Ana sayfa Sinema Film Listeleri Norveç Sineması, Kısa Tarihi ve Norveç Yapımı 11 Film

Norveç Sineması, Kısa Tarihi ve Norveç Yapımı 11 Film

Fiyortları arasında kanatlanıp uçasımız gelen, indigo mavisi ve mat yeşile adını pek bir yakıştırdığımız Norveç’i ve kendine özgü sinemasını, Hollywood klişelerinden sıkılanların Güney Kore Sineması ile birlikte yöneldiği İskandinav Sineması içinde sık sık duymaya alıştık. Tüm Kuzey Avrupa ülkelerinin birbirleriyle ilişkisini yansıtan türde geçmişiyle; 14.yy’dan itibaren, önce dört yüzyıl boyunca Danimarka, ardından da 19.yy’ın sonuna dek İsveç’in egemenliği altında olan Norveç, dilinden eğitimine kadar karma bir yapının sonucu olarak günümüzdeki özgünlüğüne ulaşmış bir ülke. Norveç sinema tarihi üzerine yazılmış altın değerinde bilgilerden bir derleme ile ısınmaya başlayalım hemen.

Bilinen İlk Norveç Filmi / Fiskerlivets Farer-ett Drama pô. Havet (Bir Balıkçının Tehlikeli Yaşamı-Denizde Bir Dram, 1908)

Erken Dönem

Alman Max ve Emil Skladanowsky Kardeşlerin, Oslo’da bir sirkte yaptıkları canlı resim gösterileri, sonraki on yıl boyunca, özellikle kırsal kesimde bu türden gösterilerin yapılmasına ön ayak olmuştur. Norveç bu sayede sinemayla erkenden tanıştı denilebilir. Bilinen ilk Norveç filmi Fiskerlivets Farer-ett Drama pô. Havet (Bir Balıkçının Tehlikeli Yaşamı-Denizde Bir Dram, 1908) adını taşır. Filmin yönetmeni İsveçli fotoğrafçı Julius Jaenzon’dur. Denize düşen oğlunu kurtarmaya çalışan bir balıkçının öyküsünü anlatan film bir bobinliktir. Deniz, bundan böyle Norveç sinemasında önemli bir rol oynar. Dönemin verimli yönetmeni Peter Lykke-Seest’in filmlerinin çoğu günümüze ulaşmamıştır ama yönetmenin Paria (1916), Unge Hjener (Genç Kalpler, 1917), Vor Tıds Helter (Zamanımızın Bir Kahramanı, 1918) gibi önemli filmlere imza attığı bilinmektedir. Aynı yönetmenin en başarılı filmi sayılan Historien Om En Gut (Bir Delikanlının Öyküsü, 1919) ise iş yapmayarak, Christiania Film Compagni’nin iflas etmesine yol açmıştır. 1913 yılında Norveç hükümetinin aldığı bir kararla, hem sinema filmlerine denetim getirilmiş hem de hangi filmlerin halka gösterilebileceği konusunda şehir meclisleri yetkili kılınmıştır. Bu karar ile birlikte Norveç’te film üretimi ancak 1920’lerden sonra süreklilik kazanabilmiştir.

Savaş sonrası

Norveç sineması, önemli izler bırakmayan bir sessiz sinema döneminden sonra Oslo yakınlarında kurulan Jar Stüdyoları ile Norsk Film’in katkılarıyla düzenli üretime geçer. Yıllar boyunca, yılda ortalama altı film çekilmiştir. Bu ortalama rakam 1972’den sonra ikiye katlandıysa da, kısa süre sonra yine aynı düzeye iner. İlginç olan, Norveç sinemasında yalnızca tek bir film çekebilmiş yönetmen sayısının çokluğudur. Norveçli sinemacılar, ilk film çekmek için “cesaret”, ikinci film içinse “mucize” gerektiğini söylerler. İlk sesli Norveç filmi, Fransız sinemasından etkiler taşıyan ve yönetmenliğini Tancred lbsen’in yaptığı Don Store Bernadapen (Büyük Vaftiz, 1931) adını taşır. Edebiyat uyarlamaları ile dikkati çeken Leif Sinding, Norveç sinemasının ilk müzikli filmi Funtegutten’i (Bohem, 1932) hayata geçirmiştir. Ama Almanlarla işbirliği yapmış olması, savaştan sonra uzun bir süre sinemadan dışlanmasına yol açar. Pal Lokkeberg’in yönettiği Liv ( 1967 ) ise Norveç sinemasında bir dönüm noktası sayılır. Bir mankenin günlük yaşamını gündeme getiren ve yönetmenin o zamanki eşi Vibeke Lokkerberg’in oynadığı film, Godard sinemasından etkiler taşıyan yenilikçi bir çalışmadır. Yönetmenin ikinci filmi Exit (Çıkış, 1971) de, Norveç toplumunun tutucu kurallarına karşı çıkan bir kadın portresi çizer. Lokkeberg’in sinemayı bırakıp Oslo Devlet Tiyatrosu’nun başına geçmesi, hiç kuşkusuz Norveç sineması için büyük bir kayıp olmuştur.

