Ana sayfa Sinema Listeler 21. Yüzyılın Akıllarda Yer Edinmiş 21 Türk Filmi!

21. Yüzyılın Akıllarda Yer Edinmiş 21 Türk Filmi!

 

Her çağın sineması, içinde bulunduğu buhranları ve o zamanın koşullarındaki yaşam şartlarını belgesel niteliğinde izleyicisine sunar. Bu tabii ki çekilmiş bütün filmler için geçerli değildir. Fakat çoğu zaman alt metinleri okuyarak izleyici kendisi de çözebilir bunu. 21. yüzyıl, Türk sinemasına bir sürü yeni yönetmen kazandırmıştır. Yeşilçam ruhunun “aile” hikayelerinden sonra, bu yüzyılda insanın mutlak yalnızlığını sinemamızda daha çok görüyoruz. Kişinin içinden çıkamadığı sıkıntılardan tutun da aile içindeki yalanlara kadar sinemanın değişen yüzüyle tanışıyoruz.

Yurt dışına açılımın da daha fazla olduğu bu yüzyılda sanatın sinemanın içinde erimesini fazlasıyla görüyoruz. Karanlık dehlizlerde gezinen sinemamız her türlü hayatın içerisinden geçerek, bizi her kesimle yüzleştiriyor. Kimi, festivallerden ödülle dönmüş olan bu 21. yüzyıl filmlerine gelin hep birlikte göz atalım.

Küf / 2012

Ali Aydın’ın yönetmenliğindeki Küf, dünya prömiyerini 69. Venedik Film Festivali’nde yapmıştır. Ercan Kesal’ın nefes kesen oyunculuğuyla izlediğimiz film demiryolları işletmesinden bekçilik yapan Basri’nin hikayesini anlatıyor. Basri’nin oğlu 18 yıl önce üniversite öğrencisiyken gözaltına alınmıştır ve bir daha kendisinden haber alınamamıştır. Karısının da ölümüyle yapayalnız kalan Basri. 18 yıl boyunca her ayın başında ve ortasında oğlununun bulunması için dilekçe yazar. Filmde mutlak bir yalnızlığa hüzünlenirken Basri’nin oğlunun nerede olduğunu da merak içerisinde izliyorsunuz.

Uzak / 2002

Nuri Bilge Ceylan hiç şüphesiz ki çağımızdaki en iyi yönetmenlerden biri ve çektiği birçok film başyapıt olarak gelecek nesillere kalacak. İşte Uzak da onlardan biri. Film, 2003 yılında Cannes Film Festivali’nde “Büyük Ödül”ün sahibi olmuştur. Filmde uzaklara gitmeyi hayal eden bir adam ve hayallerini gerçekleştirmek için İstanbul’a gelmiş bir gencin hikayesini izliyoruz.

Kış Uykusu / 2014

Arayı açmadan bir Nuri Bilge Ceylan filmiyle daha devam edelim. 2014 yılında Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye kazanan film insan ilişkilerini ve yalnızlığı dibine kadar inceliyor. Emekli bir tiyatrocu olan Aydın, karısı Nihal ve kız kardeşi Necla’nın arasındakileri işleyen film aynı zamanda teatral replikleriyle de izleyiciyi büyülemişti.

Ana Yurdu / 2015

Senem Tüzen’in senaristliğini yaptığı ve yönetmen koltuğuna oturduğu film anne kız ilişkisine yoğunlaşıyor. Sancılı bir boşanma süreci atlatan Nesrin’in hikayesini izlediğimiz bu filmde mahalle baskısını anne kız ilişkisi üzerinden izliyoruz. İzleyiciyi ters köşeye yatıran tarzıyla ise izlenmeye değer bir Türk filmi.

Yumurta / 2007

Film, Semih Kaplanoğlu’nun Bal ve Süt olarak devam edecek olan üçlemesinin ilk filmidir. Kasaba ve büyük şehir buhranlarının harmanlanmasından beslenen filmin aslında anlatmak istediği şey: İçindeki ışığı nerede bulacağın hiç belli olmaz!

