Rossellini Sinemasının Tartışmalı Yılları: Savaş İçin Filmlerden, Savaşa Rağmen Filmlere

Yazan: Betül Uğur

Roberto 1906 yılında Rossellini ailesinin ilk çocuğu olarak dünyaya geldi. Yaşamının başlangıcı tasasızdı. Kendi deyişiyle tek işi sevgili ailesine oğul olmaktı ve bu işten de son derece memnundu. Biyografi yazarları ayrıcalıklı toplumsal ve ekonomik konumundan bahsederler. Kız kardeşi Marcella sevgili ağabeyini oyun odasının kralı olarak hatırlar. Annesi Elettra en büyük oğlu Roberto’ya karşı yalnızca koşulsuz bir sevgi değil aynı zamanda büyük bir hayranlık besler. Üç kardeşle birlikte dadılar ve özel öğretmenler tarafından burjuvaziye has bir konfor içerisinde büyütülür. Baba Rossellini halen en önemli tiyatrolardan biri kabul edilen Corso’nun ve Barberini sinemasının mimarıdır. Bu sayede Roberto’nun büyüdüğü evde neredeyse günün her saati ressamlar, yazarlar ve yönetmenlerden oluşan entelektüel bir güruh ağırlanır. Babası Angiolo Giuseppe Roberto’ya tam bir özgürlük tanır. Roma’da araba sahibi olmanın ayrıcalık kabul edildiği yıllardır. Üstelik Roberto söz konusu olduğunda bu araçların akıbeti önemli değildir. İtalya’yı etkisi altına alan fütürizm genç Roberto için bir yaşam tarzıdır. Yirmili yaşların başında Avrupa’yı dolaşır ve sayısız kez aşık olur.

Rossellini

Angiolo Giuseppe’nin 1931 yılında ölümü Rossellini ailesinin bu en tatlı yıllarına son verdi. Servetleri hızla tükenmekteydi ve en büyük oğul Roberto için iş bulmaktan başka çare kalmamıştı. Bugüne dek yalnızca sevilen, eleştirilmeyen, her türlü baskıdan uzak tutulan Roberto ne iş yapabilirdi? İş dünyası için yalnızca iki şeye sahipti: Dostları ve karizması…

Romalı elitlerin biricik oğulları için tercih ettikleri Nazareno Koleji’nden dostları ve ailesinin sinema sektöründe faal çevresi sayesinde Roberto’nun yol haritası kendiliğinden meydana çıkıverdi. Elbette sağlam dostlar Roberto’yu derhal yönetmen koltuğuna buyur etmeyecekti. Şoförlük yaptı ve montaj işinde çalıştı. Hareketli zihin dünyasının senaryo konusunda işe yarayacağı anlaşıldı fakat bu işlerin hiçbiri özellikle maddi bakımdan yeterli değildi.

Bizim için en güçlü silah sinemadır.

Benito Mussolini

Faşist rejimin bu sıralarda İtalyan sinemasına yön veren yatırımları elbette tesadüfi değildi. Yirminci yüzyılın tüm diktatörleri gibi Mussolini de sinemanın insan üzerindeki tesirinin farkındaydı. Sinema Genel İdare Kurulu (Direzione Generale per la Cinematografia) doğrudan Propaganda Bakanlığı’na bağlıydı. 1935 yılında döneminin en önemli sinema okullarından kabul edilen Deneysel Sinemacılık Okulu (Centro Spirimentale di Cinematografia) açıldı. Hedef kitle gençlerdi. Mussolini sinema endüstrisinin kontrolünü en yakınına, bizzat oğluna teslim etti. 1937 yılında oğul Mussolini’nin atılımıyla Avrupa’nın en büyük stüdyosu Cinecittà kuruldu. Vittorio Mussolini’nin sinema endüstrisindeki gücü ve Rossellini’nin hareketli zihin dünyası böylece kesişti.

Rossellini’nin Vittorio Mussolini ile ahbaplığı sinemanın yörüngesinde palazlanır. 1941’de gösterilen Beyaz Gemi’yi (La nave bianca), 1942 yapımı Bir Pilot Dönüyor (Un pilota ritorna) takip eder. Yönetmenin faşist filmleri olarak da ifade edilen serinin sonuncusu 1943 tarihli Çarmıhtaki Adam (L’uomo della croce) olur. Sistem tarafından finanse edilen bu filmler seyirciyi yakalar, anlaşıldığı kadarıyla herkes memnundur. İlerleyen yıllarda tartışmalara yol açacak bu dönem hakkında Rossellini genel itibariyle sessizliğini korur. Onu faşizmin zirvesine yaklaştıran her neyse büyük ihtimalle ideolojik tavrından ziyade parasızlık ve yetenektir.