Den Store Barnedåpen – 1931 / Norveç’te çekilmiş ilk sesli film

Fransa’da sinema öğrenimi gören ilk kadın ve bu dosya içinde özel olarak değineceğim Anja Breien ise ilk filmi Voldtekt (Tecavüz, 1971) ile savunmasız bir sanığı dişlileri arasında öğüten Norveç adalet sistemini, belgeselci bir anlayışla sert bir biçimde eleştirir. Yönetmenin, Hustruer (Ev Kadınlan, 1975) adlı filmi ise feminist sinemanın ilk örneklerinden. Toplumsal konulara ilgi gösteren Oddvar Bull Tuhus, Streik (Grev, 1975 ) ile Cannes’da büyük ilgi gördü. Çelik işkolunda yaşanan bir grevi yarı belgesel bir anlayışla ve çarpıcı bir anlatımla veren filmin sinemalarda gösterimi engellendiği gibi, yapımını desteklemiş olan TV kanalı da filmi göstermedi. Svend Wam ve Petter Vennerod kardeşler ise birlikte yönettikleri filmlerde (Apen Framtid / Hangi Gelecek, 1 983; Adjo Solidaritet / Elveda Dayanışma 1985; Drommeslottet / Hayaller, 1986) yeni kuşakların umutsuzluğu, insanlar arası dayanışmanın yok oluşu, neofaşist akımların canlanması gibi konuları işlediler. Az konuşmalı, uzun planlı filmleriyle Antonioni’den etkilendiği görülen Oddvar Einarson da, Venedik Festivali’nde Gümüş Aslan kazanan filmi X’te (1986) bir fotoğrafçı ile 14 yaşındaki bir kızın ilişkisini işlerken, tüketim toplumuna egemen olan karamsarlığı vurguladı.

Yakın Dönem

Bo Widerberg ve arkadaşlarının öncülüğünde başlayan “yeni sinema” anlayışı, biraz geç de olsa Norveç’i etkilemiştir. Bu gecikmede, televizyonun ve üretimi sağlayan kamu kuruluşu Norsk Film’in yönetim kurulunda tek bir yönetmenin bile bulunmayışının da payı vardır. 1970’lerde devlet televizyonunun yeni kadrolar yetiştirmeye başlaması, özel girişimcilere de devlet desteği sağlanması, beklenen canlanmayı getirir. Bu arada “Norskfilminstitutt” (Norveç Film Enstitüsü) geniş film arşivi ve kitaplığı ile bilinçli seyirci yetiştirmede önemli bir rol üstlenecektir. Norveç sinemasının erken ve savaş sonrası dönemlerinde etkileri olan Pal Lokkeberg ile Anja Breien’in filmleri, eski sinema anlayışı ile bağların koparılmasının ilk örnekleri olmuştur. Aynı çizgiyi izleyen yönetmenler tarafından çekilen, Anton (1973 ) Mors Hus (Anne Evi, 1974) Kvinnene (Kadınlar, 1979) Is Slottet (Buz Sarayı, 1987) At Dere Tor (Her Şeyi Durdurun, 1980) Havlandet (Kuzey Işıkları Liten lda’da (Küçük Ida, 1980) Oss (Bizler, 1976) Vibeke Lokkeberg Loperjenten (lhanet, 1981) Maker (Martı, 1991) Henry’s Bekvarelse (Henry’nin Arka Odası, 1982) Oye For Oye (Göze Göz, 1985) Solve Skagen Hard Asfalt (1986) Orions Belte’de (Orion Kuşağı , 1985 ) Landstrykere (Avareler, 1989) Martin Asphaug En Handfull Tul (Bir Avuç Zaman, 1989) Swampe (1991) Ti! En Ukjent (Bilinmeyen Birine, 1990) FridaMedhjerteti Handen (Frida-Yürekten, 1991) Doden pa Oslo S (Oslo Gan’nda Ölüm, 1991) Eggs’te (Yumurtalar, 1995) Kjaerlighetens Kjötere (Sıfır Derece Kelvin, 1995) Ofelas (lz Sürücü, 1987) Flugten Frajante’de (Acılar Limanı, 1999) Efüng (2001) adlı filmler Norveç ve sinemasının yakın dönem tarihinin gelişimini anlamamızda bize ışık tutar.

