Toplumsal Bellekten Bireysel Belleğe | Hiroshima Mon Amour Film Eleştirisi

Yazan: Alper Doğan Bahadır

Yapım yılı 1959 olan “Hiroşima Sevgilim” filminin yönetmenliğini Fransız Yeni Dalgası akımının en önde gelen yönetmenlerinden biri olan Alain Resnais yapmıştır. Resnais, sinemaya birçok Fransız Yeni Dalgası yönetmeninden önce başlamıştır. Resnais, “Institut des hautes études cinématographiques” üniversitesinin kurgu bölümünden mezun olmuştur. Bunu belirtmemin nedeni ise kurgunun Resnais sineması için çok önemli yer tutması ve sinemasal biçimi üzerinde olan etkisidir. Resnais, sinemaya bellek olgusunu kurguyu kullanış biçimi ile sokmuştur. Hatırlamanın ve unutmanın büyük etkisine, belleğin toplumlar ve bireyler üzerindeki etkilerini öne çıkardığı “Hiroşima Sevgilim” filmi ayrıca Yeni Romancılardan etkilenmiştir.

Yeni Romancılar, klasik romanın anlatım tekniğini yadsıyarak yeni bir anlatım biçimi oluşturmaya çalışır. Nesneler ve durumlar aracılığıyla kişinin içinde bulunduğu durumun anlatılması söz konusudur. Yeni Roman aynı zamanda klasik romanların zaman kullanımını terk eder. Bu akımın romanlarında geçmiş ve şimdi, bellek ve hatırlama vasıtasıyla iç içe geçer. Anlatımın sürekliliği nesneler aracılığı ile sağlanır. Alain Resnais, Yeni Roman anlayışının fikirlerden hareketle, “entrika”yı terk ederek, daha araçsız, daha dolaysız bir dünya kurmaya, karakterlerin durumlarını ve çevrelerindeki dünyayı nesneler aracılığı ile göstermeye çalışır. Bunu yaparken kurguyu kullanır.

Resnais, sinema ile romanı bir araya getirip kurgu ile iç içe geçirerek yeni bir biçim oluşturmuştur. Bu biçimi ise bellek olgusu ve zaman olgusu ile desteklemiştir. Bellek olgusuna değinirken bireysellikten yola çıkmış ve birey üzerinden toplamsal konulara değinmiştir. Fransız Yeni Dalgası’nın en önemli filmlerinden kabul edilen “Hiroşima Sevgilim” bellek, zaman ve bireysel yıkımlardan yola çıkarak toplumsal yıkımları gösteren en önemli Resnais filmidir.

Hatırlamak ve unutmak bireyin günlük yaşamı içerisindeki olağan bir davranışıdır. Unutmak ve hatırlamak zihinsel bir süreç olsa da bu davranışı etkileyen en önemli nokta dışarıda olan olaylar, süreçler ve olgulardır. Hatırlama eylemi, çevre ve birey faktörlüdür. Birey, çevresindeki göstergeler ve toplumsal kodlar aracılığıyla hatırlar. Hatırlanan anılar toplumsal olsa da hatırlamak bireyseldir. “Hiroşima Sevgilim” filmi, Japonya’ya II. Dünya Savaş’ında atılan atom bombasına bir gönderme ile başlar; birbirine sarılmış iki çıplak bedenin üzerinde küller vardır. Kadın ve erkeğin bedenleri atom bombası atılan Hiroşima şehrinin atom bombası atıldıktan sonraki hali gibidir.

