Adı Soyadı: Ki-duk Kim
Doğum Tarihi: 20 Aralık 1960
Doğum Yeri: Bongwha, Güney Kore

Yönetmen Hakkında:
Kim Ki-duk, Güney Kore Sineması’nın kendine özgü filmleri ile tanınan öncü yönetmenlerindendir. Kuşağındaki yönetmenlerden kendini farklı görüyor, çünkü alt sınıftan bir aileden geldiğini ve sinema eğitimi almadığını vurguluyor. Filmlerinde marjinal, toplumdan dışlanmış karakterlerin yaşadıklarını konu olarak seçiyor. Ülkesi dışında yakaladığı başarıya rağmen, ülkesinde fazla tanınmıyor. Estetik yaklaşımı, anlattığı öyküler, yerel ve uluslararası alanda kabul görme şekli nedeniyle Kim Ki-duk’un kendine ait bir dünyası var.

Kim Ki-duk 1960’ta Gangwon’da doğdu. 9 yaşındayken ailesiyle Seul’e taşındı. Ziraat okuluna gitti. 17 yaşında okulu bıraktı, fabrikada çalışmaya başladı. 20-25 yaşları arasında orduya katıldı. Ardından 2 yıl görme engelliler için bir kilisede çalıştı. (O sıralar rahip olmayı düşünüyormuş.) 1990’da cebindeki bütün parayı kullanarak Paris’e uçak bileti aldı; 2 yıl boyunca sokaklarda tablolarını satarak geçindi. (Kim, hayatında ilk kez sinemaya bu dönemde gitmiş. Kuzuların Sessizliği ve Köprü üstü Aşıkları filmlerinden çok etkilenmiş.)

ki-duk-kim-1

Kore’ye döndükten sonra senaryolar yazmaya başladı. 1993’te A Painter and a Criminal Condemned to Death adlı senaryosu, Senaryo Eğitim Enstitüsü tarafından ödüllendirildi. 1994’te Kore Film Konseyi (KOFIC) ve Kore Sinema Birliği’nin açtığı senaryo yarışmasında üçüncü, 1995’te yine aynı yarışmada birinci oldu. 1996’da ilk filmi Crocodile’i çekti. Film, Seul’deki Han nehri kıyısında yaşayan ve intihar etmeye kalkışan bir kadını kurtaran adamın öyküsünü anlatır. Adam daha sonra kadına tecavüz ediyor, ona kötü davranmaya başlar. İkisi arasında garip bir ilişki gelişir. Kim Ki-duk, gazetecilerle bizzat bağlantı kurup onları filmini izlemeye davet etti, ama çok az ilgi gördü. Ancak yönetmen, Pusan Uluslararası Film Festivali’nde heyecanla karşılandı. Crocodile ve diğer filmleri, bu festivalin Kore Panoraması bölümünde gosterildi. Böylece Kim Ki-duk uluslararası kariyere kavuştu. Bu noktadan itibaren her yıl 1-2 küçük bütçeli film çekti. 1998’de üçüncü filmi Birdcage Inn Karlovy Vary’de gosterildi. Asıl çıkışını, Seom / The Isle adlı filminin 2000 yılında Venedik Film Festivali’nde gösterilmesiyle yaptı. Filmin gösterimi sırasında bir sahne yüzünden İtalyan gazetecilerden biri bayılınca manşetlere çıktı. -bu sahnede karakterler, olta yutarak intihar etmeye çalışır- Film ödül alamadı ama Kim’in şöhreti Avrupa’da iyice yayıldı.

ki-duk-kim-2

Eleştirmenler filmden fazla etkilenmedi, özellikle feminist eleştirmenler onu, ‘sapık’ ‘beş para etmez yönetmen’ olarak adlandırdı. Bu da yönetmenle eleştirmenler arasında süregiden bir düşmanlığa yol açtı. Ki-duk sonunda, yerel eleştirmenlerle bir daha asla röportaj yapmayacağını açıkladı (ama bu sözünü kısa bir süre sonra bozdu). İzleyen yıllarda Venedik, Berlin, Cannes gibi prestijli festivallere davet edildi. İlk gişe filmi Bad Guy oldu. Kim’in Budizm konulu 9. filmi Spring, Summer, Fall, Winter… and Spring ile kariyerinde bir dönüşüm oldu. Toplumdaki marjial kesimlere bakmaya devam etmekle birlikte, eserleri daha ruhani bir hava kazandı. Kim’in daha yumuşak üslubu yabanci izleyecilerin de hoşuna gitti. Spring, Summer, Fall, Winter… and Spring ile 3-Iron filmleri Avrupa ve Kuzey Amerika’da büyük başarı yakaladı, jüri üyelerini de etkiledi. 2004’te Samaritan Girl ile Berlin’de ve Venedik’te 3-Iron filmi ile en iyi yönetmen ödülü aldı.

Filmografi:

Kaynak: Suha Çalkıvık (CNBC-e Dergisi Ekim 2006)