Norveç’ten dalga dalga yayılarak Dünya sinemasına yön veren bir kadın: Anja Breien

Anja Breien

“Anja Breien (12.7.1940 – ) Norveçli film yönetmeni ve senarist. Norveç film endüstrisinin önde gelen isimlerinden biri ve aynı zamanda Norveç’in ilk kadın yönetmeni, senaristi ve film okuluna giden ilk Norveçli kadın.”

Anja Breien Oslo’da doğdu ve büyüdü. Oslo Üniversitesi’nde gördüğü Fransızca öğreniminin ardından, Fransız film okulu L’Institut Des Hautes Etudes Cinématographiques (IDHEC)’den ilk kadın öğrenci olarak 1964’te mezun oldu. 1960’ların sonunda kısa filmler yapmaya başladı. İlk kısa filmi, senaryosunu da kendisinin yazdığı Jostedatsrypo (Growing Up – 1967), genç bir kızın veba deneyimlerine ilişkin orta çağ efsanesine dayanan kadın merkezli bir filmdir. Çok geçmeden 1971 yılında, Breien’in ilk uzun metrajlı filmi olan Rape (Voldtekt), ses getirecek bir kadın yönetmenin ilk habercisi oldu. Norveç adalet sisteminin eleştirildiği, yetkili makamlarca haksız yere suçlanan bir tecavüz zanlısının merkeze alındığı Rape, erkek bakış açısını betimliyor oluşu ve sanatsal duruşuyla dikkat çekti ve Cannes Film Festivali’nde gösterildi. Breien’in kişisel filmleri, John Cassavttes’in Husbands (Kocalar) (1970) filminden ilham alan Hustruer (Wives – Zevceler) (1975) ile başladı. Film, üç günlüğüne kocalarını ve evlerini terk ederek, yaşamı tek başlarına göğüslemeyi deneyen üç ev kadınının yaşadıklarını konu edinirken, esasen tüketim toplumunda kadının konumunu sorgulamaktadır. Wives, Anja Breien’e uluslararası bir başarı getirmiştir. Film aynı yıl Locarno Uluslararası Film Festivalinde jüri özel ödülüne layık görülür ve sinemasal olarak avangarddır; çünkü film yapım süreci çeşitli biçimlerde sınırlanan Hollywood ana akım sinemasını temsil etmez. Breien, on ve yirmi yıl sonra, aynı karakterleri içeren “Wives – On Yıl Sonra” ( Hustruer 10 År Etter ) (1985) ve “Wives III” ( Hustruer 20 År Etter ) (1996) olmak üzere iki devam filmini daha yazıp ve yönetmiştir.

Kısa film formatını çeşitli tür ve ifadeleri keşfetmek için kullanmaya devam eden Breien’in, bu geniş bir yelpazede kendine yer bulan kısa filmlerinden, Solvorn (1997), Bir yelkenli tekne görünce (2001) İsimsiz (2005) ve Jezidi (2009) sayılabilir. Wives, Breien sineması için son söz değil elbette, Witch Hunt (1981) ile sıkı bir eleştiri dalgasını yeniden yükselten; yaşamı başlı başına bir cesaret örneği olan bu kadına Norveç sineması içinde değinmeden bu dosyası tamamlamış sayılmazdım. O yaşayan efsanelerden biri… Zamanını, dünya sinemasında bir değişim dalgası yaratmış bu kadının yaptığı, yazdığı, yönettiği filmlerdeki feminist tavrı anlamak ve Norveç sinema tarihindeki önemini görmek için değerlendirmek isteyenler için Anja Breien’in filmografisi aşağıda. Ayrıca, değerli kültür-sanat platformu Artfulliving’in Anja Breien ile Wives üzerine yaptığı leziz röportajı da buradan okuyabilirsiniz.

