Çin Folklorunun Felsefesini Canlandırmak: Big Fish & Begonia

Yazan: H.P. Çılgın

Önsöz

Çinli yönetmenler Liang Xuan ve Zhang Chun’un ortak olarak yazıp yönettiği ilk uzun metraj filmleri olan 2016 çıkışlı “Big Fish & Begonia” adlı animasyon film, Çin animasyonu için önemli bir eser.

Film, 16 yaşındaki Chun’un hikayesini anlatır. Denizlerin altında kendisine ait gökleri olan bir dünyada yaşayan ve doğa üzerine özel güçleri olan Chun; kendi dünyasının dışına uçup insanların dünyasını görmek ister ve bunu doğum gününde bir yunusa dönüşmesiyle başarır. Yunus olup insanların dünyasını keşfetmeye çıkan Chun neredeyse bir girdaba kapılıp ölecekken genç bir erkek tarafından kurtarılır ama bu olay gencin ölümüne sebep olur. Gencin fedakarlığı karşısında duygulanan Chun, hızla kendi dünyasına geri döner ve çocuğu tekrar diriltmek için her şeyi yapmaya karar verir.

Klasik Çin Felsefesine Hızlı bir Giriş

Filmin en büyük ve önemli karakteri aslında Chun değil, Çin felsefesi. Bu felsefenin ögelerini genel olarak diğer Uzakdoğu ülkelerinin kültürlerinde görmek mümkün olduğundan özellikle daha kültürel içerik ağırlıklı Japon animelerine aşina olan izleyiciler için bu kısımda büyük sürprizler yok.

Filmin hikayesinde bariz olan tek bir kötü karakter yani antagonist yok. İyilik ve kötülük kavramları dahi oldukça muallakta ve izleyiciye taraf seçtirme gibi bir durum yok. Bu başta genel izleyiciler için garip olabilir, fakat aslında Uzakdoğu eserlerinde sık sık görülebilen bir anlatım biçimi. Bu biçimin en ileri hali olan kişoutenketsu usulü anlatımı daha detaylı öğrenmek için o tür anlatımı kullanan “Yokohama Shopping Log” adlı Japon animesini incelediğim önceki yazıma bakabilirsiniz.

Chun’un film boyunca süren yolculuğunu aslında iki kavram ile özetlemek mümkün: yaşam ve ölüm. Felsefi ilerleyen filmin en başından itibaren Çin folklorunun ölüm sonrası üzerine düşüncelerini görmek mümkün. Hayat daima bir akış halinde ilerlemekte. Filmde ölen karakterleri, başka bir canlıya reenkarne olmuş şekilde tekrar görebiliyoruz. Yine filmin en başlarında Chun’un kendi dünyasını terk edip insanların dünyasına gelmek için bir yunusa dönüşmesi de bu inanışın daha fantastik bir yorumu olarak incelenebilir.  

Filmde özellikle Chun’un yaşadığı evrende dini etkinlikler ve karakterlerin inanışları üzerinden bir diğer önemli ögeye geçmek mümkün. Bir Japon dini olan Şintoizm’de de görülen tanrının doğanın her yerinde olduğu inanışı, bu filmde de önemli bir faktör. Bunu özellikle Chun ve annesinin özel güçlerinin gösterildiği sekanslarda görmek mümkün.

Karakter Tasarımı ve Elementler 101

Big Fish & Begonia filmindeki folklorik ögeler sadece genel hikâyede ve mekanda sınırlı değil, aynı zamanda karakterlerin görsel tasarımları üzerinde de belirleyici bir unsur. Bunu karakterlerin isimleri ve renk paletleri üzerinden hızlıca örneklendireceğim.

Ana karakterin adı olan Chun, aslında bir kelime oyunu içeriyor. Karakterin isminin yazılışı Çincede “kamelya çiçeği” anlamına gelen kelimeyle gösteriliyor. Bu kelime aynı zamanda “ilkbahar” anlamına gelen kelime ile eş sesli. Bu sebeple Chun karakteri baharı ve yaşamı simgeliyor. Chun’un arkadaşı olan Qiu’nun ismi de Çincede “sonbahar” kelimesiyle eş sesli ve ölüm kavramını betimliyor. Buna örnek olarak Chun’un özel gücünü kullanıp çiçeklerin açıp büyümesini sağlaması ve buna karşılık Qiu’nun özel gücü ile bitkileri yaşlandırıp meyve vermesini ve ardından yapraklarını dökmesine sebep olmasını gösterebiliriz.  

