmış bir bıçakla ölü yatıyor. O ölmüş, her yer kana bulanmış! Korkunç.”

8 Femmes

8 Çiçek 1 Böcek: Ah! Mösyö Marcel

Evet, filmimizin tek erkek karakteri Mösyö Marcel malesef kendisiyle tanışamadan odasında ölü bulunur. Antik Yunan zamanından beri kanlı olayların, lanetlerin, tekinsiz durumların sahne kenarına ya da arkasına itilmesi durumu burada da söz konusudur. Mösyö Marcel’i net bir şekilde filmin sonuna kadar görmeyiz. Odasına giren çıkan kadınların yüzlerindeki dehşet bir ayna olacaktır izleyiciye. Durumlar karışmıştır. Kızı Suzon henüz paltosunu bile çıkaramadan sevgili babacığının sonunun nasıl getirildiğini araştırmaya başlar. Soruşturmada bir dedektif gibi hiçbir aytıntıyı atlamadan 5N1K kuralına uygun olarak ilerler. Gerek dışarıdaki hava koşullarından gerek herkesin bir tanık veya şüpheli olmasından dolayı evi kimse terkedemez. Fakat Mösyö’nün kız kardeşinin çağırılması konusunda hemen herkes hemfikirdir. Madam Gaby hariç…

8 Femmes

Sinemanın Kötü Çocuğu François Ozon

8 Femmes her ne kadar mutasıp bir tiyatro metni olsa da beyaz perdeye aktaran Ozon olunca ilişkilerin bu kadar tek düze gitmeyeceğini tahmin edebilirsiniz. Oyun metninin çerçevesi Ozon’u cinselliği, ensest veya aynı cinsiyet ilişkilerini işlemekten geri koyamamış. Madam Gaby ile eltisi Pierrette arasındaki cinsel yakınlık, Suzon’un gebeliğinin babası Mösyö Marcel’den olması başka isimlerden önümüze servis edildiğinde bizi sarsacak olsa da söz konusu François Ozon olunca bu ürkütücü başlıklar kadının estetik yanını zorlayıcı, isyankar ve yaratıcı yanını açığa çıkarmak için yapılmış bir sihir gösterisi gibi. Bu gösterinin tek ihtiyacı; müzik! Oyuncuların Toi jamais, Mon Amour Mon Ami, Papa t’es plus dans l’coup gibi birbirinden güzel şarkıları seslendirmesi filmdeki tiyatral havayı biraz daha hissedilir kılıyor. Filmin sonuna yaklaştıkça herkesin Mösyö Marcel etrafında dönen sırları karar vermenizi biraz zorlaştıracak diyebiliriz.

“Korkarım ki sağırsın. Korkarım ki sen bir korkaksın. Ama sen beni sevdiğini düşünecek olursan anıların için sakın korkma.”

8 Femmes

Çevrimiçi Tiyatro Filmi

Dünyada son zamanlarda eski ve yeninin harmanı birçok yapı kullanıyoruz. Eski telefonlar bazı yazılımlar ile akıllı telefonlara, tüplü televizyonlar projeksiyonlarla her evde bir sinema perdesine dönüştü. Tiyatro sahnesinin dijital ortama taşınması da kaçınılmazdı. Özellikle Covid-19 ile hayatımıza giren çevrimiçi tiyatro oyunu izlemek kalıcı bir kültüre dönüşecek gibi duruyor. Tiyatro şimdiki zamanda gerçekleşen ve gerçekleşebilmesi için tüm üyelerinin aynı anda aynı yerde bulunmasına ihtiyaç olunan tek sanat dalıdır. Her ne kadar sahnede izlediğimiz oyunların büyüsünün ayrı olduğunu bilsek ve bunun yerini hiçbir hissin tutamayacağına inansak da bu tarz dökümantasyonlar ile tiyatroya ulaşabiliyor olmak da iç rahatlatıcı. Gel gelelim daha önce çevrimiçi tiyatro konusunda deneyiminiz olduysa 8 Femmes’in çekim tekniğine, sahne yapısına, oyunculuk metodlarına hiç yabancılık çekmeyeceksiniz. Hatta kimbilir, 8 Kadın ve François Ozon tiyatro filmi akımın en eski temsilcilerinden olmuş bile diyebiliriz…

Ve Perde…

“Şimdi dinleyin beni. Güzel bir yılbaşı hikayesi anlatacağım. Bir zamanlar iyi bir adam yaşıyordu. Bu adamın çevresini 8 kadın çevirmişti. Elinden geldiği kadar karşı koyuyordu adamcağız. Ama kadınlar daha güçlüydü. Dün akşam bu zavallı adam yatağına girdi. Bir gün öncesinden daha da yorgun, daha da yoksul, daha da çaresizdi…”



Bunlar da ilginizi çekebilir

Yorum Bırakın