Öğrenmek Üzerine Bir Güzelleme: La Tortue Rouge

rsz_la-tortue-rogue-cover

Öncelikle filmin tamamının diyalogsuz olduğunu belirtmekle başlamak istiyorum. İkincisi ise neden öğrenmek üzerine bir güzelleme olduğunu kendi perspektifimden yansıtmak olacak. Öğrenmek üzerine dedim çünkü filmi izlerken aslında her şeyin sevmeyi öğrenmekle başladığının farkına varıyorsunuz. Oscar ödüllü yönetmen Midhaël Dudok de Wit’in bu filmi baştan sona şaheser desem pek abartmış olmam sanırım. Cannes’da Jüri Özel Ödülü’ne layık görülmesi de bu tezimi destekler nitelikte.

rsz_la-tortue-rogue-6

Issız adaya düşen bir adamın hikayesi olarak izlenebilecek film, aslında içinde bir sürü felsefi soru barındırıyor. Bu noktada filmi nereden okuduğumuz çok önemli bir hal alıyor. Yönetmenin ilk uzun metraj filmi olması ise beni heyecanlandıran bir başka nokta. Çizgiler, maceraperest ruh, müzik ve görselliğin harmonisi bizleri bir buçuk saat boyunca adeta başka bir dünyaya götürüyor. Filmde hiç diyaloğun olmaması ise bizi tamamen duygulara kilitliyor. Sevinç, aşk, üzüntü, mücadele gibi duyguları gerek sahnelerdeki aksiyonlar, gerekse karakterlerin yüzüne yansıyan mimiklerden görebiliyoruz.

Doğanın gizlerini, insanoğluyla buluşmasını ve aslında nasıl güzel bir bütünleşikte olduğunu, fakat her şeyin zamanla nasıl yok olacağını da alttan alttan veriyor film bizlere. Filmin bir yerinde insanın kendinden ve etrafındaki her şeyden kaçma mücadelesi de gözler önüne seriliyor. Ama yazının başında da dediğim gibi, sevmeyi öğrenince hayatı öğrenme isteği artıyor insanın. Yalnızlıktan kaçmanın çare olmadığı ve aslında evet insanın iki kişi olduğunda dünyanın tüm renklerinin yeniden aydınlandığını görüyoruz.

rsz_la-tortue-rouge-5

Son olarak bir dipnot düşmek gerekirse: Film ilk etapta diyaloglu olarak düşünülmüş ama filmi izledikten sonra iyi ki de hiç diyalog yok diyor insan. Filmde gördüğümüz ilkel yaşama dürtüsü bu şekliyle çok daha iyi geçiyor izleyiciye. Hangi taraftan bakarsanız oradan göreceksiniz bu filmi; ister aşk deyin, ister yaşam savaşı, isterseniz de insanın kendinden kaçışı…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir