Acının Peşine Düşen Bir Belgesel: The Look Of Silence

rsz_1the-look-of-silence

“Neden hatırlamak isteyeyim, hatırladıklarım kalbime acı vermişse?” dizeleriyle açılan belgesel daha ilk saniyelerde bizi ne büyük gerçeklerle yüzleştireceğinin sinyallerini veriyor. Yönetmenliğini Joshua Oppenheimer’ın yaptığı belgesel, daha önce çekmiş olduğu The Act Of Killing’in devamı. 1960’larda Endonezya’da öldürülen yüz binlerce insanın öyküsüne bu defa kurbanların tarafından şahit oluyoruz. Komünistlerin acımasızca öldürüldüğü olayın peşine kurbanlardan birinin kardeşi, Adi düşüyor.

Filmin bizim için bir diğer önemli tarafı ise dünya üzerinde ve özellikle ülkemizde hala buna benzer olayların yaşanıyor olması. Din propogandasının nasıl güçlü bir etkiye sahip olduğunu ve toplumları ayaklandırabileceğini tüm açıklığıyla gösteren belgesel, her dakikasında kalbimizin biraz daha fazla acımasına sebep oluyor. Bir Oscar adaylığının yanı sıra otuz altı farklı dalda adaylığa ve kırk bir farklı festivalde ödüle sahip belgeselin en çarpıcı noktası ise inancın nasıl sağlam bir duygu olduğu ve insanların ona sarıldıklarında ondan uzaklaşamamalarını kanıtlıyor oluşu. Bir ailenin büyük bir sarsıntı sonrasında kendilerini toparlayamayışları ve gerçekle hem yüzleşip hem de yüzleşmek istemeyişleri ise zaman zaman bizi içine düştüğümüz öfkeden uzaklaştırıp daha duygusal bir alana bırakıyor.

rsz_tlos_glasses

Belgeseli izlerken kendinizi bazı sahnelerde fazlasıyla aciz hissediyorsunuz. Karşınızdaki ekranda duran doğa harikası mekanların ne büyük acılar barındırdığını düşündükçe buna sebep olan insanlardan çok daha fazla utanıyorsunuz. Adi, cesur yürekli bir adam. Abisinin yüz binlerce kişiyle birlikte öldürülüğünü “The Act Of Killing”in çekimleri sırasında öğreniyor ve bu olayın sorumlularıyla yüzleşmeye karar veriyor. Adi’nin gerçeğin peşinde ilerlediği yolculuğuna şahitlik ederken aklınızın bir köşesinde sürekli bunca acıya nasıl katlandığı sorusu dönüp duruyor. Birçok açıdan “aslında gerçek öyle değil” dedirten belgesel, ülkelerin ortak bir sorununa da parmak basıyor: Değiştirilerek aktarılan tarih.

rsz_tlos_questions

Adi’nin kızının yer yer kadraja girdiği sahnelerde ise yüzümüz biraz olsun gülüyor ve hala bir yerlerde umudun olduğuna dair inancımız artıyor. Kan kokusunu her daim burnumuzda hissettiğimiz belgeselde ideolojilerin ne büyük yıkımlara sebep olabileceğini fakat insan olarak yolumuza devam etmek zorunda olduğumuzu bir kez daha hatırlıyoruz. Bir annenin yaktığı ağıt, kitlesel bir kıyımın üzerimizde bırakacağı ağırlık ve inançlar uğruna yapılabilecek her türlü kötülüğün tüm çıplaklığıyla gözlerimizin önüne serildiği belgeselin yapım yılı ise 2014. Acı dolu bir geçmişle yüzleşmeye hazırsanız The Look Of Silence size bunu verecek. Adi bu büyük gerçekle yüzleşti. Sizleri de bu yüzleşmeye davet ediyor ve belgesele tüm kalbini koyuyor. İzlerken bunu çok daha iyi anlayacaksınız.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir