Chabrol Tarzı Burjuvazi Eleştirisi: Ezber Bozan Müfettiş Lavardin

Yazan: Rima Konya

Fransız Yeni Dalgası’nın kurucu yönetmenlerinden Claude Chabrol’ün; Jean-Luc Godard, François Truffaut, Éric Rohmer ve Jacques Rivette ile tanışıklığı “Cahiers du cinéma” dergisine dayanır. Bu ünlü sinema dergisinde değerlendirme yazıları yazdığı dönemin akabinde ilham perisi Alfred Hitchcock’la tanışma fırsatı yakalayan Chabrol, daha ilk filmi Le Beau Serge ile büyük bir çıkış yapacak ve 50 yılı aşkın yönetmenlik kariyerini daha da büyük başarılarla dolduracaktır. Bu yazımızda sinema tarihinin en karizmatik karakterlerinden Inspecteur Jean Lavardin’i yaratan usta yönetmenin hayatından, sinemasından ve iki filmlik serisinden bahsettik.

Claude CHABROL with François TRUFFAUT ve Jean COCTEAU ile birlikte.

Claude Henri Jean Chabrol 1930 yılında Paris’te doğdu ve şehrin 400 km güneyinde yer alan Sardent köyünde büyüdü. Küçük yaşlardan itibaren gerilim filmlerine ve dedektiflik hikayelerine ilgi duyan usta yönetmen, köyündeki 12-14 yaş arası çocukların katılabileceği bir film kulübü dahi kurmuştur. Babası ve büyükbabası gibi eczacı olması beklenen Chabrol, farmakoloji dersleri almak üzere kaydolduğu Sorbonne Üniversitesi’nden edebiyat dersleri de alarak mezun oldu. Paris’te geçen öğrencilik yıllarında şehrin cezbedici sinema kültüründen etkilendi; Cinémathèque Française ve Ciné-Club du Quartier Latin etrafında gelişen sosyal çevresi onu Cahiers du cinéma ve sonrasındaki yönetmenlik kariyerine kadar taşıdı. Cahiers du cinéma ile aynı dönemde Arts dergisinde de görev alan Chabrol burada dedektiflik filmlerinin evrimi üzerine yazılar yazmıştır. 1956-1958 yılları arasında Rivette ve Rohmer’ın kısa filmlerinin finanse edilmesine destek verdi. Diğer Yeni Dalga yönetmenlerinden farklı olarak kariyerinin başlarında yönetmen asistanlığı yapmamış ya da kısa filmler çekerek sektörde yer edinmeye çalışmamıştır. Sessiz sinema yıllarına öykünen Chabrol’ün örnek aldığı yönetmenler arasında F. W. Murnau ve Fritz Lang yer almaktadır. 1954 yılında Truffaut ile hayranı olduğu bir diğer yönetmen Hitchcock’la röpartaj yapma şansı yakalayan Chabrol, 1957 yılında da Rohmer ile beraber yine Hitchcock’un ‘The Wrong Man’ filmi üzerine bir çalışma yayınlar. 1958’de vizyona giren ilk filmi Le Beau Serge’den itibaren neredeyse her yıl yeni bir filmini vizyonda görmüş olduğumuz usta yönetmenin kariyerinde suç ve polisiye filmlerinin ayrı bir yeri vardır.

Claude CHABROL

Filmlerinde sıklıkla Fransız burjuvazisinin iki yüzlülüğünü ve kokuşmuşluğunu vurgulayan Chabrol, bu tavrını suç temalı filmlerinde de sürdürmüştür. Kendisine ‘Fransız Hitchcock’ namını kazandıran zekice kurgulanmış, gidişatı ve finali tahmin edilemez yapıtları seyirciyi cömertçe karanlık atmosferine davet ederken, keyifli Fransız yaşam tarzından kesitler sunmayı da ihmal etmez. Karakterlerimiz kaliteli şarapların eşlik ettiği uzun akşam yemeklerini yerken planlar yapar ya da en sevdikleri viskilerini yudumlarken dedektiflere bilgi verirler. Chabrol tarzı kriminal filmlerin bir başka özelliği de suç kavramına olan bakış açısıdır: ona göre suç karakterleri bir arada tutan bir olgudur. Filmlerinde genellikle sıradan insanların işleyebileceği sıradan cinayetlere yer verir. Usta yönetmen suçlunun kim olduğundan çok, suç karşısında hissedilenler ile ilgilenir; karakterlerinin olay karşısındaki kayıtsızlığını, suçu sıradanlaştırmalarını ve hatta bazı durumlarda taraflı kararlar vermelerini işler. Her durumda adaletin sağlanmasını kendisine kural edinmez; burjuva sınıfından biri suçtaki küçük bir katkısı için ağır şekilde cezalandırabilirken, daha alt sınıftan birinin suçu örtbas edebilir. 1985 yapımı Cop au vin ve 1986 yapımı Inspecteur Lavardin, Chabrol tarzı suç filmlerinin iki başarılı örneğidir; Müfettiş Lavardin’in iki filmde de cinayet vakalarına olan yaklaşımı ve olayları sonuçlandırması alışılagelmiş polisiye filmlerinden oldukça uzaktır.

Cop au vin (Poulet au vinaigre)

Michel Bouquet, Jean Poiret

Filmin orijinal ismi olan ‘Poulet au vinaigre’ aslında bir tür kelime oyunudur: Sirkeli tavuk anlamına gelmesinin yanında ‘poulet’ polis için kullanılan argo bir kavramdır. Filmlerinde sıklıkla Fransız polisini eleştiren ve alaya alan Chabrol bu seride de Lavardin dışındaki adalet sağlayıcıları beceriksiz göstermekten çekinmemiştir. Fransa’nın küçük bir kasabasında geçen ilk filmin baş kahramanı olan Louis, postaneden kalan vaktini fiziksel ve psikolojik problemleri olan annesine bakmakla geçirmektedir. Anne oğulun beraber yaşadıkları büyük ve gösterişli evi satın almayı kafaya koyan avukat Lavosier, doktor Morasseau ve kasap Filiol üçlüsü; sonu gelmez tehditleri ile hayatı bu ikiliye zehir eder. Yapılan eziyete dayanamayan Louis, sonunda Filiol’ün ölümü ile sonuçlanacak bir kaza kurgular. Filiol’ün ölümü ve akabinde artan kayıp vakalarının ardından olayları çözmesi için Lavardin görevlendirilir ve hızlıca kasabaya gelir. Kıvrak zekâsı ve üstün analiz yeteneği ile kasabada oynanan karanlık oyunlara ışık tutan Lavardin; vazgeçemediği kahvaltı alışkanlıkları ve kararmış kalplere korku salan karizmatik duruşuyla en sevilen dedektif karakterlerinden biri haline gelmiştir.

Inspecteur Lavardin

Yönetmenin bir yıl sonra vizyona giren devam filmi ilk filmden farklı olarak cinayeti değil, Lavardin’i öne çıkarmayı amaçlamış. Kasabaya gelen bir tiyatro oyununu sakıncalı bularak yasaklayan Raoul Mons, olayın hemen akabinde sırtında ‘domuz’ yazılı şekilde ölü bulunur. Cinayetin aydınlatılması için kasabada görevlendirilen Lavardin, kurbanın ailesini ziyaret ettiğinde pek de yas havasında olmadıklarını gözlemler; üstelik kendisinin de bazı aile üyeleri ile çok öncelere dayanan bağları vardır. Araştırmasını yürütürken korkusuz ve cüretkar tarzından vazgeçmeyen kahramanımız, olayların çözümlenmesiyle de Chabrol tarzı dedektifliğini konuşturuyor: adaleti kendi yargılarına göre sağlıyor. Günümüz kriminal teknolojileri olmadan vakaların çözülemeye çalışıldığı, insan psikolojisinin ve detayların daha da dikkatli irdelendiği nostaljik polisiyelere ilgi duyanların kaçırmaması gereken yapımlar Cop au vin ve Inspecteur Lavardin. Bu iki filmlerden hoşlananlar için, yönetmenin Fransa televizyonu için çektiği dört bölümlük ‘’Les Dossiers de l’inspecteur Lavardin’’ dizisini de tavsiye ederiz.

Bunlar da ilginizi çekebilir

Yorum Bırakın