Big Fish & Begonia

Karakterlerin renk paletinde de Çin felsefesinin etkisini görmek mümkün. Bunun için önce Wuxing konseptini öğrenmemiz gerekiyor. Klasik Çin düşüncesinde dünyayı açıklamak için beş ana öge bulunur. Bunlar sırasıyla ateş, su, tahta, metal ve altındır. Bunlar beş temel element olarak da incelenebileceği gibi feng shui’den klasik Çin tıbbına kadar Çin kültürünün her yerinde öne çıkabilmekte. Bu beş element aynı zamanda belli renk ve mevsimlerle de temsil edilir. Altın, sonbahar ve beyaz renkle bağdaşır. Tahta ise ilkbahar ve yeşil ile. Buna karşın yaz mevsimi kırmızı ve ateş ile beraberdir. Belli renkler ile bu elementlerin karakterler üzerinde tasvirlerine örnek olarak sonbaharı temsil eden Qiu’nun beyaz saçlı olması gösterilebilir. Buna ek olarak özellikle ikincil karakterlerde bu laytmotif daha güçlüdür. Yaz mevsimini temsil eden Zhurong’un saçı ve kıyafeti kırmızı renktedir ve saç modeli de bir kıvılcım gibi uçuşur.

Esinlenmek mi (Ç)almak mı?

Genel anime kültürüne sahip bir izleyici, fBig Fish & Begonia filmine başladığı gibi yoğun bir Studio Ghibli filmi etkisi hissedecektir. Özellikle evrenin kurulduğu ve izleyiciye gösterildiği filmin ilk yarısı boyunca görsel hikâye anlatımı Miyazaki’nin usulüne çok benzemekte. Bu ilk yarıda hikâyenin gidişatı da “Spirited Away” ve “Ponyo” filmlerinin bir karışımını andırıyor. Filmin ikinci yarısında olaylar git gide karıştığındaysa akıllara Japon yönetmen Mamoru Oşii’nin 1985 çıkışlı animasyon sanat filmi “Angel’s Egg” geliyor. Filmin hikayesinin ve esinlendiği Çin folklorunun orijinalliğine rağmen izleyicinin karşısına gelen filmde bunu yeterince hissettirememesi oldukça üzücü ve Çin animasyon sinemasının potansiyelini açığa çıkarmakta başarısız kalıyor. 

Big Fish & Begonia

Sonsöz

Teknik açıdan bakıldığında Big Fish & Begonia filminin eksiklikleri ne yazık ki seyir keyfini sık sık etkileyebiliyor ve yönetmenlerin ilk filmi olduğunu oldukça yoğun bir şekilde hissettiriyor. Filmin birinci perdesinde hikâye evrenini ve karakterlerini öğrenirken işler karışabiliyor. Amatör kurgu da cabası. Filmin ikinci yarısı karakter ve olay gelişimi açısından zayıf ve katarsis anı da eksik.  Tüm bunlara rağmen, bazı amatör 3D sahne entegrasyonlarını saymazsak, görsel açıdan izleyiciyi film süresinde tutabiliyor. Özellikle filmin ilk yarısı boyunca gördüğümüz evren tasarımları ve karakterlerin tasarımları oldukça etkileyici.

Big Fish & Begonia

Açıkçası filmin herkese, yani genel bir izleyici kitlesine, hitap etmeyeceğini düşünüyorum ki internette film üzerine yazılmış birçok eleştiri yazısından da bunu anlamak mümkün. Bu filmin öylesine eğlencesine izlenmek yerine daha ciddi bir tavırla izlenmesi gerektiği fikrindeyim. Örneğin sinema öğrencileri filmin birçok eksiğini inceleyebilir; resim ve diğer görsel sanatlar öğrencileri karakter ve mekân çalışmaları için filmi referans alabilir; kültür çalışmaları ile ilgilenenler de filmin teknik kısımlarını atlayıp hikâyenin anlatmaya çalıştığı folklor ögelerinin tasvirlerini not alabilir veya daha da spesifik olarak Çin dili ve edebiyatı ile ilgilenenler karakterlerin repliklerindeki klasik Çin edebiyatından esintiler taşıyan sözleri çalışabilir. Özetle filmi herkese değil, belli bir amaç ile filmi delik deşik edecek izleyicilere öneriyorum.

Bunlar da ilginizi çekebilir

Yorum Bırakın