Rossellini
Çarmıhtaki Adam / L’uomo della croce

İtalyan sineması diktatörlüğün gölgesinde iki ayrı koldan ilerler. Ağır propaganda filmlerinden başka pembe kaçış filmleri de rejim tarafından desteklenir. Top ve tüfekle Mussolini iktidarının eski Roma ideali vurgusunun yanı sıra Beyaz Telefon (Telefoni Bianchi) filmleriyle de “işler yolunda” mesajı verilir. Bu türün vazgeçilmez dekorlarından biri sahip olanın ayrıcalıklı sayıldığı beyaz ahizeli telefonlardır. “Beyaz Telefon” filmlere rejim tarafından yakıştırılan bir kavram değildir, aksine dönen algı oyununa karşılık pejoratif bir anlamda kullanılır. Filmlerde mekan ve karakterler aşağı yukarı aynıdır; pahalı kostümler içinde güzel kadınlar, yakışıklı erkekler, şık gece kulüpleri, devasa seyahat gemileri ve oteller. Hollywoodvari senaryolar “seçkin yaşam tarzları” etrafında şekillenir. Filmler zamanın gerçekleri altında ezilen İtalyan halkının önüne uyuşturucu gibi sürülür. Gün geçtikçe Mussolini’nin zafer vaatleri inandırıcılığını yitirir. Duçe halen sadık bir taraftar grubuna sahiptir ancak Hitler’in hezimetleri İtalyan partizanlarını yüreklendirir. İtalya tam anlamıyla kargaşa içerisindedir.

Faşizmin kaçınılmaz sonu İtalya’ya pahalıya patladı. Roma altmış bin ton bomba ile yerle bir oldu. Roberto Rossellini savaşın son zamanlarını tedirginlik içinde geçirdi. Ölümlere ve kayıplara şahit oldu. İtalyan Yeni Gerçekçiliği’nin ilk filmi böyle bir sürecin mahsulüdür. Yapımcıların Roma’yı terk ettiği, değil film malzemesi, ekmek bulmanın bile zor olduğu bir aralıkta Roberto Rossellini Roma, Açık Şehir için sokaklardaydı. Cinecittà savaştan bir şekilde sağ çıksaydı dahi bunca yaşanmışlığın ardından stüdyolara tıkılmak mümkün değildi. Kendilerini anlatmak isteyen insanlar için şehrin harap haldeki sokaklarından daha uygun bir mekan olabilir miydi?

Savaş Üçlemesi (1945-1948)

Roma, Açık Şehir başarısını büyük ölçüde Rossellini’nin meşhur inatçılığına ve kişisel deneyimlerini yapıma aktarmaktan çekinmeyen film ekibine borçludur. Sergio Amidei ve genç Fellini’nin senaryo çalışmalarına Rossellini de sık sık dahil olur. Roma, Açık Şehir senaryosu savaş sırasında yazılan bir filmdir. Direnişçilere yardım ettiği için kurşuna dizilen Rahip Morosini ve hamileyken öldürülen Teresa Gullace bu insanların görüp işittiklerinden yalnızca ikisidir. Filmde Morosini ve Teresa’dan ilham alan rahip ve Pina karakterlerine Aldo Fabrizi ile Anna Magnani can verir.

Rossellini
Roma, Açık Şehir / Roma, Città Aperta

Maddi sıkıntılar senaryo çalışmalarını ve çekim sürecini epey etkiler. Çoğunluğu oluşturan amatör oyunculardan olup biten her neyse onu göstermeleri beklenir. Hata yapma gibi bir lüksleri yoktur çünkü malzeme sınırlıdır. Aldo Fabrizi ve Anna Magnani dahil herkes gündelik giysiler içerisinde kamera karşısına geçer. Rossellini rastgele bulduğu figüranlarına nasıl davranıyorsa başrollerine de aynı şekilde davranır. Film 1945 Ekim’inde gösterime girer ancak İtalyanlar beklenen ilgiyi göstermezler. Bu yaptığı işten gayet memnun olan Rossellini için beklenmedik bir durumdur. Henüz savaşın yaraları bu kadar tazeyken Rossellini’nin yaptığı şey de nedir? Olup biten ne varsa tüm gerçekliği ile beyaz perdeye aktarmıştır. Bir bakıma İtalya’nın sır perdesini aralayan, evlerin içine, harabe sokaklara giren Roma, Açık Şehir dışarıda nispeten daha büyük bir ilgi görür. ABD’de Metro-Goldweyn-Mayer filmin gösterim hakkını devralır. Bu durum Rossellini’nin durmak bilmez zihnindekileri gerçekleştirebilmek için para bulduğu anlamına gelir.