1967 Growing Up / Vokse opp (Senarist / Yönetmen) Kısa Metraj / Kurmaca
1969 17. May – A Film about Rituals / 17. Mai – En film om ritualer (Senarist / Yönetmen) Kısa Metraj / Belgesel
1975 Rape / Voldtekt (Senarist / Yönetmen) Kurmaca
1975 Wives / Hustruer (Senarist / Yönetmen) Kurmaca
1977 Games of Love and Loneliness / Den allvarsamma leken (Senarist / Yönetmen) Kurmaca
1979 Next of Kin / Arven (Senarist / Yönetmen) Kurmaca
1981 Witch Hunt / Forfølgelsen (Senarist / Yönetmen) Kurmaca
1984 Paper Bird / Papirfuglen (Senarist / Yönetmen) Kurmaca
1985 Wives – Ten Years After / Hustruer 10 År Etter (Senarist / Yönetmen) Kurmaca
1990 Twice Upon a Time / Smykketyven (Senarist / Yönetmen) Kurmaca
1994 Second Sight / Trollsyn (Senarist) Kurmaca
1996 Wives III / Hustruer III (Senarist / Yönetmen) Kurmaca
1997 Solvorn / Solvorn (Senarist / Yönetmen) Kısa Metraj / Belgesel
2001 To See a Boat in Sail / Å se en båt med seil (Senarist / Yönetmen) Kısa Metraj / Kurmaca
2005 Untitled – Sans Titre / Uten tittel (Senarist / Yönetmen) Kısa Metraj / Kurmaca
2009 Etching / Riss (Senarist / Yönetmen) Kısa Metraj / Belgesel
2009 Yezidi / Jezidi (Senarist / Yönetmen) Belgesel
2012 From the History of Chewing Gum / Fra tyggengummiens historie (Senarist / Yönetmen) Kısa Metraj / Belgesel

Norveç Uluslararası Film Festivali ve Amanda Ödülü

Norveç Uluslararası Film Festivali ülkenin ilk ve tek film festivalidir. Festivalin tarihi 1973 yılına dayanır. Bir grup gönüllünün kendi arasında düzenlediği Film & Kino isimli film festivali için belediyeden fon alması ve ardından festivalin kitlelere duyurulması sonucu bugünlere gelinmiştir. Fransız yönetmen François Truffaut ilk festivali ziyaret etmiş ve onursal başkan olarak prestij sağlamıştır. 1986 yılına değin Norveç’te farklı yerlerde gezici olarak devam eden NUFF, 1987 yılından bu yana Hougesund’da sinemaseverlere ev sahipliği yapar. NUFF’un en prestijli ödülü olan Amanda ilk kez 1985 yılında verilmiştir. O yıllarda bir film ve TV ödülüyken, 2005’ten beri sadece film ödülü olarak verilmektedir.

Hustruer, Hustruer 10 År Etter, Hustrues III (1975/85/96) – Wives (Zevceler) Üçlemesi / Anja Breien

Anja Breien’in, John Cassavetes’in Husbands (Kocalar) filmine cevap niteliğindeki üçlemesi. Okul yıllarından tanışan üç arkadaş, 30’lu yaşlarında bir araya gelir ve gece evlerine gitmek yerine kaldıkları yerden devam ederler. Siyasal drama – komedi olarak tanımlayabileceğimiz Wives, 1975’te Hamar’da düzenlenen Norveç film festivalinde sansasyon yaratmıştır. Anja Breien, toplumundaki çağdaş kadın ve erkeklere atfedilen toplumsal ve toplumsal cinsiyet rollerini yıkıcı biçimde ortaya koymuş ve kadının aile ve toplumdaki rolü hakkında bir dizi “doğrunun” kabul edilmesine ön ayak olmuştur. Aynı oyuncu kadrosu ile çekilen ve 10 yıl ara ile bir araya gelen üçlü; “Hustruer 10 År Etter” ve “Hustrues III” filmlerinde yine soluğu evlerinin dışında alacaklardır.