Alain Resnais “Hiroşima Sevgilim”de belleğe yaklaşımı ilk olarak toplumsal olan ile yapar. Filmin başlangıç sekansında İkinci Dünya Savaşı sırasında atom bombasına maruz kalmış Hiroşima şehrinin görüntüleri karşımıza çıkar bu görüntülerin yanında felakette ölen ve yaralanan insanların görüntüleri de yer almaktadır. Bu sekans tamamı ile toplumsal bellek üzerine kurulmuştur. Hatırlamak eylemi bireysel olsa da bu sekans içerisinde gösterilen ve hatırlanan olgular toplumsal belleğe ait kodlardır. İkinci Dünya Savaş’ından sonra Hiroşima kentinde birçok müze kurulmuş ve birçok anıt inşa edilmiştir. Japonya halkı geçmişi unutmayı seçmek yerine yaşanılan büyük felaketi tüm gerçekliği ve çıplaklığı ile hatırlamayı seçmiştir. Film içerisinde kullanılan felaketi yaşayan insanlara ait fotoğraflar ve gerçek görüntüler “Hiroşima Sevgilim” filmine belge niteliği katar. Yönetmen Alain Resnais’nin “Hiroşima Sevgilim”den önce çekmiş olduğu filmlerin bir çoğu ise belgesel filmdir.

Başkarakterlerden biri Japon diğeri ise Fransız’dır. Karakterler isimsizdir. Bu yüzden erkek ve kadın olarak belirteceğiz. İki karakterinde İkinci Dünya Savaşı’na dair anıları mevcuttur. Hiroşima’daki felakete erkek direkt olarak tanık olurken kadın dolaylı olarak tanık olmuştur. Şehirdeki müzeleri ve felaketin olduğu toprakları gezerek bu dolaylı yolla tanıklığa sahip olmuştur. Kadın, erkeğe oradaymış, direkt olarak felakete tanık olmuş gibi Hiroşima’da yaşananları anlatır. Fakat erkek, kadına orada olmadığını ve hiçbir şey görmediğini söyler. Kadın bu konuda ısrarcıdır. Israrcı olmasının nedeni ise filmin ilerleyin sahnelerinde ortaya çıkar.

“Senin olduğu gibi benim de hatıralarım var.”

Bu replik kadın karaktere aittir. Filmin başlarında kadın sadece Hiroşima kentindeki felaketten ve bu felakete tanık olduğunu söylerken, erkek kadının hiçbir şey görmediğini söyler ve kadın erkeğe “senin olduğu gibi benim de hatıralarım var” cevabını verir. Bu cevabın ardından kadın karakter çözülmeye başlar. Bu çözülme bellek çevresinde gelişir. Hiroşima kentindeki toplumsal felaket kadının Fransa’nın Nevers kentinde yaşadığı bireysel felaketini hatırlatır. Hiroşima’da yaşanmış olan felaket ile Nevers’de yaşadığı felaket arasında benzerlikler vardır. En büyük benzerlik yok olmanın eşiğine gelme ve yeniden hayata tutunmadır. Erkeğin yatakta yatışı ve bedeninin duruş biçimi kadının Nevers’de ölen Alman ordusu mensubu olan sevgilisinin vurulduktan sonraki duruş biçimi ile aynıdır ve ilk hatırlama eylemi bu şekilde gerçekleşir. Mevcut zamandan geriye dönüş (flashback) yaparak yönetmen bu durumu izleyiciye sunar bu sunuş karakterin zihnini izleyiciye açmaktır.

Bellek yalnızca anlatının içerisine ışık tutmaz, bellek toplumun hafızasıdır. Toplumsal ve bireysel bastırılmışlıklar bu film ile yeniden gün yüzüne çıkmıştır. Film içerisinde karakter nasıl geçmiş ile yüzleşiyorsa, izleyiciyi de aynı şekilde geçmişe götürür. Resnais belleği bir anlatım aracı olarak kullanır. Belliğin işlevi ise içinde bulundukları toplumun geçmişte yaşadığı sancıları tekrar gün yüzüne çıkartmaktır. Resnais bunu doğrudan yapar. Resnais direkt olarak Hiroşima da yaşanan yıkımın görüntülerini kullanır ve merkeze belleği koyar. Belleğin ve fantezinin yalnızca doğrusal bir olay örgüsü için yardımcı unsurlar olmadığı, aynı zamanda anlatının merkezi motifleri olduğu “Hiroşima Sevgilim” filmiyle zihinsel yolculuk temasına büyük ivme kazandırmıştır.