Rossellini
Roma, Açık Şehir / Roma, Città Aperta

Savaş geride kalmıştır ancak Rossellini’nin savaşa olan ilgisi bir süre daha canlılığını koruyacaktır. İlkinden daha kalabalık bir senaryo grubu ile bir araya gelir. Her biri farklı bir bölüm yazacak altı yazarla çalışır: Klaus Mann, Marcello Pagliero, Sergio Amidei, Federico Fellini, Alfred Hayes ve Vasco Pratolini. Bölümler birbirlerinden farklı mekanlarda çekilmek üzere tasarlanır. Rossellini her şeye dahil olmak istediğinden süreç hiç kolay ilerlemez. İki farklı kültürün karşılaşması Amerikalı asker Joe ile Sicilyalı kız Carmela’nın ilişkisi üzerinden anlatılır. Bu savaşın ortasında, savaşa rağmen bir anlatıdır.

İtalyan yarımadasının işgal günlerinde geçen ikinci bölüm öksüz Pasquale’nin peşine takılarak seyirciye sefaleti gösterir. Küçük çocuğa botlarını çaldıran işgalci asker gördükleri karşısında insani tepkiler vermekten geri duramaz. Film boyunca seyirci kendisini kurtarılmış Roma’da, çatışmaların devam ettiği Floransa’da ve Po düzlüklerinde bulur. Rossellini alışılmışın dışına çıkar, Güney ve Kuzey İtalya’ya aynı yapım içerisinde yer verir. Halka, askerlere, din adamlarına ve çocuklara yani savaşın pençesinden kurtulamamış kim varsa dokunur. Hemşehri (Paisa) Rossellini’nin profesyoneller ile çalışmadığı filmlerinden birisidir. Askerler gerçekten asker rahipler gerçekten rahiptirler. Rossellini’nin savaşın içinden çekip çıkardıklarına kimi eleştirmenler burun kıvırır. Tarihi çarpıtmakla, gerçeklikten uzak olmakla itham edilir. Neyse ki Rossellini eleştirilerden yılmayacak bir karakterdedir yahut savaş hakkında söyleyecekleri henüz bitmemiştir.

“Filmlerim çok kötü, korkunç, iğrenç olabilir ama bir konuda, gerçeğe çok yakın oldukları konusunda tereddüdüm yok.”

Roberto Rossellini
Rossellini
Almanya Sıfır Yılı / Germania Anno Zero

Almanya Sıfır Yılı (Germania Anno Zero) 1948, üçlemenin en tartışmalı filmidir. Rossellini Fransa’da olduğu sırada Berlin’de bir film çekmek için izin alır ve doğruca yola çıkar. Yaşananlardan epey etkilendiğinden her zaman olduğu gibi gördüğünü göstermek için çabalar. Berlin sokaklarında başlanan çekimlere parasızlık dolayısıyla Roma’da devam edilir. Açlığın zayıflattığı Alman oyuncular karınlarını makarna ve şarapla doldurup kilo aldıklarından filmin çekimleri yine uzar. Herkes hazır olduğunda yalnızca iç mekan çekimleriyle film bitirilir.

Film yakın tarihi tahrip etmekle yönetmen ise belgesel ve kurmacayı birbirine karıştırmakla suçlanır. Halbuki filmden önce belirtildiği gibi amaç Alman halkını yargılamak veya aklamak değildir. Denazifikasyon dolayısıyla Fransa ve Amerika’da da Rossellini’nin çabasına sempatiyle bakılmaz. Almanya, Sıfır Yılı sonrası Rossellini’nin sinemadaki tavrına dair kararlar aldığı bir aralıktır. Roberto Rossellini eleştirilere ve maddi sıkıntılarına rağmen tarzından ödün vermeyecek ve uyum sağlamayacaktır.

Roberto Rossellini ve Ingrid Bergman

Referans

Bergman I./ Burgess A. (1981) Ingrid Bergman. My Story, London, Sphere Book.
Möhrmann R. (1999) Ingrid Bergman- Roberto Rossellini, çev. Atilla Dirim, İstanbul, İletişim.
http://auzefkitap.istanbul.edu.tr/kitap/radyotelevizyonsinema_ue/filmkuramlari.pdf
http://sinematek.tv/wp-content/uploads/2015/01/filim70_4.pdf
http://sinematek.tv/yeni-sinema-1966-sayi-1/
https://web.archive.org/web/20080630224234/http://www.bfi.org.uk/features/cinemaitalia/whitetel.html

Bunlar da ilginizi çekebilir

Yorum Bırakın