Buğday / 2017

Semih Kaplanoğlu’nun bir diğer filmiyle devam ediyoruz. Buğday, bilimkurgu ve siyah beyaz olmasıyla listedeki diğer filmlerden ayrılıyor. Kuraklık, mülteciler, açlık ve genetik değişiklikleri konu edinen film Türk sinemasının en enteresan filmlerinden biri olmaya aday.

Abluka / 2015

Türkiye, Katar ve Fransa’nın ortak yapımı olan filmin yönetmeni Emin Alper’dir. Hapishanedeki 20 yılın sonunda dışarı çıkan Hamza’nın hikayesini izliyoruz. Siyasal buhranların tavan yaptığı bu dönemde emniyet için muhbir olan Hamza’nın hayatına ve kardeşini bulduktan sonra yaşadıklarına odaklanıyor.

Sonbahar / 2008

Yönetmenliğini Özcan Alper’in yaptığı filmde Türkçe, Gürcüce ve Hemşince dilleri bir arada kullanılıyor. Cezaevi ve ölüm orucu konularını odağına alan filmin sakin atmosferi ise sizi alıp uzaklara götürüyor.

Körfez / 2017

Emre Yeksan’ın bu filmi, son zamanlarda Türk sinemasında en çok dikkat çeken yapımlardan biri oldu. Otuzlu yaşların ortasındaki Selim’in sancılı bir boşanma sürecinde olduğunu gördüğümüz filmde, Selim’in İstanbul’dan İzmir’e geri dönüşünü izliyoruz. Yeni hayatına adapte olmakta zorluk çeken ana karakterimizle birlikte İzmir sokaklarını keşfe çıkıyoruz.

Üç Maymun / 2008

Geçiyoruz yine etkisini yıllarca üzerinden atamadığımız bir Nuri Bilge Ceylan filmine daha. Yaklaşan yerel seçimlerde aday olan iş adamı Servet bir gün ıssız bir yolda kaza yapar. Birinin ölümüne sebep olduğu kazayı ise para vererek şoförü Eyüp’e kabul ettirir ve kendisi yerine orada bile olmayan şoförü hapse girer. Eyüp’ün hapse girmesinin ardından Eyüp’ün karısıyla ilişkiye başlayan Servet, aileyi içinden çıkılamaz bir dramaya sürükler.

Büyük Adam Küçük Aşk / 2001

Büyük Adam Küçük Aşk 2001 yılında Antalya Film Festivali’nde beş dalda aday olup beşini de almasıyla ünlüdür öncelikle. Cumhuriyetçi bir emekli hakim ile küçük bir kürt kızının arasında geçen bu film yürekleri sıcacık yapmıştır. Önce mesafeli başlayan falat sonraları sıcak ve sevecen bir hikayeye dönüşen ikilinin ilişkisi zaman zaman gözlerinizi yaşartacak.

Takva / 2006

Yönetmenliğini Özer Kızıltan’ın yaptığı Takva, ülkemizde bir başyapıt olarak sayılıyor. Ülkemizde çok cüret edilemeyen bir konuyu ele alması ise filmi daha çekici hale getiriyor. Bir “mütedeyyin”in hayatını ve inançlarının nasıl alt üst olup hayatının değiştiğini izliyoruz bu filmde. Film, Toronto Film Festivali’nden Yenilik Ödülü’yle dönmüştür.

Yeraltı / 2012

Zeki Demirkubuz’un yönetmenliğini yaptığı film, Dostoyevksi’nin Yeraltından Notlar isimli hikayesinden esinlenerek yazılmış ve çekilmiştir. Nefret ettiği arkadaşlarının akşam yemeğine kendini zorla davet ettiren Muharrem’in ego gösterileri ve utanç dolu hesaplaşmalarıyla birlikte insanın iç dünyasına ve bireysel varoluş sorunlarına doğru bir yolculuk yapıyoruz. Engin Günaydın’ın muhteşem oyunculuğu da birleşince film vazgeçilmezler arasındaki yerini alıyor.