“Görme sanatının öğrenilmesi gerektiğine inanıyorum”

Kadın karaktere ait bir replik üzerinden hatırlamanın ve unutmanın görme eylemi ile olan ve görmenin bellek ile olan ilişkisi üzerinden, filmi incelemeye devam edeceğiz. Her şeyin öncesinde görme vardır. Konuşmayı öğrenmeden önce görürüz. Kadın Hiroşima kentini ve kentteki müzeleri gezmiştir hatta bazı müzeleri birden fazla ziyaret etmiştir. Film içerisinde yönetmen öznel kamera açısı ile hem kenti hem de müzeleri izleyiciye gösteriri. İzleyicinin de kente ait izleri görmesini ve belleğine kaydetmesini ister. Çünkü bu felaketten tüm insanlık sorumludur ve bir daha böyle bir felaketin yaşanmaması için bu görüntülerin belleğimizde yer etmesi gerekliliği izleyene bu biçimde yansıtılmıştır. Görme sanatı öğrenilmelidir çünkü görmenin sonrasında anlamak vardır. Anlamak ise göstergelerin, altında yatanların unutulmamasını sağlar. Film içerisinde bellek, izleyiciyi film dışına atmaktadır. Film normal akışında devam ederken bir anda araya başka bir görüntünün girmesi izleyiciyi filmden uzaklaştırmaktadır. İzleyicinin filme yabancılaştırılmasının nedeni ise bahsetmiş olduğumuz düşünme ve anlama eylemine yönlendirmektedir. Film içerisinde mekanlar, yaşanılanlar ve durumlar üzerinden bellek sorgulaması yapılır. Karakterlerin hatırlamak ve unutmak arasında sıkışmışlığı film boyunca sürer.

“Hatırlamak ve Unutmak”

“Hiroşima Sevgilim”, barış konulu bir filmin çekimleri için Hiroşima’ya gelen oyuncu bir kadın ile Hiroşima’da yaşayan, mimarlık yapan bir erkek arasındaki birkaç güne sığan bir aşk hikayesinin ötesinde bir filmdir. Kadın, 14 yıl aradan sonra 20 yaşındayken yaşadığı büyük aşkını unutmak için her şeyi yapmış olsa da Hiroşima şehrinde belleğinin altına gömdüğü her şey yeniden gün yüzüne çıkmıştır. Kadın Nevers sınırlarından çıktığı günden beri oraya bir daha gitmemiştir. Erkek ile yaşadıkları ve Hiroşima’da yaşananlar kadına Nevers şehrinde yaşadıklarını hatırlatır ve daha önce yaşadığı acılar yeniden gün yüzüne çıkmaya başlar. Kadının acıları gün yüzüne çıkmaya başlarken erkek ise yeni acılar kazanmaktadır ve kadının gitmesini istememektedir. Kadın daha önceki aşkını unuttuğu gibi Hiroşima şehrinde yaşadığı aşkı da unutmak için elinden geleni yapacaktır. Hatırlamak üzerine başlayan film, unutmak üzerine biter.

“Gün gelip de seni unuttuğum zaman”
“Bu hikayeyi de unutmanın acısı olarak hatırlayacağım”
“Görüyorsun ya, seni unutuyorum”
“Görüyorsun ya, seni unutmuşum”
“Nevers, seni unutmuştum”
“Seni burada ve şimdi unutuyorum”
“Ona gelince, Önce gözlerini unutacağım”
“Sonra sesi yavaş yavaş yok olup, o da gidecek”
“Sonra onu bütünüyle unutacağım”
“Seni unutacağım”
“Çoktan unuttum bile!”

Kaynakça
Berger, J. (2013) Görme Biçimleri, İstanbul, Metis Yayınları.
Coşkun, E.(2011) Dünya Sinemasında Akımlar, Ankara, Phoenix Yayınları.
Kolker,R.P.(2010) Değişen Bakış Çağdaş Uluslararası Sinema,Ankara, De ki Yayınları.
Kovacs,A.B.(2010)Modernizmi Seyretmek:Avrupa Sanat Sineması 1950-1980,Ankara,De ki Yayınları.
İlhan, M. Emir. (2018) Kültürel Bellek: Sözlü Kültürden Yazılı Kültüre Hatırlama, Ankara, Doğu Batı Yayınları.

Yorum Yapın

Bunlar da İlginizi Çekebilir