Liv ( 1967 ) / Pål Løkkeberg

Bir mankenin bir günlük yaşamına odaklanan Liv, yenilikçi etkiler taşıması sebebiyle Norveç sinemasında bir dönüm noktası sayılır. Yönetmen Pål Løkkeberg’in o zamanki eşi, manken Vibeke Løkkeberg başroldedir. Kendisine kişisel alan yaratma amacındaki bir kadın ile toplumdaki baskın erk figürleri perdeye yansıtılmış ve dönemin baskıcı toplumu eleştirilmiştir.

Elling ( 2001 ) / Peter Næss

“Norveç yapımı film” dendiğinde ya da “Elling” dendiğinde hemen herkesin bildiği bir film. Elling, abartı bulunamayacak kadar sıradan; hakkı yenemeyecek kadar da özgün ve sade anlatımlı bir film oluşuyla listenin olmazsa olmaz yapımı. Psikiyatri kliniğinde tanışan Elling ve Kjell’in topluma döndürülme sürecinde, Norveç hükümeti tarafından yerleştirildikleri evdeki hayatları ve sosyal yaşamlarına konuk oluyoruz. Karakterleri zıt bu ikili arasındaki samimi, komik ve sahici dostluğu bayılarak izliyoruz.

Insomnia ( 1997 ) / Erik Skjoldbjærg

Norveç’te işlenen bir cinayeti çözmek için İsveç’ten gelen ünlü dedektif Engström, beklenmedik bir hata sonucu yakalandığı insomnia rahatsızlığı nedeniyle, çözmek için geldiği davada git gide kontrolü kaybetmesi üzerine zor günler geçirir. Psikolojik gerilim türündeki Insomnia’da, oyunculuğunu seyretmeyi pek bir sevdiğimiz Stellan Skarsgård’ı dedektif Engström rolünde izliyoruz.

Mot Naturen ( Out Of Nature -2014 ) / Ole Giæver, Marte Vold

“Doğada Tek Başına”, sıkıcı bir iş gününün sonrasında, çantasını toplayıp doğa ile iç içe bir yolculuğa çıkmaya karar veren Martin’in hikayesine odaklanıyor. Ole Giæver’in yazdığı, yönettiği ve başrolünü üstlendiği film, orta yaş krizinin eşiğindeki bir bireyin garip, komik fakat özgün içsel yolculuğunu seyirci ile buluşturuyor.

Mannen som Elsket Yngve (The Man Who Loved Yngve, Yngve’yi Seven Adam – 2008 ) / Stian Kristiansen

80’li yılların sonundayız. Berlin duvarı yıkılmış ve bir grup Norveçli genç, yapacakları müzikle dünyayı sallamak hayalinde. Güzel bir sevgili ve eğlenceli arkadaşlara sahip olan Jarle’nin hayatı ise sınıflarına Yngve’nin gelişi ile birlikte değişmek üzeredir. Tore Renberg’in “I Love Them All” kitabindan uyarlanan Yngve’yi Seven Adam, The Cure, REM, Japan, The Jesus and Stone Roses, Mary Chain ve Joy Division gibi dönemin ünlü gruplarının müzikleri eşliğinde, büyümeyi konu alan eğlenceli bir komedi olduğu kadar; sancılı bir aşkın melankolisine de davet ediyor bizleri.

Som Du Ser Meg ( I Belong – 2012 ) / Dag Johan Haugerud

İnsanların hiç rol yapmadığı ve kafalarındaki her türlü eleştiriyi ifade etmekten çekinmediklerini düşünün. Bu neye benzerdi diye merak ediyorsanız, insanların içlerinde gizli kalmış ve söyleyemedikleri şeylerin konuşulduğu bir ortamda geçen bu Norveç yapımı filme göz atın.