Tatil Kitabı / 2008

Seyfi Teoman tarafından yazılıp yönetlen film, 27. Uluslararası İstanbul Film Festivali’nde “Yılın En İyi Filmi” ödülüne layık görülmüştür. Tatil kitabı Silifkeli bir ailenin başından geçenleri evin küçük çocuğu Ali’nin gözünden gösteriyor bizlere. Ali’nin sert mizaçlı babası ve ailenin diğer fertleriyle olan iletişimini konu alan film yer yer gerilim seviyesini yükseltiyor.

Sivas / 2014

Kaan Müjdeci’nin yönetmenliğinde çekilen film, gösterildiği yıl Altın Portakal Film Festivali’nin en dikkat çeken filmlerinden biri olmuştu. 11 yaşındaki Aslan’ın hayatına odaklanan film, Asla’nın hayatındaki en büyük şeyin aşık olduğu Ayşe olmasından çıkarak, köpek dövüşünde yaralanan bir köpeğe döner. Aslan’ın bu köpekle olan arkadaşlığı hayatını etkileyecek önemli dönüm noktaları getirecektir Aslan’ın hayatına.

Kader / 2006

Zeki Demirkubuz’un yönetmenliğini yaptığı Kader, yine Altın Portakal Film Festivali’nden eli dolu dönenlerden. Kör düğüm olmuş bir aşk üçgeninin içinde masum bir aşkın peşine düşüyor yönetmen bu filmde.

Albüm / 2016

Mehmet Can Mertoğlu’nun yazıp yönettiği ilk filmidir Albüm. Film 69. Cannes Film Festivali’nde “Yılın En yenilikçi Yönetmeni” ödülüne layık görülmüştür. 10 yıllık evliliklerine rağmen bebek sahibi olamayan bir çift evlat edinmeye karar verirler. Fakat evlat edindiklerini çevrelerine belli etmek istemeyen çift ön hazırlık aşamasını bir fotoğraf albümü olarak yapmaya karar verirler. Ve işte bu noktada olaylar başlar.

Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak / 2004

Maalesef aramızdan ayrılan bir yönetmen olan Ahmet Uluçay’ın bu filmi, aslında yönetmenin kendi hayatına ışık tutmaktadır. Recep ve Mehmet’in yaz boyunca biri karpucu biri berberin yanında çıraklık yapmalarını ama daha da mühimi bu çıraklığın yanı sıra kullanılmayan bir ahırda film projeksiyon makinesi yapma hikayelerini izleriz. Film bize hayal kurarken sınır koymamamızı salık verir. Hem olmayacağını bilesek bile hayal kurmak her zaman çok güzel değil midir sevgili okuyucu…

Çoğunluk / 2010

Seren Yüce’nin filmi Çoğunluk, yine Altın Portakal Film Festivali’nde en dikkat çekenler arasında olmuştur. Toplumsal ayrımcılıkları konu edinen film 20 yaşındaki Mertkan’ın basit yaşamı etrafında dönüyor.

Hayat Var / 2008

Reha Erdem’in yazıp yönettiği filmde ergenlik çağındaki bir kızın hayatta karşılaştığı zorlukları izliyoruz. Yalak dedi ve ihmalkar babası ekseninde geçen hayatında Hayat, her sabah hayatı zorlu yollardan öğrenmek zorunda kalır. Biz ise film bittiğinde, her zaman bir umut vardır mottosuyla baş başa kalıyoruz.

İki Dil Bir Bavul / 2008

Film, Şanlıurfa’nın Siverek ilçesine bağlı Demirci köyündeki bir ilkokula atanan öğretmenin hikayesine odaklanıyor. Türkçe bilmeyen Kürt öğrencileriyle geçirdiği bir yılda öğretmen ve çocuklar birbirini anlayabilecekler midir? Türkiye coğrafyasının kanayan yarasına parmak basan film son yıllarda yapılmış en cesur filmlere de örnek gösteriliyor.

BİR CEVAP BIRAK

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen adınızı yazın