Flåklypa Grand Prix ( The Pinchcliffe Grand Prix – 1975) / Ivo Caprino

Norveçli yazar Kjell Aukrust’un bir dizi kitap ve çizgi filmine dayanan Pinchcliffe Grand Prix, kaç yaşında olursanız olun büyüleyici. Bir tepe köyünde, nevi şahsına münhasır dostları ile birlikte yaşayan mütevazı bisiklet tamircisi Reodor Felgen, aynı zamanda bir yarış arabası tasarımcısıdır. Bir gün dostları ile televizyon izlerken, eski çırağının bir tasarımı çaldığını ve bu tasarım arabayla yarışlarda sürekli birinci geldiğini görür. O bu durumu her ne kadar önemsiz bulsa da, dostları onunla aynı fikirde olmayacaktır. Çekimleri üç buçuk yıl süren, stopmotion tekniği ile keyifli bir seyir sunan bu naif film elbette listede.

Salmer fra kjøkkenet (Kitchen Stories – 2003) / Bent Hamer

2. Dünya Savaşının ardından, bir aratırma şirketi, Norveç’in bazı kırsal bölgelerine görevliler göndererek bekar erkeklerin mutfak alışkanlıklarını gözlemlemek üzere bir araştırma başlatır. Görevli bilim adamı Folke, ufak çiftliğinde tek başına yaşayan yaşlı Isak’ı gözlemlemek üzere onun mutfağına yerleşir. Kurallara göre gözlemci ile denek arasında hiç bir diyalog olmamalıdır. Isak zamanla, sürekli kendini gözetleyen birinin varlığından sıkılmış olsa da, sessiz bir rutinin içinde aynı çatıyı paylaşan bu iki insanın arasında hoş bir diyalog gelişmeye başlar.

Kunsten a Tenke Negativt ( The Art of Negative Thinking – 2006 ) / Bård Breien

Geçirdiği kazadan sonra tekerlekli sandalye ile yaşamına devam eden ve umutsuzluğunu çevresindekilere hissettirmekten hiç çekinmeyen Geirr’e karşı; Ulusal Sağlık psikoloğu Tori, bir grup sakat insana olumlu düşünmeyi ve çözüme odaklanmayı öğretiyor. Geirr’ın bu “karşı” grupla yirmi dört saat süren mücadelesinin anlatıldığı filmde, Yönetmen Bård Breien, cesur bir dille sakatlara gösterilen siyasi doğrucu tavır ile gerçeğin, acının ve olanı kabullenmenin birleşimini ustaca ortaya koyuyor. Belki de 2006’nın en iyi kara komedisi.

En ganske snill mann ( A Somewhat Gentle Man – 2010) / Eric Poppe

Olabildiğince absürd, olabildiğince eğlenceli ve olabildiğince soğuk. Cinayet suçuyla 12 yıl hapis yatan Ulrik (Stellan Skarsgård), çıktığında kaldığı yerden devam edebilecek midir, yoksa kapanmamış hesaplar mı vardır? Sıradan bir dinamiği olmayan ve bol ödüllü bu Norveç yapımı kendini seyrettiriyor.

Bonus:

Eventyrland (It’s Only Make Believe – 2013) / Arild Ostin Ommundsen

Dram türündeki filmde, cinayet suçundan hapse giren bir kadının, serbest bırakıldıktan sonra küçük kızıyla birlikte yaşama tutunma hikayesi anlatılıyor. En iyi görüntü dalında Amanda ödülünü sahibi bu Norveç yapımını göz ardı etmiyoruz.

Kaynakça:
*Bugüne kadar Türkiye’de yazılmış ve yayınlanmış en kapsamlı sinema kitabı olarak bilinen başvuru kitabı “Rekin Teksoy’un Sinema Tarihi 1. Cilt” ve “Rekin Teksoy’un Sinema Tarihi 2. Cilt” kitaplarında yer alan erken dönem, savaş sonrası ve yakın dönem Norveç sineması üzerine yazılmış altın değerinde bilgiler aslına sadık kalınarak derleme yapılmıştır.
*tr.wikipedia.org
*www.wikipedia.org/
*https://filmfestivalen.no/en/
*Women Film Directors: An International Bio-critical Dictionary – Gwendolyn Audrey Foster
*http://www.nordicwomeninfilm.com

BİR CEVAP BIRAK

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen adınızı yazın